Doğan Karabulut'un 28 Nisan 2022 tarihli Yenigün Gazetesi'ndeki köşe yazısıdır.

Telefonla, mail ile, sosyal medya mesajlarıyla, laf atma yöntemiyle, bir arkadaşıyla dedikodu yaparak haber gönderme yoluyla... herhangi bir biçimde bana ulaşabilen okuyucuların merak ettikleri şeyler oluyor; bugün onları yazayım dedim...

Birileri Rusya-Ukrayna Savaşı’nda Rusya'yı tuttuğumu söylemiş...

Doğru değil...

Doğrusu şu: ben sizin kadar hiçbir şey anlamadığı halde Ukrayna'yı "tutanlar"dan değilim, Batı medyasının tercümelerini okuya okuya, orada olan bitenlere at gözlüğüyle bakanlardan değilim; Rusya'nın haklı bulduğum tezleri var, o kadar... Ukrayna halkının "harcandığı", her iki taraftan masum insanların katledildiği bu savaş, kanlı bir tezgahtır çünkü...  Sovyetler Birliği döneminde "iki kardeş gibi" omuz omuza yaşayan bu toplumların, emperyalizmin oyunlarıyla nasıl bu hale getirildiğini siz de bir düşünün bakalım, yapabilirseniz?

***

Bazı okuyucularım İzmir'deki yerel yöneticileri (yani belediye başkanlarını) çok "sert" eleştirdiğim kanısında...

Ben sizin aslında bütün yüreğinizle hissedip söyleyemediklerinizi yazıyorum yahu!

İlk yerel seçimlerde bu başkanların sadece birkaç tanesinin kalacağını hepimiz biliyoruz değil mi!

***

Birisi neden son dönemde CHP'yi fazla yazmadığımı soruyor...

Ne yazayım mesela?

*** 

CHP yazınca aklıma geldi; birisi, sora sora benim "küçük" partilere ilgimi sormuş...

Kardeşim siz sadece "büyük" partileri mi "büyük" zannediyorsunuz?

"Büyük" partilerin korkudan ödü koptuğu için koydukları o seçim barajını kaldırıverelim bakalım, görün o zaman sonucu! 

Hodri meydan! Herkes o zaman boyunun gerçek ölçüsünü görüverir; Partiler de partililer de!

***

Daha çok söylenecek şey var ama yanıtlarım özetle bu kadar.

Gelelim dileklere...

Artık arefe gecesinden yastığımızın yanına (ya da sığıyorsa altına!) koyup yattığımız bayramlıklarımız yok, bayram sabahları sevdiklerimizin ellerini öpe öpe, teker teker topladığımız o -harcaya harcaya bitiremediğimiz- çok değerli 25 kuruşlarımız, 2,5 liralarımız yok; o paraları harcamaya doyamadığımız sirk çadırları, tahta dönmedolaplar yok... Ama olsun, arefe geceleri, bayram sabahları hala var... Öpecek ellerimiz (zamanla eksilsiler de) hala var...Biz varız... Hala varız...

Bayram sevincini bütün coşkusuyla yürekten yaşayanlar başta olmak üzere herkese iyi bayramlar diliyorum...

Dahası, hayatınızın her gününün bayram tadında geçmesini dilerim...

İyi bayramlar...