Ne dediğine emin değilsen politika üretemezsin
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Ne dediğine emin değilsen politika üretemezsin

26 Şubat 2017 - 15:01

Halk oylamaları, halkın direk olarak yönetime müdahale ettiği, doğrudan demokrasinin en güzel örneğidir.

Yani bir demokrasi şölenidir aslına bakarsak.

Hani biz yıllardan beri ‘ Söz ve karar milletindir’ derdik ya.

İşte millet bir kez daha geleceğini oylayacak.

Kampanyalar yeni başlıyor resmi olarak.

Dolayısıyla, sosyal medyada bugüne değin halkı korkutmak amacıyla üretilen geyikler de şekil değiştirmeye başladı.

Doğal olarak en büyük etken siyasi partilerin başlangıçtaki aşağılayıcı, kırıcı, kutuplaştırıcı politik söylemlerden vazgeçmiş olmaları.

Hayır kampında: Başlangıçtan bu yana aşağılama amacıyla kullanılan “AKP” yerine “AK Parti “ sözcüğünü yerleştirme,  Anayasa Mahkemesine gitmekten vazgeçme, Erdoğan düşmanlığı, kutuplaşmanın sorumlusu olarak Erdoğan’ ı gösterme gayretlerinin son bulması, ülkenin bölünmesi söylemleri  vs..

Evet kampında ise: Hayır diyenlerin PKK ile aynı safta olması, kutuplaşmaya destek olma söylemleri, halktan kaçan, askeri darbe yanlısı gibi gösterilme gayretleri.

Herkesin ülkenin gidişatı ile söz söyleme hakkı vardır.

 Bu doğrultuda kimin kiminle aynı görüşte olduğu değil, görüşleriyle ilgili olarak dile getirilen akılcı, gerçekçi eleştiri ve önerilerdir.

Yoksa size yardımcı olacağını düşünerek taa uzaklardan, Şili’den getirilen reklamcı dahi sizlere faydalı olmaz.

Ne diyor Garcia Ferrada?

“Ben bir haftadır buradayım, ‘Hayır’ oyunun ne önerdiğini anlamış değilim, eğer bundan emin olamazsanız, ülkeye politik mesaj, hayal üretemezsiniz”.

Dolayısıyla, politik mesajların yerine gerçeklerle ilintisi olmayan bir garip söylentiler yumağı çıkar.

Beni ne Financial Times’ın “Kutuplaşma son bulmazsa ülke yönetilemez hale gelecek”  diye birilerine empoze ettiği aşağılayıcı, bölücü, kutuplaştırıcı mesajları ne de” rejim değişiyor, federasyon geliyor” geyikleri ilgilendiriyor.

Beni ilgilendiren PKK -HDP-BDP liderlerinin söyledikleri ve nedenleri.

Tabii bu nedenleri düşünerek ona göre adım atmak da hepimizin boynumuzun borcu.

HDP “Hayır “ kampanyasına İstanbul Bağcılarda, duvarlarını PKK’nın öldürülen militanlarının resimlerinin süslediği bir salonda yaptı ve kimsenin bu anayasaya destek vermemesini istedi.

DBP’li Kamuran Yüksek , “Bu Milliyetçi Anayasa’ya hayır diyeceğiz”  diyor.

Yine benzer bir şekilde Cemil Bayık;  “Erdoğan Bahçeli uygulamalarına hiç kimsenin izin vermemesi gerekir.  Aydınlar ve yazarlardan bunu bekliyoruz”.

Neymiş: PKK liderleri ve Federasyon isteyen partiler bu anayasayı milliyetçi buluyorlarmış.

Peki nedenmiş?

Onun gerekçesini de Duran Kalkan söylüyor:  “Kürdistan’ın geleceği için Başkanlık sistemine Hayır demeliyiz”

Geçmişte farklı nedenlerle Başkanlık sistemini isteyen Pkk ve benzerleri bugün Anayasa’yı milliyetçi buldukları için sistem değişimine “Hayır “diyor.

Neymiş: Bu Anayasa milliyetçi bir anayasa imiş, Kürdistan’ın geleceği tehlikeye giriyormuş, Federasyon hayalleri suya düşüyormuş.

Demek bu anayasa ile Türkiye bölünmüyormuş.

Bam teli de burası işin.

Biz ne istiyoruz?

Başta da söylediğim gibi kiminle aynı görüşte olduğumuz değil, getirilen sistemin içeriği ve Garcia Ferrada’nın dediği gibi, Hayır oyunun ne önerdiği önemli.

Diğerlerinin hepsi sosyal medya geyiği..

EVET mi HAYIR mı herkes ona göre düşünsün.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum