23 Haziran sizce nedir?
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

23 Haziran sizce nedir?

17 Mayıs 2019 - 07:00

YSK İstanbul seçimleri yenilenmesi kararı verir vermez bir anda hareketlenme başladı.
Doğal olarak önce itirazlar geldi.
Anlaşılamayan.
YSK üyelerinin çocuklarına değin varan tehditlerdi.
Daha dün İzmir’de Sayın Tunç Soyer’in, babasının geçmişte verdiği kararlar nedeniyle suçlanamayacağını söyleyen ağızlar, iğnenin ucu kendilerine dönünce,; YSK üyelerinin çocuklarının halk arasına giremeyeceğini, utanacaklarını, ailelerinin yüzlerine bakamayacaklarını söylemeye başladılar.
Demek ki bu ülkede hukuk da siyaset de demokrasi de iğnenin ucu bize dokununcaya değin geçerli.
Yetmedi.
CHP Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu YSK nın seçimlerin yenilenmesi kararına karşı Mecliste herkesin gözlerine baka baka darbe çağrısı yaptı.
''Kaynayan kazan taşmaz mı, sandıkları aşmaz mı, seçmenin oyunu yok sayan darbeyle buluşmaz mı?'' 
Bunca açık bir çağrı hem de demokrasinin her anlamda savunulması gereken mecliste yapılması; bir aymazlık mı, açık bir tehdit mi, yoksa yıllardır gizlenen bir özlemin ifşa edilmesi mi?
Ben karar veremedim!

Geçmişte Cumhurbaşkanı olmaması için darbe tehditleri yapılan, imzaladığı her kararname ile AK Parti’nin noteri olmakla suçlanan Abdullah GÜL için de Sayın Kılıçdaroğlu’nun geçenlerde İsmail Küçükkaya’ya söylediklerine bakın:"Benim insanlarla ilişkilerim iyidir. Devlete hizmet eden herkese saygı duyarım. A partisi ile B partisi ile sohbet ederim. Düşüncelerim farklı olabilir ama saygı duyarım. Abdullah Gül tarafsızlığını koruyan bir Cumhurbaşkanıydı. Kendisiyle arada konuşurdum.”

Peki Türkiye’de yayın yapan on yabancı yayın kuruluşu varken, içlerinden dördünün ortak bir youtube kanalı kurmaları tamamıyla tesadüf mü sizce?
Amaçları neymiş?
DW Genel Müdürü Peter Limbourg a göre: “Dört yayın kuruluşu, ifade ve medya özgürlüğünü güçlendirmeyi de hedefleyen geniş kapsamlı içerikler sunacak.” 
Siz zaten istediğiniz gibi yayın yapıyorsunuz Türkiye’de.
Acaba bu kanal ile asıl yapmak istediğiniz ne?
Avrupa’da yaptıkları yayınları kendi içlerindeki dürüst gazeteciler bile kabul etmezken, bu kanalın amacı nedir?
İstanbul seçimleri ve Türkiye’nin bu seçim sonrası tutacağı yol ile ilgili baskı amaçlı olmasın bu kanal?
Basın dördüncü kuvvet olarak nitelendirilir, olması gereken de budur ama bu kanalın tek sesli bir kanal olma olasılığı çok yüksek değil mi?
Doğal olarak Avrupa’nın bizi yönlendirmek istediği yol doğrultusunda yayın yapacak bir kanal. Buna bir de gazete ekleniyor.

Peki Sayın Kılıçdaroğlu’nun Marinadaki yatta ne işi vardı?
Beykoz konakları neler anımsatıyor size?
Ya Hüsamettin ÖZKAN’ın bugünün CHP’sinde nasıl bir etkisi var?
CHP yeniden dizayn ediliyor olabilir mi?
Dün öfkeyle anılan isimler bu gün baş tacı olup da yeni CHP’nin içinde nasıl görev alacaklar?
Anlayacağınız İstanbul seçimleri sıradan bir olay değil, çok daha geniş anlamı var.
Devam edeceğiz...

YORUMLAR

  • 0 Yorum