21.08.2021, 07:00

Yaşamak için bir anlam edinin

Bu hafta siz kitapseverler için iki ayrı konuda hayatınıza yön verecek 2 kitaptan bahsedeceğim.

Sevgili kitap dostları, ilk kitabım alışveriş tutkusuna ket vurmak isteyenler için Cait Flanders tarafından günce şeklinde yazılmış, 'Alışveriş Yapmadığım Yıl' kitabı, ikinci anlatacağım kitap ise kendini bulmak isteyenler için Paulo Coelho’ nun, 'Veronika Ölmek İstiyor' adlı eseri.

En sevdim yazarların başında gelir Paulo Coelho. Güncel olarak kitaplarını takip ettiğim, okumadığım kitabını bırakmadığım, tüm kitaplarını koleksiyon yaptığım tek yazardır. Etkilenmediğim hiç bir kitabı da olmamıştır. Her kitapta farklı konuları işler ama kitapların en özündeki mesaj hep aynıdır. Yazarın tüm kitapları benim için özel olsa da Paulo Coelho’dan ilk kitap olarak, Veronika Ölmek İstiyor kitabını değerlendirmek istedim sizlere.


VERONİKA ÖZ VERONİKA'YI BULDU

 


Veronika hayatının baharında genç ve güzel bir kadındır. İyi bir eğitimi ve iyi bir işi vardır. Fakat bunlar veronikanın mutluluğu için yeterli gelmemiştir. Standart saydığı hayatında sıkışıp kaldığını hissedip, intihar ederek kendini özgür kılmaya karar verir ve intihar eder. Fakat Veronika’nın intihar girişimi başarısız olur, gözlerini açtığında bir akıl hastanesindedir. İntihar için içtiği ilaçların etkisiyle kalbinin durmak üzere olduğunu, yaşamak için sayılı günü kaldığını öğrenir. Geri kalan, sayılı ömrünü akıl hastanesinde geçirmek zorundadır. İşte kitap asıl burada başlar. Veronika akıl hastanesindedir ve burada kural, ceza ve standartlar yoktur. Bu durumu fark ederek, bu güne kadar bastırdığı tüm duyguları dışa vurur. Toplum normlarını yada ailesinin yüklediği sorumlulukları taşımak, birilerin projesi olmak zorunda değildir. Normal davranmaya çalışmak, herkes gibi olmak yerine kendi duygularına göre davranmakta özgürdür. Kızdığında kavga eder, korktuğunda ağlar, sevindiğinde çığlık atar. Veronika, akıl hastanesinde kaplaştırılmış Veronika dışında var olan öz Veronika’yı bulur ve bu öz Veronika'yı iyisi ve kötüyle, tüm özüyle kabul eder. Böylece hayattan ne istediğini anlayan Veronika burada gerçek aşkı bulur. Veronika anlar ki varoluşun her bir dakikası yaşamla, ölümle arasında bir seçimdir. Ve yaşamak kendi rızamızla terk edilemeyecek kadar değerlidir. Yeter ki yaşamak için bir anlam , bir amaç edinebilelim. Bu güzel ve anlam dolu hikayeyi Paula Coelho keleminden okumak isterseniz yada güzel Veronika’nın akıbetini merak ettiyseniz, bu kitap naçizane tavsiyemdir. Daha fazla kitap yorumu için instagram: @benimkitapligim9 sayfasını takip edebiliriniz.


DEĞERLERİNİZİ TEKRAR SORGULAYACAKSINIZ

 


Sizler için değerlendireceğim bir diğer kitap ise 'Alışveriş Yapmadığım Yıl' kitabı. Cait Flanders tarafından yazılmış özelikle benim gibi alışveriş düşkünü kadın kitap severler için hayat kurtarıcı tecrübelerle dolu.  Yazar Cait Flanders alışveriş tutkusunun hat safhaya vardığını fark edip, kendisi için bir şeyler yapmaya karar vermiş ve bir yıl boyunca hiç alışveriş yapmamış. Benim gibi sizde bu duruma inanmakta güçlük çekebiliriniz. Çünkü bende kitabı satın alırken bu durumdan çok kuşku duydum ve bir yıl alışveriş yapmamanın pek mümkün olmadığını düşündüm. Ama kanayan yaram, alışveriş tutkuma merhem olur ümidiyle, kitabı okunacaklar listeme ekledim. Kitabı okumaya başladığımda hayatıma bu kadar yön vereceğini düşünmemiştim. Ama bir sabah uyandığında; bir şeyden mahrum olana ve onsuz yaşamaya başlayana kadar, ona gerçekten ihtiyaç duyup duymadığımızı bilemem diyerek yola ilk adımını atan yazarın hayat tecrübelerinden oldukça etkiledim. İstekleri satın almak için paraya gereksinim duyan, para kazanmak için daha çok çalışmak zorunda olan, daha çok para kazandıkça daha çok isteyen, daha çok çalıştıkça daha çok harcayıp, en sonunda sağlığından ve mutluluğundan olan yazar bir gün, aniden hayatındaki bu kısır döngüye dur demek ister. Yaptığı gelir gider dengesinde, ekonomik durumunun ne kadar kötüye gittiğini gözleriyle görür. O andan itibaren küçülmeye karar veren yazar, ilk adım olarak fazla bulduğu tüm eşyalarından kurtulur. Böylelikle kendine pozitif edinimler için yer açan yazarın ikinci adımı ise, temel ihtiyaçlarının bir listesini hazırlamak olur. Sadece temel ihtiyaçları bittiğinde yenilerini satın alır. Son olarak, yazar hepimizden farklı olarak her ay maaşından kalan parayı tasarrufa ayırmak yerine, tasarrufa ayırdığı paradan kalanıyla geçinmeye çalışır. Bu da bireysel ekonomisini düzeltme kararının kilit noktasıdır. Ayrıca kıyafetlerini yamar, elbiseden çanta, pantolondan şort, gömlekten yelek yaparak sürdürülebilir hayata giriş yapar. Bir çoğumuzun benim gibi büyük yaz/kış indirimlerini beklemeden, indirimlerde birkaç reyon karıştırmadan hayat geçer mi dediğini duyar gibiyim. Ama yazarın kitaba konu edindiği yılda kazandığı farkındalık, hayatında küçülmeye gittikçe yakaladığı tatmin olmuşluk hissi, çılgınca tüketmek yerine sürdürülebilir tüketimi benimsemesiyle, dünyaya karşı taşıdığı sorumlulukta küçük bir adım atmasının verdiği mutluluğun anlamı dolabımızda üç-beş yılda sadece bir iki kez giydiğimiz bir kazağın varlığından çok daha önemli sanırım. Günlük şeklinde yazılmış, gerçek bir başarı öyküsü konu edinilmiş, dili sade, anlatımı akıcı , hayata bakış açınızı ve hayat değerlerinizi tekrar sorgulatacak bu kitap, kitap dostlarına naçizane tavsiyemdir.

Yorumlar

Gelişmelerden Haberdar Olun

@