Türkiye kazanmalı
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Türkiye kazanmalı

18 Şubat 2017 - 17:16

Toplumu etkileyecek, onları peşimizden sürükleyecek, ikna edebilecek sözümüz kalmamışsa,  hakarete başlarız genellikle.

Aşağılayıcı sözlere başvururuz.

Geri çekilmeyi, karşımızdakinin haklılığını kabul etmeyi kendimize yediremeyiz.

Haklı olanın argümanları, doğruları karşısında haksız doğrularımızın yenik düşmesi bizi daha da çıldırtır.

Çaresizliktir bu.

Oysa yapılması gereken basittir.

Ya öpülmesi gerekir bükülemeyen bileğin

Ya da haksızlığı kabullenip sessizce uzaklaşmak, haklı da olsan ben buna inanıyorum diyerek.

Referanduma iki ay var.

Bizler, özellikle sosyal medya üzerinde çoktan çektik kılıçları.

Her iki taraf için de karşı kamptakiler “bölücü” veya “vatan haini”.

Kendisi gibi düşünmeyen insanların  ‘vatan haini’ ilan edilmesi ne denli sakat bir düşünce ise,

Karşı düşünce taraftarlarının bölücü ilan edilmesi de bir o kadar sakat.

Oysa bir düşünelim.

Ne oylanacak?

Türkiye’nin yönetim sisteminde bir değişim.

Bir kesim; bu değişim olmazsa ülkenin yönetilemeyeceğini söylüyor.

Diğeri ise; değişiklik olursa ülkede her türlü özgürlüğün sona ereceğini.

Özgürlükçü bir demokrasinin ön şartı doğaldır ki farklı görüş ve düşüncelerin serbestçe dile getirilmesidir.

Bu nedenle Evet diyenler gibi Hayır diyenlerin de olacağını baştan kabul edip saygı göstermek gereği vardır.

Başkanlık sistemi üzerine uzun zaman önce bazı söylemler öne çıkmış olsa da, yaklaşık bir yıldan bu yana sistem iyiden iyiye tartışılmaktadır.

Ama büyük çoğunluğumuz hala sosyal medya üzerinden, sloganlaştırılan, içeriksiz paylaşımlarla referandumu bir anlamda sabote etmeye, halkın bilinçlenmesine, kutuplaşmasına destek olmaya devam etmektedir.

Korkular size sempati duyulmasına, sizin haklılığınıza olan inancın gelişip büyümesine neden olmayacağı gibi; Referandumda oylayacağımız maddelerle ilgili doğrular yeterince ortaya çıkmışken, bunları tartışıp konuşmak yerine ezberlerle, ideolojik saplantılarla kafa karıştırmaya çalışmak inanın hiçbir kaleye gol olmaz.

Önemli olan partilerin kemikleşmiş tabanları dışında kalan kararsız ve genç kitlenin kazanılmasıdır.

Unutulmamalı ki, referandum sonucu ne olursa olsun bizler bu ülkede birlikte yaşamaya devam edeceğiz.

Kim kazanırsa kazansın asıl kazanan Türkiye olmalıdır.

Bu nedenle.

Hep birlikte saldırgan üslup kullananları kınayalım, onların paylaşımlarına gülücükler kondurmayalım.

İnsanları kırarak, dökerek, aşağılayarak değil de ikna ederek yol almaya çalışalım.

Demokratik ortamı diri, saldırganlığı uzak tutalım.

Bize yaraşan budur ve bu olmalıdır.

Söz ve karar ise milletindir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum