09.07.2017, 07:02

Yaka yaka bitiremediler…

İzmir'in Menderes ilçesinde…

Çanakkale’de…

Mersin'de…

Denizli’de…

Bodrum’da…

Antalya’da yandı da yandı…

Ağaçlarımız, içinde yaşayan canlarımız yandı. Habitat’ımız bozuldu.

*

Türkiye sürekli peş peşe gelen orman yangını haberleriyle sarsılıyor. Her yaz aynı durum yaşanıyor. İzmir'de 800, Çanakkale'de 30, Mersin'de ise 200 hektar orman kül oldu.

İzmir'de 10 kilometrelik alan 2 saat içinde gitti.

Bu büyüklükte bir ormanın gitmesi demek büyük değişim demek.

İzmir, Çanakkale ve Mersin'de 1030 hektar ormanın kül olması demek iklim değişikliği demek.


*

 

Ciğerlerimiz yanıyor ve günlerce bu yangınlar devam ediyor.

Aşırı sıcak hava ve rüzgâr açıklamaları yapılsa da her zaman biliyorum ki yangınların çok büyük kısmı insan kaynaklı.

Gelecek yıl yine aynısı olacak.

Yine aynı.

Orman yangını, yaşama birliği içindeki varlıkları yok etmektir.

Birlik kim, biz kim sorarım size?

 

*

Vatandaşları ormanlık alanlarda daha duyarlı olmaya davet yetmez.

Olmuyorlar işte.

Mangal yaptıktan sonra ateşini düzgün söndürün de demek yetmiyor.

Vız geliyor, tırıs gidiyor.

Bunlar sadece bir kulaktan girip diğerinden çıkan uyarılar.

Kalıcı önlem şart.

*

Ormanda güvenlik tedbiri almadan ateş yakmak tabiri bile yanliş, asla yakılmamalı.
Yakılan ateşi söndürmeden bırakmak tabiri bile yanlış. Özellikle mangal asla izin verilmemeli.

Zaten sönmemiş sigara izmariti ve kibriti yere atmak çok olağan bir şey insanımız için.

Oralarda da mı dikkat edecekler?

Etmezler.

*

Orman içinde veya bitişiğindeki tarlalarda istenmeyen otları veya tarla anızını yakmayın diye defalarca uyarılan köylü mü bilinçli?

‘Cam ve cam kırıklarını ormanda bırakmayın, güneş ışığı camdan yansıyarak otları yakar’ diye boyuna söyleyin. Ormanlık alandan geçerken araçtan şişe fırlatan toplumuz biz.

*

Orman yangınları kundaklama mı?

Dikkatsizlik sonucu mu?

Yoksa alınmayan önlemler nedeniyle mi?

Bilmiyoruz.

Ancak bildiğimiz yanan biziz, biz.

Geleceğimiz, şartlarımız artık anlayın.

*

 

"Yanan orman alanlarının kesinlikle imara, özel mülkiyete ve yapılaşmaya açılması söz konusu olamaz" açıklamaları gelmiş olsa da biliyoruz ki, imara aç bir ülkeyiz biz.

Betona doymayan bir ülkeyiz.

Rant peşinde koşanız.

*

Ancak;

‘Ağaca beşikten mezara kadar muhtacız diyen bizleriz.’

‘Ağaçsız memleket duvaksız geline benzer’ diyen bizleriz. Bunlar bizim atasözlerimiz.

‘Ormanlardan bir dal kesenin, başını keserim’ diyen bizim ecdadımız Fatih Sultan Mehmet’tir.

Şimdi sorarım size;

İmar sevdasından kasti çıkıyorsa bu yangınlar, biz ne zaman ve nasıl değiştik?

Ve bunun hesabını nasıl verecekler?

*

Bu yangınların sabotaj olması da bir, herhangi birinin ihmali veya tedbirsizliği de bir.

Hepsine ağır cezalar uygulanması da yetmiyor artık ülkemde. Çünkü hiçkimse saygılı ve farkında değil.

Artık anlayın.

Kimsenin tabiata zarar verme hakkı yok. Orman yangınları, sadece ormanda bulunan canlı ve cansız her türlü nesnenin yanarak yok olması değil, geleceğimizin de yanması.

Kolay yetişmeyen bir ağaç gittiğinde o betonlar sizi serinletemeyecek bilin.

*

Hadi bunlar akılsızlıktan, bilgisizlikten, cahillikten diye avunalım bir de kastedenler var ya işte asıl tehlike onlar.

Orman içinde veya bitişiğindeki tarla veya otlakları genişletmek isteyenler…

Orman içinde yapılan kanunsuz işlerini gizlemek için yangın çıkaranlar…

İş ve çıkar elde etmek isteyen, imar peşinde olanlar…

Asıl tehlike bunlar.

Asıl tehlike cahil olmayıp da cahil görünenler.

*

Gerçek;

Ne ekersek onu biçen insanoğlu kendi kendini yok eden bir virüs…

Ve orman yangınlarının %94′ü insan kaynaklı, %6’sı doğal afet iken üzülmüş görünmek de neyin nesi?

Gerçekten üzülen farklı bakar.

Faklı bakamayan hiç üzülmemiştir, devam eder sorgusuz hayata.

Adam olmayız vesselam.

 

Dip notlar;

 

Asıl sebep biziz, zarar da bize…

 

Şimdi iyi okuyun yangın sebeplerini.

Orman yangını yanardağ patlamaları, aşırı sıcaklar, yıldırım düşmesi ile olur değil mi? Evet.

Şimdi diğer sebepleri okuyun.

Ormanlık alanda eğlenme amaçlı ateş yakmak, anız yakmak…

Yerleşim yeri açmak amacıyla ormanları bilerek yakmak…

Işığı mercek gibi yansıtacak maddeleri (cam) ormana atmak…

Mangal yakmak amacıyla ateş yakıp söndürmemek…

Sigara izmaritlerini ormanlık alana atmak…

İşte insanoğlu nasıl büyük bir sebeptir görün.

Doğa mı acımasız, biz mi?

Şimdi sonuçlarını inceleyelim.

Yanan orman toprağı kullanılamaz, bitki örtüsü bozulur...

Ormanda yaşayan canlılar yok olur, çeşitlilik azalır.

Hava, su ve toprak kirlenir.

Peki, bu bozulan düzen kimin için?

Bunlardan oluşan zarar kime?

Kendine…

Artık anlayın. Bir bölgede görülen orman yangınının yarattığı olumsuzluklar o ülkeye, bölgeye değil, evimiz yeryüzüne. Bize.

Yok, olan orman sadece, ekonomik ve sosyal sorunlara neden olmaz. Zarar ekosistemedir. Karbon, oksijen dengesi bozulmasından dolayı iklimedir. Biyolojik çeşitliliğedir.

Canlı ve cansız örtünün yok olması demek doğal afetlerin sayısında artma demektir.

Sel demektir, erozyon, hava kirliliği demektir…

Zarar yine bizedir.
İklim sisteminde, sıcaklık, rüzgâr, nem ve yağışta bozulma demektir.

Gelecek kuşakların ormanlarının azalması demektir ki, bir Çin atasözü bunu destekler.

Derler ki; ‘Bir kuşağın diktiği ağacın gölgesinde gelecek kuşaklar serinler.

Serinleyecek ağaç mı kalacak sizlere. Yok.

Risk…

Türkiye’nin orman yangınları konusunda geleceği hazin.

Hatta Yrd. Doç.Dr. Onur Şatır’a göre, 2070-2080 yılları arasında Türkiye’deki orman yangınları sayısının bugüne oranla yüzde 21 artması söz konusu.

Hava sıcaklıklarının ortalama 2 ile 4 derece artacağını da hesaba kattığımızda yağışların azalacağı aşikâr.

O nedenle bu araştırmaya göre 5 havzamız (Van Gölü Havzası, Dicle, Hatay, Seyhan ve Ceyhan ile Doğu Karadeniz havzası ) büyük risk altında.

Çok uyarı, az dinleyen var ama biz yine de söyleyelim.

Lütfen ormanlardan mangal faaliyeti sebebiyle uzak durun. İçip içip cam şişelerinizi atmayın. Sigaralarınızı söndürün.

Anızlarınızı yakmayın.

Şimdi umursamaz olabilir misiniz?

Mutlu kalın…

Fıkra;

Temel ve Dursun bir gün ormana gitmişler. Uykuları gelmiş ve uyumak için uzanmışlar.

Bir ara Dursun Temel'e seslenir.

-Temel, ormanın güzelliğine bak!

Temel:

-Ağaçlardan göremiyyorim ki…

Günün sözü;

Bir ulusun uygarlık düzeyi, üzerinde yaşadığı toprakları ağaçlandırmasıyla ölçüIür.

Franklin Roosevelt…

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@