30.08.2013, 21:00

Yaşam planı...

Fabrikalarımızda daha az su kullanıyoruz ve daha az atık üretiyoruz. CO2 emisyonunu azaltıyoruz...¶

Çevre zararlarını en aza indiriyoruz...

İş modellerimiz etkileri en az olanından...

Dünya nüfusu orantılı artışta ve bu artış esnasında iklimimiz değişmiyor...

Güzel hayaller değil mi?

Olası mı, olasılık dışı mı?

Bu bir yaşam planı...

Çevre zararlarının yüzde 26'sı kullandığımız hammaddelerden, yüzde 3'ü fabrikalarımızdan, yüzde 2'si nakliyeden, yüzde 1'i atıklardan ve en büyük pay olan yüzde 68 ise tüketici atıklarından kaynaklanıyor...

Kısaca tüketici eğitimi burada büyük önem taşıyor...

Unutmamalıyız ki; dünyamızda nüfus artarken, iklim değişikliği hızlanmakta...

Bir milyar insan aç ve bir milyar insan da aşırı kilolu...

Diğer taraftan her yıl 1 milyondan fazla çocuk ishal nedeniyle ölüyor.

Su kaynaklarımız azaldı.

Eğer dünyamızın kaynaklarını tüketmeden harekete geçmek istiyorsak yaşam planı hazırlamalıyız...

Kamu borçlarını artırmadan 7 milyar insana iyi yaşam koşulları sağlama hedefleri olmalı...

Hem ülkeler, hem de her sektör, ekonomik ve çevresel açıdan dengede olan yeni büyüme modelleri bulmalı.

Bu yaşam planı acilen harekete geçmeli...

Hedefler zorlu...

Ancak değişim zorlu ve sancılıdır...

Ancak bir şeyleri gerçekten değiştirmek istiyorsanız, hedefler de zorlu olmalı...

Yaşam planı içinde en önemli hedef ‘Sürdürülebilir büyüme’...

Ve bu model gelecekte kabul edilebilir tek büyüme modeli olmalı.

Bu plan çerçevesinde dünyamızın çevre sorunları anlatılmalı ve irdelenmeli…

Gelecek bizim... Dünya bizim evimiz...

 

Çöl iklimi ve susuzluk...

 

Küresel iklim değişikliği maalesef ülkemizi daha da çok etkilemeye başladı ve insanlarımız da bu sorunla yaşamaya...

Çöl iklimi geldiğinde onunla yaşamaya mecbur kalacağız...

Çünkü bu sonucu bizler kabullendik...
Ve bir kaçınılmaz sonuç bizi bekliyor ki, o da susuzluk...

Bu nedenle, bilinçli kişiler olarak çam ağaçlarının artması, özellikle güneşe dayanıklı iğne yapraklı çam ağaçlarının artması için dikim yapalım...

Teşvik edelim...

Unutmayalım ki, meyve ağaçları dahil bir çok ağaç susuzluğa karşı iğne yapraklı çam kadar dayanıklı değiller. Yapraklarını döküyor diyerek çam ağacını kesen yeşil düşmanları, susuzluk geldiğinde kaçacak bir eviniz, sulayacak gösterişli çim bahçeniz olmayacak...

Duyurulur...

 

 

Dip not;

Dünya atmosferindeki karbondioksit yoğunluğu 400 ppm’de...

Yani insanlık tarihinin en yüksek noktasına ulaşmış durumda...

Şimdi bu ne demek?

Bu ölçünün 350 ppm’den yüksek olması demek, iklim değişikliği açısından güvenli olan değerin aşılmış olması demek...

Havadaki bu tür karbondioksit yoğunluğu son 800,000 yıldır 300 ppm seviyesini aşmamıştı...

Fosil yakıt kaynaklı karbon salımları ile sanayi devrimi, bizi bu noktaya getirdi...

 

 

 

Fıkra;

Bir gün Temel Fadime'yle kavga etmiş. Fadime de kızarak pılısını pırtısını toplayıp annesinin yanına gitmiş. Temel sonradan her yolu denese de Fadime eve dönmemiş. Bir gün Temel Fadime'yi telefondan aramış.
-Fadime eve gelir misun? Beni affetmen içun sana bir supriz hazirladum. Fadime de inanarak eve dönmüş. Açmış kapıyı, girmiş içeri. Koltuğa oturmuş. 1-2 dakika sonra Temel gelmiş. Fadime:
-Hani daa benum suprizim? Temel:
-Şaka yaptum. Süpriz müpriz yok. Eve dönmen için yapmiştum. Fadime kalkarak:
-Pen cideyrum. Temel gülerek cevap verir:
-Git bakayum nasil cideyisun, kapıyı kitledum:)

 

Günün sözü;

Günün parlak ışığında görebileceğimiz en uzak cisim güneştir, fakat gecenin karanlığında milyonlarca kat uzakta olan yıldızları görürüz. Özel dünyanızın karardığı gelecek seferde bunu hatırlayınız...
(Good Reading Dergisi)

 

 

 

 

 

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@