Etüt merkezleri mağdurlarına çözüm yok?
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Etüt merkezleri mağdurlarına çözüm yok?

02 Haziran 2017 - 10:16

Etüt merkezleri ile ilgili hükümetin 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamesi geniş bir kitleyi rahatsız etti.

Şubat ayı başında açıklanan bu kararnameye göre şu an faaliyette bulunan etüt merkezlerine 1 Temmuz'a dek süre tanındı.

1 Temmuz'da bu merkezler resmi olarak faaliyetlerine son verecekler ama devam etmek isteyenler bu merkezleri 29 Temmuz'a dek özel eğitim kurumlarından birinin gerektirdiği şartlara uygun hale getirmek zorundalar.

Bildiğimiz kadarı ile “Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri” 1'den 8’inci sınıfa dek öğrencilerin gittiği sosyal, sportif ve sanatsal faaliyetlerin yapıldığı kurumlardır.

Oysa etüt merkezi sahiplerine sunulan seçenekler ve sunulan seçeneklere uyum sağlamak için çok farklı bir kuruma dönüşmek gerekiyor.

Çocuk eğitimi veren, yedi yaşında bir çocuğun her türlü sorunuyla uğraşan bir kurumun, bir anda şoför eğitim kurumu olmasına olanak var mı?

Çocuk eğitimi her şeyden önce bu konuda uzmanlık gerektirir, ayrıca çocukların derslerine yardımcı olmak da pedagojik ve bilimsel eğitimler gerektirir.

Bu eğitimleri almış kişiler sürücü eğitimi almak isteyen birine nasıl katkı sunabilir?

Bakanlığın etüt merkezlerini kapatma gerekçeleri arasında; bu merkezlerin zaman içerisinde dershanecilik ve sınavlara hazırlık gibi kurslara dönüştürülmesi gerekçeleri yer alıyor.

Oysa bildiğimiz kadarı ile bu tür kurumlar sürekli kontrol altındalar ve her altı ayda bir müfettiş kontrolü yapılıyor.

Yani yasalara karşı bir tutum içerisine girenlerin tespiti ve haklarında işlem yapılması çok kolay.

Temmuz ayına değin bu yasa tekrar ele alınmazsa beş yüz bine yakın öğrenci mağdur durumda kalacak.

Doğal olarak bu çocukların aileleri de çocukları için bir arayış içerisine girmek veya çalışıyorlarsa işyerinden ayrılmak veya çocuklar için barınma, çalışma yeri bulmak zorunda kalacaklar.

Bu konuda görüştüğüm etüt merkezi sahipleri Barış Yıldız ve Ersan Özmüş'ün açıklamaları gerçekten çok önemli ve herkesin kulak vermesi gerekir.

Bugünkü gazetemizde aynı sayfada yer alan iki yöneticinin açıklamalarına göre doğacak boşluğu doldurmak için şimdiden kaçak merkezler açılmaya başlandı.

Peki bu kaçak merkezleri kimler ve hangi amaçla kuruyor?

Devlet kendi kontrolu altında bulunan ‘Öğrenci Etüt Eğitim Merkezleri’ni kapatarak bu kaçağa yol açarak ülkemizin gelişmesine, ilerlemesine, istihdamın geliştirilmesine mi, yoksa çocukların; yeni cemaatlerin veya art niyetli kişilerin ellerine düşmesine mi katkıda bulunuyor sizce?

Çocukların ve ailelerin mağduriyetleri bir yana; bu sektörde şu anda aktif 2006 kurumda70 bin civarında çalışan var.

Bunlar aileleri ile birlikte yaklaşık ikiyüzbinlik bir nüfusu besliyor.

Merkezlerin, bulundukları şehre de ekonomik anlamda katkılarını da düşünürsek KHK ile yapılan bu işlemin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşacağı, ekonomik anlamda ne kadar büyük bir nüfusu rahatsız edeceği görülüyor.

KHK ile bu görev belediyelere devredilecek.

Doğal hizmetleri yerine getirmekte zorlanan birçok belediye yedi yaşındaki çocukların sorunları için ne yapacak, ailelerin istemlerini karşılayabilecek mi?

Büyük kentlerde fazla sorun olmayabilir ama ekonomik anlamda yetersiz bölgelerde bu işler nasıl olacak?

Belediyeler çocukları neye göre yetiştirecekler?

Bu konuda ne gibi sorunlar çıkacak karşımıza?

Bu uygulama eğitime, aile bütünlüğüne ve huzuruna yapılacak büyük bir darbe olabilir.

Güvenli bir ortamda yetişen çocukların, güvensiz, karanlık ellere teslim edilmesine neden olabilir.

İstihdam yaratma amacıyla yapılan kampanyalara darbe vurabilir.

Yapılması gereken, insanları her anlamda huzursuz etmek değil, mağdurlarla birlikte, sistemi daha kolaylaştırmak, sektör temsilcileri ile birlikte yeni bir planlama ile merkezleri daha işlevsel bir hale getirmektir.

Kapatmak değil, yeni merkezlerin açılmasına, çocukların daha aydınlık bir ortamda yetişmesine katkıda bulunmaktır.

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum