Stepne mi Beka mı?
Reklam
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Stepne mi Beka mı?

26 Kasım 2018 - 08:40

Seçimlere doğru son hızla yol alırken Sayın Bahçeli iki binli yılların başından bu yana hemen her zaman yaptığı gibi seçimlere yine damgasını vurdu.

Bahçeli’nin bu girişimleri özellikle bazı siyasi partiler tarafından çok farklı algılandı veya işin gerçeği özellikle farklı algılanması istendi.

Dün de iktidar karşıtı bir gazetemizin köşe yazarı bu algıyı ısıtarak kamuoyunun önüne getirmeye çalıştı.

Ne diyordu değerli yazarımız?

“Stepne.”

Pes demek yeterli bir karşılık olamaz ama pes gerçekten.

Yazarımız devam ediyor..

“Bu gibi işlerde büyük pazarlık döner. MHP yönetimi elbet bu kararı babasının hayrına almadı. Peki pazarlık nasıl kesildi? Karşılığında AK Parti, MHP’ye ne verecek? Bunu şimdilik bilmiyoruz ama ortalıkta dönen söylentiler var.”

Kıymetli yazarımız Sayın Bahçeli ve MHP ile ilgili bu yargısını daha önceki seçimlerde de kullanmıştı. Yine aradaki alışverişlerden bahsetti ama seçimlerden bunca zaman geçmesine rağmen hala bu pazarlıkların ne olduğunu açıklayamadı. Tıpkı Sayın İnce’nin ‘kendisini arayan Amerikalıları’ açıklayamadığı hatta kendi Genel Başkanı tarafından yalanlanması gibi.

CHP ve Millet İttifakı partileri açısından bu seçimler, Parlamenter sisteme geçiş için nasıl bir ön adım olarak görülüyorsa, Cumhur ittifakının önemini bilenler için de bu seçimler ‘Ülkenin Bekası’ için çok önemli.

Sayın Bahçeli ne diyor?

“Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin mimarı Cumhur İttifakı'dır. Yoluna devam etmesi “milli beka” için mecburidir. Hükümet sisteminden geriye dönüş yoktur.”

Bahçeli’nin ‘Milli Beka’ derken neleri söylemek istediğini neden söylediğini, ülke için hassasiyetini artık hepimiz biliyoruz. Kaldı ki Sayın Cumhurbaşkanı cumartesi günü partisinin adaylarını açıklarken ilk sözü de Bahçeli’ye Cumhur İttifakı'na olan bu bağlılığından dolayı teşekkür etmek oldu. Çünkü Bahçeli’nin dile getirdiği “Beka sorunu” kaygılarını Sayın Erdoğan da taşıyordu. Belki de üç büyük kentin adaylarının ve kent kadar önemli olan ilçelerinin adaylarının belirlenememesinin en büyük nedeni buydu.

Bahçeli’nin ittifaka destek amacıyla üç büyük kentte aday göstermeyeceğini açıklaması ile AK Parti'de sevinç dalgaları yükseldi haklı olarak. Ama şu da bir gerçek ki tabanın desteklemediği bir aday yukarıda ne karar alınırsa alınsın pek destek bulamıyor.

AK Parti'de bunu gördük.

Bu kez de ‘yukarıdaki resmi olmayan ittifakın’ partilerin tabanlarında nasıl karşılık bulacağı önemli.

AK Parti 31 Martta yapılacak seçimler için 14 Büyükşehir 26 il belediye başkan adayını açıkladı. Bu konuda CHP'den çok ileri geçti. Büyük ihtimalle on gün içerisinde diğer iller açıklanarak,  Cumhurbaşkanı'nın dediği gibi seçim manifestosu ile birlikte alanlara inilecek.

Aralık ayı İzmir için heyecanlı olacak. Her iki parti adayını aralık içerinde açıklayacak. Ankara’da Bahçeli’nin açıklaması sonrası CHP için tek aday öne çıkıyor. Mansur Yavaş...

İzmir’de N. Zeybekçi ismi çokça dillendirilmeye başladı. Zeybekçi Ege Bölgesi'nde iş adamı olarak iyi tanınan bir isim. İzmir’de yaşayan önemli bir sayıda Denizlili olduğunu da düşünürsek, MHP destekli Zeybekçi, CHP’nin atacağı yanlış bir adımla İzmir’de ezber bozabilir. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum