Adalet Yürüyüşü ve Enis Berberoğlu
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Adalet Yürüyüşü ve Enis Berberoğlu

17 Haziran 2017 - 09:38

Adalet bu ülkede yaşayan tüm vatandaşların hakkıdır.

Dolayısıyla kendisine veya bağlı olduğu topluma haksızlık yapıldığını düşünen herkesin adalet istemeye, bu doğrultuda sesini duyuracak eylemler yapmaya hakkı vardır.

Ama adalet ve bu doğrultuda yapılacak eylemin çağrısı yapılırken vatandaşların karşısına, ardında hak arayan genç yaşlı insanlarımız yerine sıra sıra askerlerin olduğu bir afişle çıkmak da adalet çağrısından ziyade başka şeyleri anımsatıyor.

CHP’nin geçmişte bu doğrultudaki “Ordu Göreve” yazan pankartlarını düşününce afişlerden farklı anlamlar çıkarılması gayet doğal.

CHP yönetimi bu afişten farklı anlamlar çıkarılabileceğini düşünmedi mi yoksa özellikle mi bu tür bir afiş seçildi?

Ya da basit bir özensizlik mi?

Tabii ki bu yürüyüşle ilgili çağrışımlar bu kadarla kalmıyor.

Birkaç hafta önce Hürriyet’te A. Selvi, Rodos adasına kaçan bazı FETÖ’cülerin aralarındaki konuşmalardan bahsetti.

Ne diyorlardı fetöcüler: “15 Haziran’a kadar ne olacağını göreceğiz. Bu sefer çok kan akacak..Bayramı kimin yapacağını göreceğiz”.

Bu konuşmaları yapan sıradan kişiler değil, devletin üst kademelerinde görev yapan önemli kişilerdi..

Söz konusu haber 5 Haziran’da A Selvi tarafından duyurulduğu ve bu konuşmalar beş hazirandan birkaç hafta öncesi olduğuna göre o tarihlerde ne Berberoğlu’nun mahkumiyeti ne de Kılıçdaroğlu’nun yürüyüşü ile ilgili bir şey yoktu.

Garip bir tesadüf değil mi?

Tesadüfler bu kadarla kalmıyor.

Sözcü gazetesinde Soner Yalçın’ın 1 Eylül 2016 da de çıkan yazısına bakalım.

Berberoğlu’nun mahkum edildiği konu ile ilgili olarak, CHP Genel Başkan yardımcısı Berberoğlu’na neler söylüyor?

“Can Dündar'ın tek başına hedef yapılmasını sessizce seyrediyor. O görüntüler büyük bir gerçeği ortaya çıkarmasına rağmen “Ben verdim hodri meydan” diyemiyor!
Bu nedenle “işin içinde iş var” diyorum.”

Neymiş; “işin içinde iş varmış”.

Bu sözler çok şey anlatıyor elbette, tabii anlamak isteyene.

Devam edelim okumaya..

“Amacı, Batı'da tanınan Can Dündar'ı hapse attırarak cezaevindeki Cemaatçi gazeteciler konusunu dünyaya duyurmak mıydı? CHP'nin Tutuklu Gazeteciler Raporu'nda sertçe eleştirilen sen, CHP genel başkan yardımcılığına getirildin…
Herkes önseçime girerken sen kontenjandan milletvekili yapıldın!
Tüm bu koltuklara oturmak için darbeci Cemaatçilerle nasıl işbirliği yaptın, açıklamalısın.”

Sanırım her şey çok açık.

Önemli olan bu verilerin yan yana getirilerek olayların analizini yapıp nereye doğru gidildiğini veya götürülmek istediğimizi anlayabilmek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum