İZSU, Büyükşehir ve kokular
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

İZSU, Büyükşehir ve kokular

13 Eylül 2018 - 07:36

Bir ay kadar önce yurtdışında yaşayan kızım; “İki hafta için Türkiye’ye geleceğim ama deniz kıyısında sakin bir yerde dinlenmek istiyorum” deyince hemen babalık damarlarım kabarmış; ‘Babanı ve güzel İzmirimizi görmeyecek misin’ diye hafiften kızmıştım.
Dediğim dedik olunca çaresiz bir haftasını İzmir’de geçirmek üzere kızım geldi geçen hafta başı.
Geldiği gün sabaha karşı evlerimiz gaz maskesi takmayı gerektirecek derecede pis bir kokuyla doldu. Kapı pencereyi kapatmanın dahi yararı yoktu.
İlk gün ufak tefek söylentilerle geçirdik.
Ertesi gün yine benzer bir koku ile karşılaşınca doğal olarak yüzü asıldı kızımın.
Üçüncü günde uykunun en güzel saatlerinde pis kokular evimize konuk olunca, “Babacığım seni görmek çok güzel de beni bu pis kokular içerisine niye getirdin anlamadım” deyince.
Kafama darbe yemiş gibi oldum.
Haklıydı…
Pis koku sadece geçen hafta değil çok uzun zamandır İzmir’de zaman zaman burunlarımızı ziyaret ediyordu.
Gazetelerde de bu konuda bilgi bulamayınca konunun üzerine gitmeye karar verdim.
İZSU’yu aradım. 
Genel Müdürle konuşamayacağımızı bildiğim halde özel kaleme, sayın müdürle İZSU yatırımları ve kamu oyunu bugünlerde meşgul eden bazı konularda görüşmek istediğimi bildirdim gazetemizin adını vererek.
Sayın Müdürümüzle görüşemedik ama bu konularla ilgili Büyükşehir Belediyesi Basın merkezi muhatap gösterildi.
Düşünebiliyor musunuz?  İZSU Genel Müdürü ile söyleşi yapmak istiyorum adres olarak Büyükşehir Basın gösteriliyor.
Basından Reşat Yörük Beyi arıyorum cep telefonundan yanıt verilmiyor.
Basın yayın şubeyi arıyorum, derdimi anlatıyorum. Reşat Bey yok size hemen döneriz diye yanıt veriyorlar.
Dönmeyeceklerini bile bile ısrarla, “Dönecek misiniz” diyorum.
Gün boyu boşuna bekliyorum.
Ertesi gün yazı işleri müdürümüz aranıyor. 
“İZSU’dan açıklama bekliyoruz bilgi verilince sizi arayacağız” deniyor.
Güler misiniz, ağlar mısınız?
Büyükşehir Belediyesi ve İZSU kamuoyunu aydınlatma görevimize böyle yaklaşıyor.
Ben hala yanıt beklerken, Çevre İl Müdürlüğü koku ile ilgili açıklama yapıyor. Kokunun geldiği yerin araştırıldığını ve Çiğliden yayıldığını söylüyor.
Birkaç saat sonra Büyükşehir “Hayır” diyor,” biz gerekeni yapıyoruz, koku oradan gelmiyor, araştırıyoruz.”
Demek neredeyse bir yıldır sık sık duyulan ama son günlerde herkesi çok fazla rahatsız eden kokunun nereden geldiğini belediyemiz hala bulamamış.
Oysa çok basit.
İsterseniz bir gece 24 den sonra Güzelyalı’ya gidelim, Üçkuyulara yakın bir yerden denize bakalım ve dinleyelim deniz bize ne söyleyecek.
Bu arada değerli sanatçımız Zuhal Olcay geçen hafta bir konser arasında seyircilere; “İzmir neden üç gündür gaz kokuyor?” diye sormuş.
Kibarlık yapmış sağ olsun.. B.k kokuyor dememiş.
İzmir sadece üç gündür b.k kokmuyor ki.
İzmir’de herşey kokuyor artık.
Kanalizasyon kokuyor.. 
Trafik kokuyor... 
Üçkuyular meydan dikilen binalarla kokuyor, park yerleri kokuyor...
Sokaklar, caddeler, kaldırımlar kokuyor...
Çöpler kokuyor...
Tramvay kokuyor...
Kentsel yenileme adı altında dikilen kontrolsüz, parksız binalarla kokuyor...
Basında yandaşlara yapılan desteklerle kokuyor… 
Pazaryerleri kokuyor... 
Dikilen beton yığınları ile kokuyor...
Kontrolsüzce açılan AVM’lerle kokuyor...
Otopark ücretleri ile kokuyor... 
Bu arada; ben hala bekliyorum İZSU Genel Müdürüyle söyleşi yapmak için.

YORUMLAR

  • 0 Yorum