85. İzmir Enternasyonel Fuarı
Reklam
Ahmet Bülent GÖKSEL

Ahmet Bülent GÖKSEL

85. İzmir Enternasyonel Fuarı

06 Eylül 2016 - 00:00

Bu yıl İzmir Enternasyonel Fuarı her geçmiş yıllara fark attı ve son yılların en beğenilen, en çok ziyaret edilen Fuarı olma vasfını kazandı.

Geçtiğimiz yıllarda hatta taa 10 sene öncesine dayanan tarihlerde, İzmir Enternasyonel Fuarı'ndaki kan kaybının nasıl önlenebileceğine dair birçok toplantı yapıldı. Bunların birkısmına ben de katıldım. O günlerde neler yapılabileceğine dair sorular karşısında önce bu kan kaybının sebeplerinin doğru tespit edilmesi gerektiğini, ancak bundan sonra doğru bir çözüme ulaşabileceğimizi söylemiştim.

Bana göre kan kaybının üç nedeni vardı. Bunlardan birincisi, artık genel fuarların gerek katılımcı ve gerekse izleyici açısından çok fazla önem arzetmediği noktasıydı. Çünkü televizyon, internet gibi iletişim olanaklarının, artan seyahat olanaklarının fuarlara katılan ülkeler ve ürünleri hakkında hiçbir bilinmez bırakmadığı ortadaydı ve insanlar zaten bildikleri ve gördükleri şeyleri tekrar görmek için ayrıca bir çaba göstermeyeceklerdi.

İkincisi ise şaşaalı günlerinde doğu ve batı bloğu ülkelerinin siyasi bir gösteri arenası niteliğini de taşıyan bu fuarın, değişen siyasi, ekonomik konjektürler ve ilave olarak yukarıda saydığım nedenlerle bu özelliğini de yitirmiş olmasıydı.

Üçüncü olarak ve belki de en önemlisi, o zamanlar en meşhur sanatçıların sahne aldığı “bahçe” olarak adlandırılan, bir nevi yazlık gazino ve konser salonu niteliğindeki eğlence mekanlarının yokedilmesiydi. Manolya, lunapark vb. gibi isimlerle anılan bu bahçelere hemen her gece akın eden binlerce İzmirli dönemin en meşhurlarını dinlemek, görmek olanağı bulurdu.

Galiba İzmir Enternasyonel Fuarı'nın bunca popüler olmasının gerçek nedeni de buydu. Düzenlenme tarihi de enteresandı. 20 Ağustos – 20 Eylül arası tam bir ay açık kalırdı İzmir Enternasyonel Fuarı.

Bu dönem, İzmir'in ilçelerinde mahsullerin kaldırıldığı, ürünlerin satıldığı ve yavaş yavaş düğünlerin yapıldığı dönemdi. Mahsulünü satan çiftçi İzmir'e gelir hem gelinlik / damatlık alışverişini yapar hem de fuarı gezer, o yılın yeni traktörlerini, tarım alet ve makinelerini görür, fuardaki onlarca kafe, restoranda birşeyler yer, çocukları lunaparkta eğlendirir, akşam da bahçelere gidilip dönemin popüler sanatçıları izlenirdi.

İşte fuar bu vasıflarını yitirince hızla kan kaybetmeye başladı. Ziyaretçi sayısı düştü. Popülaritesi azaldı.

Dönelim fuarı kurtarma toplantılarına. O toplantılarda ben, fuarın katılımcılar için, özellikle katılımcı ülkeler için ticari ve tanıtım fonksiyonunu yitirdiği noktasından hareketle daima İzmir Enternasyonel Fuarı'nın kurtuluşunun onun kültürel ve eğlence fonksiyonlarını öne çıkarmakla mümkün olabileceğini, bahçe geleneğinin tekrar harekete geçirilmesi gerektiğini söylemiştim. O dönemde bu konuda yazılmış gazete yazılarım da vardır.

Herneyse. Sonunda birileri bu gerçeği gördü. Folkart’ın da inanılmaz boyuttaki katkıları ile İzmir Enternasyonel Fuarı eski günlerine dönüş sinyalini verdi. Bu yıl bu anlamda büyük bir adım atıldı. Ülkenin en meşhur grupları bir bir sahne aldı, Türkiye’nin en iyi rock gruplarından Athena, slogan haline gelmiş şarkıları ve sempatik duruşları ile hayranlarını Fuar Çim Konserleri’nde coşturdu. Mogambo'da caz ustaları büyük bir hayran kitlesini topladı. Ülkenin en meşhur tiyatro grupları Müfettiş, Frank Enstain gibi herbiri bir başka ünlü yazarın eserlerini sahnelediler.

Çok şükür. İzmir Enternasyonel Fuarı ileri doğru büyük bir adım attı. Bunu diğer adımların takip etmesi ve çocukluğumuzun İEF’sini tekrar görmek en büyük dileğimiz.

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum