Ekin Arık Özer'in 9 Mayıs 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Gemileri yakmadan, sakin sakin düşüncelerimi anlatmak üzere bu hafta da köşemizde buluştuk. Bir daha oy vermeyeceğim demeden, tespit ve yapıcı eleştiriler yapalım ama sizler de yazı sonunda iç muhasebenizi muhakkak yapın. O zaman başlayalım.

Sayın İmamoğlu’nu, Cumhurbaşkanlığı seçimi yaklaşırken, son dönemeç olarak tabir edilen bu günlerde çokça ve her konuda gündem olmasıyla takip ediyorsunuzdur. “Kim olsun” diye edilen sohbetlerde adı geçenlerden kuşkusuz. Adının geçmesi yeterli gelmemiş olacak ki otobüslerden bayramlaşma safhasına geçilmiş. Eee, olacak o kadar; tokalaşıp tatlı yiyip sıradan bayramlaşacak değil ya... Sonuçta GENÇLİĞİMİZ VAR! Otobüsle şehir şehir gezilecek ve mesajlar verilecek. O zaman her yazımızda yaptığımız gibi, kişilerin yaptıklarını mantık çerçevesine oturtalım. Had aşımı yaparsak şimdiden affola.

Evet, bayramda herkes memleketine gider, bu doğru. Peki bir bayramlaşmayı mitinge çevirmenin mana ve anlamı nedir? Gidersin, ziyaretlerini yaparsın. Halkla kucaklaşır ve gelirsin. Asıl ‘cringe’ olansa bu bayramlaşma için otobüsün, eşlikçi gazetecilerin, gidilecek yerlerin tam olarak organize edilmesi. Aklıma şu soru da gelmiyor değil: Şimdi bu yapılan; bayram bahanesiyle Karadeniz’i konsolide etme çabası mı, yoksa bayramlaşmışken birkaç kelam da ederiz mi? Niyet okumak işimiz değil ama bence bu yapılan ne samimi ne de karşılık buldu. Bir saniyesini bile kaçırmadan her gidilen yeri, her edilen sözü takip ettim. Bir plan dahilinde olduğu o kadar belli ki hep bir yerlere selam çakıldı. Çünkü, biliniyor ki bu sıradan bir bayramlaşma değil, MİTİNG BAYRAMLAŞMASI. İmamoğlu’na gönül verenler ve Parti yöneticilerinin de memnun olduğunu zannetmiyorum. Bu ziyaretlerin Sayın Kılıçdaroğlu’ndan icazet alınarak yapıldığını da düşünmüyorum.

Gelelim diğer bir İmamoğlu hadisesine. Hemşehrilerinizle kucaklaşma durumunu anladık. Pardon ama vız gelip tırıs giden nedir? Mesela, İstanbul Büyükşehir Belediyesi organizasyonlarında sayısız program yapmış Fazıl Say mı vız gelip tırıs gidecek? Gençleri çılgınlar gibi eğlediren Athena Gökan da ‘Ben bu otobüsten inerim’ diyor. Muhalif kimliği ve duyarlılığıyla tanıdığımız Hayko Cepkin vız mı tırıs mı ?

Bir anlığına Sayın İmamoğlu’nu bir siyaset dehası gibi düşünürsek, notunun zayıf olduğu bir dersi size söyleyeyim: Kendi cenahını tanımıyor. Mesela; Fazıl Say, İBB konserlerinden para kazanıyorum, susayım, demez veya Hayko gider başka yerde haykırır. Sayısızca örnek verebilirim. Yani Sayın Başkan, öyle bir cenahtasınız ki vicdan, hak, hürriyet diyerek çuvalların üzerinde yatabilecek dirayette insanlarla aynı saftasınız. En azından kimseyi ayrıştırmadan, öyle olmanız gerekir. Parmak sallama, akıl öğretme ve ben bilirimci DAVANIZ, olduğunuz tarafta hüküm ifade etmiyor. ADAM KAZANDI’yı kendine hala yediremeyen tarafınız, VIZ GELENİ ve TIRIS GİDENİ belirleyecek olan taraftır. Aman DİKKAT!