İklim değişikliği ve kuraklığa karşı alınacak önlemlerin yağmurlarla unutulduğuna dikkat çeken çevreciler, yağmur suyu hasadının söylemde kaldığını ifade ediyor

Fadime KUZU ALTANHAN / YENİGÜN - İklim krizi ve kuraklıkla birlikte büyük kentlerde suyun öneminin anlaşılması yerel yönetimleri ve hükümeti kuraklığa karşı yeni önlemler almaya itiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer'in dirençli kent yaratma vizyonu çerçevesinde imar yönetmeliğini yeniden düzenleyerek iklim krizi ve kuraklıkla mücadelede önemli adımlar atarak, İzmir'de bin metrekarenin üzerindeki büyük parsellerde yağmur suyu hasadı ile 60 bin metrekarenin üzerindeki yapılarda yeşil çatı uygulaması zorunlu kılındı. 2019 yılında hazırlanan yeni yönetmelik, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından onaylanarak Haziran ayında yürürlüğe girdi.

Gözden kaçırmayın

Fiyatları katlandı karları küçüldü Fiyatları katlandı karları küçüldü

yağmur ibrahim - yenigün

"İÇME SUYUNDA TASARRUF"

Dünyayı etkisi altına alan küresel ısınma ve iklim krizinin su kaynaklarının azalmasına neden olduğunu ifade eden İZSU Genel Müdürlüğü Su İsale ve Dağıtım Dairesi Başkanı İbrahim Gürbüz, "Başkanımız Tunç Soyer'in vizyonu doğrultusunda Genel Müdürlüğü'müz ciddi çalışmalar yapıyor. İçme suyu kaynaklarının kısıtlı olması ve kaynakların abonelerimize ulaştırılması için de ciddi maliyetler oluşturılması çok geniş yeşil alanlarda alternatif sulama yöntemlerini zorunlu kıldı. Konuyla ilgili olara ilk çalışmayı Aşık Veysel Rekreasyon Alanı'nda gerçekleştirdik. Çok geniş bir yeşil alana sahip olması nedeniyle buradaki alanların sulamasında ciddi bir su tüketimi oluyordu. Aylık 80 bin metreküp civarında sulama suyu kullanımı olduğu için Havuz İzmir'in çatı suyunu,  buz pateni salonunun tahliye ve çatı sularının, alandaki kullanma sularının ve ayrıca dereden gelen yağmur sularını bir depoda topladık. Topladığımız bu suyla yeşil alanları suluyoruz. Bunun için bin 200 metre uzunluğunda şebeke borusu döşedik. Aylık 80 bin metreküp su demek, günlük 2 bin 700 metreküp suya tekabül eder. Bu pek çok yerleşimin içme suyunu karşılayabilecek bir orandır. İzmir’de çok güzel yeşil alanlar var, bunların sulanması için yağmur suyu hasadını kullanmaya başladığımızda, alternatif sulama kaynakları yarattığımızda içme suyu kaynaklarımızda çok ciddi tasarruf yapacağız. Hem bizim maliyetimiz, hem de sulama maliyeti açısından katkıları olacak" dedi.

"YENİ PROJELER YAPILIYOR"

Projelerin hız kazandığını ifade eden Gürbüz, "Park, rekreasyon ve yaşam alanlarında da yağmur suyunu değerlendirmek amacıyla farklı projeler yapmaya devam ediyoruz. Yağmur Suyu Hasadı'yla ilgili ilk projesini Aşık Veysel Rekreasyon alanında hayata geçiren İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından Güzelbahçe Kahramandere ve Mustafa Kemal mahallelerinde hayata geçirilecek ekolojik parklarda, Buca’da yapımı süren Portakal Vadisi’nde ve Uzundere Kentsel Dönüşüm alanında hem su taşkınlarını önleyecek hem de yağmur suyunun değerlendirilmesini sağlayacak yağmur bahçeleri kuruluyor" dedi.   

yağmur kahraman-yenigün

"KAMU TEŞVİĞİ GEREKİYOR"

Müteahhitler olarak yeşil sertifikalı binaları yapmaktan büyük mutluluk duyacaklarını söyleyen İzmir Müteahhitler Federasyonu Başkanı İsmail Kahraman, "Federasyon olarak yağmur sularının toplanması, aynı şekilde binalarda geriye dönüşüm yapılarak kullanılması ve yağmur sularının değerlendirilmesi gibi konularda açıklamalarımız oldu. İzmirli ve bu ülkenin vatandaşları olarak tabi ki de mutluluk duyarız. Ama bunların teşvik edilmesi gerekiyor. Bina çatılarında elektrik, güneş panelleri gibi konuları ilave edip bina dış cephelerindeki izolasyonu da dâhil edip teşvik edersek çok daha faydalı ve yeşil bina sertifikalı binalar üretmiş oluruz. Burada kamunun teşviği ve desteği lazım. Bizim önerimiz bu tip projeleri yapanlara imar planları, ruhsat harcı veya benzeri konularda belli bir oranda vergi indirim yapılsın. Müteahhitler olarak bizlerin de yeşil sertifikalı binalarda yapma konusunda isteğimiz var" açıklamalarında bulundu.

"SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMALI"

İzmir'deki binaların yüzde 65'inin dönüşüme muhtaç olduğunu belirten Kahraman, "Yeni binaların yapılması gerekiyor. Bayraklı bölgesinde kentsel dönüşüm ve diğer bölgelerde de riskli binaların dönüşümü mutlaka olacaktır. Eğer bunlar doğru planlanıp teşvikle desteklenirse çok daha doğru sonuçlar alırız. Yoksa göstermelik formaliteye uygun bir takım şeyler belki yapılabilir ama önemli olan bunun doğru ve sürdürülebilir olmasıdır. Sektör olarak yağmur suyu hasadı projesini bizde destekliyoruz. Özellikle güneş panellerinin çatı ve otoparklarda kullanılması ve yağmur sularının da arıtılarak tekrardan tesisata verilmesi çok önemli ve üstünde durulması gerekiyor. Şu an sektör durmuş bir noktada tabi bu yenilebilir ve çevreci binaların bu maliyetleri üste çıkaracaktır. Fakat bu maliyet artışı teşvikler ile desteklenebilir. Sadece bin metrekarenin üzerindeki binalarda değil bütün binaların altyapısında buna göre bir hazırlık yapılabilir" ifadelerini kullandı.


Yağmur suyu hasadı nedir?

Küresel iklim krizi nedeniyle yağmur suyundan faydalanmanın giderek önem kazandığı günümüzde yağmur suyu hasadı ile yağmur suyu kullanım için biriktirilir ve depolanır. Yağmur bahçeleri, yağmur sularının herhangi bir işleme tabi tutulmadan doğrudan yönlendirildiği ve üzerinde bitkilerin yetiştiği çok derin olmayan çukur alanlarda oluşturulan bahçelerdir. Yağmur bahçeleri yağmur suyunun akış hızını düşürerek kontrollü akmasını sağlar, toprak kaybını önler, araç yolları, otoparklar ve yürüyüş yolları gibi sert yüzeyli alanlarda istenmeyen su birikintilerini toplayıp yönlendirerek doğaya geri kazandırır, doğal drenajı sağlar ve alana estetik bir görünüm verir. Yağmur suyu hasadı ile tonlarca su tasarrufu sağlanır.