İlk 1 Mayıstan günümüze
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

İlk 1 Mayıstan günümüze

01 Mayıs 2017 - 17:19

Cumhuriyet öncesi 1912 yılında kutlanmıştı ilk kez ülkemizde.

Ve Cumhurıyetin  kuruluşunda

“Meydanlarda hasretimizi haykıranlara selam olsun” diyerek  ‘1 Mayıs yasal olarak ‘İşçi Bayramı’ ilan edildi.

Uzun sürmedi.

 Bir yıl önce  meydanlardaki işçileri selamlayan genç Cumhuriyet 1924 de kitlesel kutlamaları yasakladı.

Bir yıl daha geçti.

Takrir i Sükun yasası ile 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamaları yasaklandı.

Bindokuzyüz yetmişaltı  İşçi sınıfının yeniden alanlara çıktığı yıl oldu.

DİSK İşçi sınıfının ve geniş emekçi kitlelerinin sözcülüğünü başarıyla yürüttü.

Derin devlet rahatsız olmuştu.

Bindokuzyüzyetmiş yedi  bir mayıs katliamı bu rahatsızlığın alanlardaki hesaplaşmasıydı.

Katliamın bir darbe girişimine hazırlık olduğu Demirel’e iletilince, Kara Kuvvetleri Komutanı  N. Kemal Ersun  emekli edildi.

Ama işçi sınıfı hareketi durdurulamadı.

Yeni bir katliam söylentilerine rağmen yüzbinler yine meydanlardaydı.

Yetmiş dokuz yine yasaklamalar yılıydı.

Yıllar yasaklarla, sıkıyönetimlerle geçti gitti.

2008  Nisan’ında  “ Emek ve Dayanışma Günü" olarak kutlanması kabul edilen 1 Mayıs; 22 Nisan 2009 da kabul edilen yasa ile Resmi tatil ilan edildi.

Bugünlere geldik.

Bu yılın 1 Mayısına gelince.

Ülkenin her yerinde demokrasiden yana olanlar meydanlardaydı.

İzmir uzun zaman sonra iki güçlü sendikanın önderliğinde 1Mayıs alanlarına çıktı.

Özlenen bir birliktelikti bu.

İki sendika ile birlikte; Demokrasiden yana olanlar, STK’lar İşçiler, Göbeğini kaşıyanlar meydandaydı 15 Temmuzda tankların karşısında oldukları gibi.

Ama ağızlarından demokrasi lafı düşmeyenler de uzaktan seyrediyorlardı.

Türk demokrasisinin önünde şu anda iki önemli görev var.

İlki 15 Temmuz darbesini planlayanlar ve FETÖ ile Mücadele,

İkincisi de

1 Mayıs yetmiş yedi Taksim katliamının sorumluları, Kemal TÜRKLER’in , Eşref BİTLİS’in, Uğur MUMCU’nun, Ahmet Taner KIŞLALI’nın, Bahriye Üçoklar’ın  ve daha birçok demokratın  katillerinin bulunması.

Doğu ve Güneydoğudaki Beyaz Torosların neler yaptığı, kimler adına yollara düştüğünün ortaya çıkarılması.

15 Temmuzun ardındakiler ve FETÖ yapılanmasına karşı yapılan her türlü girişim toplumda  olumlu yankılar bulsa da yetmiş yediden bu yana demokrat kesimlere yapılan sinsi saldırıların ardındaki karanlıklar aydınlatılmadan bu ülkede gerçek bir özgürlükten bahsetmek mümkün olmayacak.

Cumhurbaşkanı Erdoğan önümüzdeki günlerde geçmişin karanlık yıllarını aydınlatacak adımları atabilirse, 2019 seçimleri çok daha farklı olabilir.

Çünkü bazı şeyler ne kadar çok hizmet yapsan da karşılığını bulamıyor.

Önemli olan milletin gönlüne girebilmek, bu da onun bir yolu.

YORUMLAR

  • 0 Yorum