Yolun sonu göründü...
Ahmet ÖZSOY

Ahmet ÖZSOY

Yolun sonu göründü...

30 Ocak 2019 - 09:40

CHP, Belediye başkan adaylarının çoğunluğunu nihayet belirledi.

Ama iyi de sarsıldı.

Biliyorum, aday belirleme sürecini 'demokrasinin gereğini yaptık' diye anlatacaklar ama

O kadar demokrasi olmadığını herkes biliyor.

Madem demokrasinin gereğiydi

Neden PM'den Sevda Erdan Kılıç protesto ederek istifa etti?

Canan Kaftancıoğlu gece yarısı istifa edip neden geriye aldı?

Demokratik kuralların gereği ise; gerek İzmir'de gerek Anadolu'nun diğer kentlerinde neden ilçe başkanları istifa ediyor?

Demokrasiyi mi hazmedemedik, yoksa başka nedenler mi var bilemediğimiz?

MYK dan PM'ye tek aday ismi gitmesi ne kadar demokratikdir ki?

Ya PM'den dönen isimler...

Yeniden aynı olay gerçekleşirse, yani yeniden ret edilirse ne olacak?

Son dakikaya dek sürecek bir git gel mekanizması ile parti örgütleri ne denli yıpranacak farkında değil mi kimse?

Yoksa; nasılsa tıpış tıpış oy verecekler düşüncesi mi bu?

Menemen, Narlıdere ilçelerindeki protestolar,

Buca ve Bayraklıdaki huzursuzluk nasıl çözümlenecek?


Aday belirleme sürecinde özellikle CHP'de kadın aday konusu o kadar çok konuşuldu ki

Adayların yarısının kadın olacağından altı adaya dek iddialar her yeri sardı.

Geldiğimiz noktada

'Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu' dememek elde değil.

İki Belediye başkanı sayısı üç belediye başkan adayı olarak karşımıza çıktı.

Biri hariç diğer iki adayın seçilme olasılığı da kıl payı denecek cinsten.

AK Parti MHP ittifakı İzmir'de altı kadın adayla sahaya çıkarken,

Sosyal demokrat bir partinin hele İzmir gibi bir yerde

Üç kadın adayla çıkması ne demek oluyor?

Bunca söylem, eşitlik, kota, kural tartışmasından sonra gelinen nokta hangi CHP'liyi memnun etti acaba?


İzmir İl Başkanı Deniz Yücel'in son dönemde attığı adımlara bakınca insiyatif alabileceğini düşünmüştük.

Görünen o ki Deniz Bey de aday belirleme sürecinde boşa çıktı.

“İzmir sevdalısı adaylarla yola çıktık” demiş.

Güzel bir şarkı vardı dillerden düşmeyen;

“Bu ne sevgi ah bu ne ızdırap
Zavallı kalbim ne kadar harap.”

Aziz başkan da olumlu konuşmalar yaptı Tunç Soyer ile görüşmesinde.

Ama satır arasında bir cümle var ki oldukça önemli;

“Umuyorum 2014'deki gibi olmaz.!”

Bugün DSP'ye giden kaç küskün var bilemiyorum ama Mustafa Sarıgül ile başlayan fırtınanın etkilerini çok yakında göreceğiz İzmir'de.

DSP Genel Başkan Yardımcısı Sayın Selçuk Karakülçe İzmir ile ilgili olarak,“Paylaşılmayan iktidar varsa DSP sayesindedir” diyor.

Emanet geri mi isteniyor?

Göreceğiz...

YORUMLAR

  • 0 Yorum