18.09.2020, 06:44

Ya maske, ya da solunum cihazı…

Geçtiğimiz hafta, İzmir Medya Platformu olarak yeni valimiz Sayın Yavuz Selim Köşger’i ziyaret ettik. Amacımız Sayın valimize hem ‘’Hoşgeldiniz’’ demek, hem de valimizden kentimiz hakkındaki görüşlerini almaktı.

Geçtiğimiz hafta, İzmir Medya Platformu olarak yeni valimiz Sayın Yavuz Selim Köşger’i ziyaret ettik. Amacımız Sayın valimize hem ‘’Hoşgeldiniz’’ demek, hem de valimizden kentimiz hakkındaki görüşlerini almaktı.

Sayın Köşger, sıcak bir şekilde karşıladı.Herkesin zihninde , ‘’Acaba İzmir’i nasıl buldu, İzmir hakkındaki düşünceleri, neler yapmak istediği, kısa ve uzun vadede planları nelerdir ?’’ gibi sorular vardı. Sayın valimiz, ‘’Pazılın parçaları toplandı ama İzmir fotoğrafı tam netleşmedi’’ mesajı verdi.

İnsanlar söylemediği sözlerin efendisi, söylediklerinin esiri olurlar. Bu özellik, yöneticiler, hele kentin zirvesindeki yöneticiler için daha da önem taşır. Gazeteci için de bilgi almak; aldığı bilgilerin toplum yararına olanı kullanıp, insanların zararına olacakları filtrelemek önemli. Verilen sözlere sadık kalmaksa hepsinden önemli.

Biz de gazeteci olarak sayın valimizin az ve öz ifadelerinden , vücut dilinden bir şeyler çıkarmaya çalıştık.

Bir defa sayın valimizin, ‘’Daha araştırıyorum ‘’ demesine rağmen; bize göre, ufak tefek detaylar istisna olsa da, kafasındaki İzmir fotoğrafı tamam. Üç aylık sürede üç yıldan fazla bilgi birikmiş dağarcığında. Kentin eğitiminden ekonomisine, sağlığından turizmine, sosyal yaşamına her bilgiye sahip. İzmir’de hayatın nabzı sayın valimizin avuçlarında atıyor.

Biz iletişimciyiz diyoruz ama,sayın valimiz bizim demek istediklerimizi uyguluyor.İlk bakışta,‘’Bu kent , sizlerin olduğu kadar benim de memleketim. Siz yaşıyorsunuz, ben yaşamınızdan sorumluyum. Her tuğlanın üzerine bir tuğla daha eklemek, insanları huzur içinde yaşatmak isterim. Onun içinde adalet asasını elimden bırakmam. Benim için, boş laflar değil icraat önemlidir. İzmir'i teslim aldığım noktadan , daha da üst seviyelere taşımak benim memleket sevdam'' mesajını algıladık.

Dedim ya, az söylüyor, ama öz söylüyordu.Bu cennet vatanımızın incisi İzmirimiz için öncelikleri vardı. Koronavirüs belasının, ilerlemeye gelişmeye en büyük engel olduğunu biliyordu.Kurtuluşun reçetesinin ‘’maske, mesafe,hijyen’’ olduğunu ifade ederken, sonucu da en etkili biçimde belirtiyordu: ‘’Maskeyi takmazsak , solunum cihazını takmak zorunda kalırız!’’

Bu arada sayın valimizin gazetecilik ve gazeteler hakkında da çok derin bilgilere sahip olduğunun farkına varıyoruz.Yani, herhangi bir medya mensubunun bir sorunu olduğunda, kentin en büyük yöneticisi, konuya yabancı değil.

Ben de kısaca, ‘’Böyle bir vali İzmir için büyük şans’’ diyorum. İcraatını zaman içinde göreceğiz ve umuyorum her icraatından mutlu olacağız.

Başta Medya Platformu Başkanı Sayın Ahmet Kaplan olmak üzere tüm arkadaşlarımız hoşnut ayrıldı kapısından. Hoş geldiniz Sayın Valimiz…

Yorumlar