12.04.2021, 08:02

Yarın Ramazan ve ilk orucumuzu tutuyoruz

Değerli okurlarım, İnşallah yarın ilk orucumuzu tutmaya başlayacağız. Ve böylece bir Ramazan Ayına daha kavuşmuş olacağız. Bizleri sıhhat ve afiyet içinde, böylesine af ve mağfiret dolu Ramazan ayı gibi kutsal bir aya tekrar bir kere daha ulaştıran C. Allah’a ne kadar şükretsek, ne kadar hamd ve senada bulunsak yine de azdır.

Sağlıkla ulaştığımız Ramazan'ın ilk orucunu inşallah yarından itibaren tutmaya başlayacağız. Ama teravilerimiz bu akşamdan itibaren başlayacak. Ancak Teravilerimize Sadece evlerimizde kılabileceğiz.Tabi ki Sahura da bu akşamdan itibaren kalkmaya başlayacağız inşallah. Ve böylece de yine Mübarek Ramazan Ayını ve bu mübarek ayın en büyük ibadeti olan oruç ibadetini başlatmış olacağız. Bu vesile ile bütün okuyucularımızın, bütün Müslüman kardeşlerimizin mübarek Ramazan ayını kutluyoruz Ve bu Mübarek ayın hepimize hayırlar getirmesini C.Allah’tan niyaz ediyoruz.

Allah nasip ederse, Ramazan boyu sizlerle beraber olacağız. Ramazan’ın ilk günlerinde elbette ki Ramazan Ayının fazileti,bu ayda tutacağımız orucun bizlere kazandıracağı,orucu kimlerin tutup kimlerin tutmayacağı konularını ele alacağız. İlerleyen günlerimizde de, bu ay nazil olmaya başlayan kitabımız Kuran-i Kerim hakkında bazı bilgileri aktarmaya çalışacağız. Müslümanlar olarak bizlerin, İslâmiyet gibi yüce bir din ile müşerref olmamıza vesile olan sevgili Peygamberimizin çocukluğu, Peygamberlik dönemi ve vefatının yaklaştığı o veda dönemleri ile ilgili konuları ele alacağız Peygamberimizden sonra da, Kuran’da geçen peygamberlerle ilgili konular hakkında bilgi vermeye çalışacağız.

İnceleyeceğimiz, üzerinde duracağımız konuların, Kuran-i Kerime ve Sahih olan Hadislere dayandırılmasına da özenle dikkat edeceğiz. Yani anlatılacak konular ve verilmeye çalışılacak bilgiler, tamamen Kitabımıza ve O’nda geçen Ayetlerle sahih olan Hadis’lere dayanacaktır.

 

ON BİR AYIN SULTANI RAMAZAN VE ÖNEMİ

Bütün Müslümanlarca da kabul edildiği gibi, Ramazan Ayı çok kutsal ve çok mübarek bir aydır. O nedenle de on bir ayın sultanı ismini almıştır. Onun kutsiyeti ve önemi Ayet ve Hadislerle de sabittir. Mümin kişi, Ramazan Ayını, Ayet ve Hadislere bakarak, bir arınma, bir sevinme ve Allah’a daha yakın olabilme ayı olarak görür. Ve Peygamberimizin şu Hadisini de bu görüşünün bir delili sayar: “Ramazan Ayı, Öncesi Rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş olan bir aydır.” (Müslim, Buhari). Mümin kişi Ramazan Ayını, Teravisi ile, sahuru ile, Oruç ibadeti ile bir şenlik bir arınma, bir Allah’a yakın olabilme ayı olarak görür. Bu sebeple de Ramazan Ayını sever ve yaklaştıkça da onun heyecanını duymaya başlar.

 

MÜSLÜMANLAR RAMAZAN AYINA GİRMEDEN HAZIRLIĞINA BAŞLARLAR

Müslümanlar bu Mübarek aya daha girmende hazırlığını başlatırlar. Ve bu aydan alabilecekleri feyzin, bereketin en iyisini alabilmek için sevindirici ve zevkli bir gayretin içinde olurlar. Bu sebeple Ramazan Ayında, bütün Müslümanların, az veya çok, küçük veya büyük ama mutlaka Uhrevi bir hazırlığın içine girdiklerini görürüz.

Daha üç aylar girer girmez bu hazırlığın başladığını biliyoruz. Müslüman kardeşlerimiz, orucu nasıl tutacak, yasak gelmeseydi, teravileri hangi camilerde kılacak, kimlerle cami câmi gezecek, iftarda ne yiyecek, Sahurda neler yapacak bütün bunların ve benzer düşüncelerin planlamasını yapmaya başlarlar. Yiyeceklerini içeceklerini, giyeceklerini o mübarek aya göre düzenler ve tanzim ederler. Daha bir kısa söylersek Ramazan Ayı, Müslüman’ın normal yaşamını, normal çalışma hayatını sürdürdüğü, ama diğer 11 aydan farklı olarak, orucunu tuttuğu, ibadetlerini yaptığı ve her türlü davranışını da Allah’ın emir ve yasaklarına daha çok uydurmaya çalıştığı bir ibadet ayıdır. Onun için on bir ayın sultanı ismi verilmiştir.

Ramazan ayı, bir Müslüman’ın yapacağı en büyük ibadetlerinden birisi olan Oruç ibadetinin yapılacağı, Oruç ibadetinin ifa edileceği, Teravi gibi toplu şenlik havalarının tekrar canlanacağı, bir af ve mağfiret ayıdır.

Derdi; sıkıntısı olanların, dertlerinin giderileceği, Allah’tan isteği olanların isteklerinin kabul edileceği, borçluların deva, hastaların şifa bulacağı, bela ve musibetlerden kurtulma imkânının olacağı bir Mübarek aya kavuşulacak olmasından ileri gelmektedir. C. Allah’ın vaadi budur. Onun için Müslüman, Ramazan ayını iple çeker. Ve her derdine çare ayı olarak görür.

 

RAMAZAN AYININDİĞER AYLARDAN FARKLILIĞI NEREDEN İLERİ GELİYOR?

C.Allah Ramazan Ayını, diğer aylara göre kutsiyet açısından, Allah’ın Rahmetinin, Merhametinin bolluğu açısından çok farklı kılmıştır. Sanki Allah Teâla Ramazan Ayını Müslümanlara büyük bir ihsan ve büyük bir nimet ayı olarak yaratmış ve onlara bu Mübarek Ayı bahşetmiştir. On bir ayın sultanı denilmesi boşuna değildir. Ramazan Ayının yaşantımızda ve dini hayatımızda çok önemli bir yeri olmasından, bu aya bazı önemli özelliklerin, bazı önemli güzelliklerin verilmesinden dolayı bu ay, On bir Ayın Sultanı adını almıştır. Hiçbir ayda olmayan kutsallık bu ayda yaratıldığı için, İnsanlığı kurtuluşa erdirecek olaylar bu ayda tecelli ettirildiği için bu ismi almıştır.

C. Allah tarafından Ramazan Ayına verilen pek çok önemli özellik yanın da şu üç önemli Olayın zuhur etmesi,Ramazan Ayını, İslamiyet’in en kutsal ayı haline galine getirmiştir.Zuhur eden üç önemli olaylar şunlardır.

 

İSLÂMİYET’İN RAMAZAN'DA DOĞMASI FRKLILIĞI DOĞURUR

Peygamberimizin Nur Dağındaki Hıra Mağarasında C. Allah’ı zikre daldığı bir sıra,Allah katından gönderilen Vahiy Meleği Cebrail (as) Peygamberimize gelerek “Ya Muhammet seni yaratan Rabbinin adı ile oku” demesi ile birlikte İslamiyet’in doğuşu başlamıştır. Ancak Peygamberimizden nakledildiğine göre İlk Oku emri geldiğinde Peygamberimiz “Ben okuma bilmem” diyerek okuyamayacağını bildirmiştir.Bunun üzerine Cebrail(as) Peygamberimizi C. Allah’ın emri üzerine kollarının arasına alarak üç kere sıkıp bırakmasından sonra Peygamberimizin,Cebrail(as)’in okuduğu Alak Suresindeki beş Ayeti okumaya başlamıştır.

İslam ulemasının görüşüne göre Peygamberimizin 3 kere sıkılıp bırakılması ile, üzerindeki insana ait bazı engelleyici özelliklerin atılarak peygamberlik özelliğine kavuşturulması sağlanmıştır ki Peygamberimiz de ondan sonra okumaya başlamıştır.

Kısacası. Peygamberimizin İnen Ayetleri okumaya başladığı anda da İslamiyet doğmuştur. Demek ki, Kuran Ramazan Ayında inmeye başlamıştır. Bu durum, Ramazan ayının kutsallığını en yüksek zirveye ulaştıran ve Ramazan Ayı için Allah tarafından verilen şereflerin en büyüğü olmuştur. Onun için diyoruz ki İslamiyet’in doğuş şerefi, sadece Ramazan Ayına ait bir şereftir. Bu durum, Ramazan Ayını 11 ayın sultanı yapmıştır.

 

KUR’AN-İ KERİMİN BU AYDA NAZİL OLMUŞTUR

Kitabımız Kuran, Miladî takvime göre 610 yılında bir Ramazan Ayında ve bir Kadir gecesinde, Peygamberimizin de Hıra mağarasında olduğu bir sırada inmeye başlamıştır. İlk inen Ayet Alak Suresinin beş Ayetidir.

Bilindiği gibi Kuran-i Kerim, olduğu gibi toptan indirilen bir kitap değildir. 23 yılda tamamlanmış olan bir kitaptır. İnen Ayet’lerin hıfzı ve korunması da bu Ayetlerin bir taraftan vahiy katipleri tarafından kaleme alınması, bir taraftan da Ayet ve sureler indikçe onları ezberleyen hafızların yetiştirilmesi ile sağlanmıştır.

Peygamberimizin vefatından sonra Hz. Ebubekir tarafından,teslim alınan Kuran sayfaları, hem uygulamaların nasıl olacağı, Kuran’da ne tavsiyelerin yapıldığı konusunda zaman zaman baş vurmak hem de korumak için muhafaza altına alınmıştır.Bir taraftan da Nasıl çoğaltılabileceği,ne gibi hazırlıklar yapılması gerektiği konuları çözümlenmeye çalışılmıştır.Hz. Ömer zamanında da Çoğaltmak için Gerekli olan malzemeler hazır hale getirilmiş ve Hz. Osman zamanında da Kuran, kitap haline getirilerek çoğaltılmış ve Medine dışındaki şehirlere gönderilmeye başlanmıştır.

 

BİR SEBEP DE PEYGAMBERMİZİN BU AYDA ŞEREFLNDİRİLMİŞ OLMASIDIR

Ramazan Ayını farklı kılan önemli nedenlerden birisi de Sevgili Peygamberimizin bu ayda peygamberlikle şereflendirilmiş olmasıdır. Peygamberimizin Hıra mağarasında Besmele çekerek Alak Suresinin birinci Ayetini okumaya başladığı an,peygamberlikle şereflendirilmiştir. Böylece İslam Dini Peygamberine de kavuşturulmuştur. Tabi ki bu da Ramazan Ayını diğer aylardan farklı kılan, Onun şerefli kılınmasına neden olan önemli sebeplerden birisi olmaktadır.

Hıra mağarasında bu olayı yaşayan Peygamberimiz, o andaki bu büyük olayın ardından bir heyecan geçirdiği için üşüyüp titremeye başlıyor ve mağaradan fırlayarak evin doğru hızlı adımlarla mağaradan uzaklaşmaya çalışıyor... Ancak tam o sırada gökyüzünden Peygamberimize tekrar görünen Cabrail(as) Peygamberimize,“Ya Muhammed! Ben C.Allah’ın görevlendirdiği vahiy meleği Cebrail’im. Sen de Allah’ın son peygamberi ve Resulüsün” tebliğini tekrar bir kere daha yapıyor.

Zaten çok heyecanlı olan ve bir üşüme ve titreme içinde olan Peygamberimiz,Cebrail’in ikinci tebliğinden sonra daha fazla heyecanlanmaya ve titremeye başlıyor.Bu hal üzere evine ulaşan Peygamberimizin eşi Hz. Hatice’den ilk isteği, üzerini sıkıca örtmesi oluyor ve yatıyor.Hz. Hatice validemiz de üzerine batta- niye ve yorganlarla sıkıca örtüyor.Ama daha canı geçmeden kulağına C Allah’ın doğrudan seslendiğini ve şöyle buyurduğunu duyuyor.”Ey örtünüp bürünen peygamber! Kalk ve insanları İslam’a davet et.”Müddessir -1,2)

Bu sesi duyan Peygamberimiz derhal kalkıyor ve durumu, olup biteni eşi Hz. Hatice’ye anlatıyor.Ha- tice validemiz “ Ya Muhammed sana müjdeler olsun C. Allah seni Peygamber olarak görevlendirmiştir. Ne mutlu sana. Allah’ın emrine uy ve Hemen tebliğe başla” diyor ve Kendileri ile beraber kalan Hz. Ali çağrılıyor. Böylece ikinci tebliğ Hz. Ali’ye yapılmış oluyor. Arkasından azatlı köleleri Zeyd’i çağırıyorlar. O da Müslüman oluyor.Yakınlarında kalan Hz. Ebubekir davet ediliyor. Hz. Ebubekir de İslamiyet’i hiç tereddüt etmeden anında kabul ediyor ve bir iki saat içinde Müslümanların sayısı beşe ulaşıyor.

Özetlersek, Ramazan ayı Müslümanların en şerefli, en mübarek ayıdır. Kuran’da geçen tek aydır. Ramazan Ayının kutsallığını sağlayan da, İslamiyet’in bu ayda doğmuş olması, Kuran’ın bu ayda nazil olmaya başlaması, Peygamberimizin bu ayda peygamberlik şerefin ulaşması ve Müslümanların en büyük ibadeti olan Oruç ibadetinin de bu ayda tutulacak olması olaylarıdır. C.Allah bütün okuyucularımıza bu mübarek ayın af ve mağfiretinden hakkı ile nasiplenen kullarından eylesin.

Bütün okuyucularımın ve Müslüman kardeşlerimizin Ramazan Ayını kutluyoruz ve hepimiz için hayırlara vesile olmasını diliyoruz.

 

Yorumlar