Demiri soğutma ve birlerinin telaşı...
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Demiri soğutma ve birlerinin telaşı...

27 Nisan 2019 - 07:00

Cumhurbaşkanı Erdoğan bir sendika toplantısında ülkemizin geleceği ile ilgili çok önemli bir mesaj verdi.

Mesaj ülkemizin  uzun zamandır özlemini çektiği birlik ve beraberliğimiz için, ülkede estirilen soğuk hava rüzgârlarını, kutuplaşmayı yok etmek için oldukça önemliydi.

“Seçim atmosferinde yükselen siyasi rekabet, toplumumuzun hem sosyolojisinde hem ekonomisinde gerilimlere sebep olmaktadır.”

Ama ne yazık ki bu mesajın hemen ertesinde CHP liderine yapılan saldırı bir anda buz kestirdi.

Sayın Kılıçdaroğlu’nun şehit cenazesine katılımıyla ilgili çok şeyler konuşuldu.

Herkes kendi mezhebince değerlendirdi her zaman olduğu gibi.

Herkes haklıydı.

Ama asıl sorunu nedense kimse görmek istemiyordu.

“Türkiye'nin bekası vatandaşlarımızın birlik ve beraberliği her türlü politik hesabın üstündedir… Seçim tartışmalarını geride bırakarak ekonomi ve güvenlik başta olmak üzere asıl gündemimize odaklanmamız şart. Dönem, kızgın demiri soğutma, musafahalaşma, kucaklaşma, birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir…”

Aslında keskin ve fanatik düşünceli olanlar dışında hemen herkes bir an evvel bu tartışmaların bitmesini, siyasetçilerin kendi görevlerine dönmesini, ülkemizin başta ekonomi olmak üzere, dört bir yandan kuşatılma, baskı, ambargo gibi sorunlara karşı birlikte olmasını, birlikte fikir üretebilmesini istiyor.

Seçim döneminde yaşanan gerilimin toplumu hem ekonomik hem de sosyal anlamda gerdiği herkesin malumu. 

Dolayısıyla dönem,‘Kızgın demirin soğutulması’, egemenliğimizi tehdit eden her türlü görüş, yaptırım ve kalkışmalara karşı birlikte hareket edebilme zamanıdır.

Peki, zaman birlikte olmayı zorunlu kılarken bazı siyasetçilerimiz niye hala demiri kızdırmakla uğraşırlar?

Neden Çubuk gibi bir ilçede, demirin üzerine köz atılır?

Erdoğan’ın "Türkiye İttifakı da Cumhur İttifakı'nın farklı bir versiyonudur. 82 milyonu bir ittifak içinde tek millet, tek bayrak, tek devlet olarak topluyoruz, kastımız budur". Sözleri, ülkenin içinde bulunduğu koşullar nedeniyle gerginliğin bir an önce yok edilip seçim ittifakları dışında tüm ülkenin birliğini istemesi birilerini neden rahatsız etmiştir?

Kimsenin dışlanmadığı, kutuplaşmanın olmadığı bir birliktelik, yani seksen iki milyonun birlikteliği

anca bu ülke düşmanlarını rahatsız eder de; gerginliğin yok edilmesi gerektiğini görerek devlet adamı sorumluluğuyla, seçim ittifakları dışında ülkenin birliğinin gerektiği görüşü neden gereken ilgiyi görmez?

Kimse bir şeylerin ardına sığınıp o şöyle yaptı, bu böyle yaptı demesin.

Önümüzde dört buçuk yıl sürecek (tabii ki kaza bela olmazsa) seçimsiz bir dönem var.

Her ne olursa olsun, ön yargılar ne denli güçlü olursa olsun Cumhurbaşkanının ‘Türkiye ittifakı’ önümüzdeki dört yıllık dönemde hayata geçirilmelidir.

Böyle bir birlikteliğe karşı olmak, küçük olsun benim olsun hesabı yapmak bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük olacaktır.

Kim bilir belki de bu seçimsiz dönemde kartlar yeniden karılacaktır.

Kartların yeniden karılması bir gereklilik ama bölünme, parçalanma kimseye bir kazanç sağlamayacaktır hele hele dört yıllık seçimsiz bir dönemi düşününce.

Eleştiriler, ikazlar olacaktır ama herkesin eleştirdiklerinin çözümünü de sunması ve bu çözümün genel kabul görmesi de gerekmektedir.

Unutmayalım ki hepimiz aynı havayı teneffüs ediyoruz.

Aynı gemideyiz farklı beklentilerimiz olsa da.







YORUMLAR

  • 0 Yorum