İK Yönetimi'nde eksik olan "insana değer"
Anıl Talat ERYONTUK

Anıl Talat ERYONTUK

İK Yönetimi'nde eksik olan "insana değer"

06 Mayıs 2019 - 07:00

Ülkemizde 90’lı yılların başlarından itibaren birçok şirket personel departmanlarını insan kaynakları departmanlarına dönüştürdü.

Hýzlı teknolojik geliþmeler ile ÝK Yönetimi'ne adým atan birçok firma ne yaptýðýný anlamadan ÝK birimlerini oluþturmaya baþladý. 

Aslında gerçek çok netti.

İK’nın temelini oluşturan sosyal olgular ve düşünce biçimleri görmezden gelinmişti. 

İK Yönetiminin sadece bazı araç ve tekniklerin uygulanmasından öte insanı merkeze alan bir firma kültürü olması zorunluluğu gerçeği idrak edilememişti.

Çünkü sistemi kuranlar, çalýþanlarý organizasyon þemalarýndaki kutucuklarý dolduran “kaynak”lar olarak gördü ne yazýk ki!

Ýnsana deðer vermeyen bazı işverenler içi boþ Ýnsan Kaynaklarý Yönetimleri kurdu.

Ýnsana deðer verilmeyen bir firma kültüründe insan kaynaklarý yönetimine, dolayýsý ile ÝK birimlerine de önem verilmedi…

Kriz anında personel maliyetlerinde %10'luk bir tasarruf için, ücret listelerini önüne koyarak bu hedefi tutturmaya çalışan, personeli tek tek insan olarak değil de, sayı ve tutar olarak gören İK yöneticileri yetiştirildi senelerce...

Ýnsan Kaynaklarý Yönetimi'nin insani deðer olarak algýlayan ve insana deðer veren bir firma kültürü olduðunu anlamayan, mesleðini icra etmesi için “insanlarý sevmesinin gerekmediðini” ileri süren bir ÝK yönetimi ve yönetici tarzý yaratıldı el birliðiyle...

Var olan deðeri ortaya çýkaramayan, potansiyel deðerleri geliþtiremeyen yönetim anlayýþý ve yönetici modelleriyle doldu þirketler...

Sonuç olarak da içselleþtirmeden yapýlan bu tabela deðiþiklikleri ile ilk fırtınada kaðýttan kuleler misali yerle bir oldu.

İnsan Kaynakları Yönetimi'nde; organizasyon ve görev tanımları eksiklikleri, yanlış personel seçimleri ve bunun getirdiği maliyetler, iş kazalarının önlenmesindeki eksiklikler, ücret ödemelerinin bordro dışında yapılmaya devam edilmesi, yıllık izin karmaşası, puantaj kayıtları ile ilgili yanlışlıklar, kıdem ve ihbar konusunda çalışan ile süre gelen hukuki anlaşmazlıklar gibi birçok sorun elbette herzaman olacaktır.

Lakin ÝK birimlerinin unuttuðu yahut göz ardÝ ettiði iki þey vardÝr:

O da birincil yetkinliðinin "Ýnsani tanýmasý" zorunluluðudur.

Bu süreç her nedense her zaman pas geçilmektedir.

Gözardý ettiðimiz yahut unuttuðumuz ikinci yetkinlik ise;

"Ýnsana deðer"dir.

Unutulmamalý ki deðerli olduðunu hisseden çalÝþanlarÝn ortak paydada buluþmasý baðlÝlÝk ve güvenlerinin artmasýný sağlar.

Bu öğeler kurumun vizyon ve misyonu açısından çok önemlidir.

Ýnsanlar arasýndaki sevgi, güven ve değer gibi aktif deðerlerin toplamý “sosyal sermayeyi” oluþturur. Bu insanlar arasýnda bir köprüye benzetilebilir. Bu köprünün bakýmý, onarýmý gibi görevler ise ÝK’ya aittir.

İK yönetiminin en asli görevi aslında budur.

İnsanı sevmesi ve değerli kılması bu yüzden önemlidir.


YORUMLAR

  • 0 Yorum