Anne, İzmir Suiti ve Fazıl Say…
Birol KESKİN

Birol KESKİN

Anne, İzmir Suiti ve Fazıl Say…

26 Aralık 2018 - 08:52

Annesini çok seviyordu. Annesi de onu. Hakkında dava açıldıktan sonra( Ömer Hayyam’ın bir şiirini paylaşmıştı sosyal medyada ve dava açılmıştı) annesi çok üzülmüştü. Bir mektup yayınlamıştı oğlunu savunma duygusuyla, kamuya açık bir mektuptu bu. Bir anne yüreğiyle yazılmıştı ve oğlunun sanatçı olduğunu, ince naif ve kırılgan olduğunu, onu üzmemek gerektiğini, o üzülürse sanatın, müziğin, ülke insanının üzüleceğini, ana yüreğinin üzüleceğini anlatan bir mektup.

Sonra annesi öldü. Ülkenin yönetimdeki en yetkin insanı başta olmak üzere taziye için onu aradılar ve acısını paylaştılar. Böyle acılı bir anda O, bundan-acının paylaşılmasından- mutlu oldu. Annesinin ölümü üzerine onu üzenlere çok nazikçe yazdı; bakın beni ülkemin Cumhurbaşkanı arayıp taziyelerini bildirdi, lütfen yapmayın dedi.

İzmirliydi annesi. Anaerkil aileye göre O da İzmirliydi.

İzmir’de yerel yönetimin, merkezi yönetimin görev ve yetkilerini yerele devredişinin, beled, belde hizmetlerinin beldede yaşayanlarca belirlenişinin, beldeyi yöneteceklerin beldede yaşayanlarca belirilenişinin, yerel demokrasinin 150’nci yılıydı İzmir’de. İBB başkanı Aziz Kocaoğlu bir piyano eseri istedi O’ndan İzmirliler adına, ölümsüz olsun istedi müzikle İzmir. Aziz Kocaoğlu’nun İzmir’e kültür hizmeti olarak kazandırdığı en önemli eser oldu bu.

İzmir Suitini yazdı. Aynı tonda bestelenmiş müzik parçaları dizisini yazmak onun anne acısı üzerine tedavi edici oldu. O günleri şöyle yazdı günlüğüne: “Kimi zaman sabah saat 5’te başladım yazmaya. Şehirde herkes uyuyorken müthiş bir sessizlik var. Bazen öğleden sonraları evin yakınında bir kafede saatlerce doğaçlamalarımı temize çektim…İzmir konulu eser, İzmir Belediyesinin siparişiydi. Bana İzmir’i müzikle anlatmamı sormuşlardı. Annemin vefatından sonra bu yıl beste yapabilme ümidi kesmiştim…Bir daldım içine, İzmir hayalleri ile, zaten annem İzmirlidir, uzaklaştım dertlerimden. İnsanların severek dinlemek istediği, yalın ve İzmir dokulu bir şey bestelemek istedim. Eserin sonunda bir Caz Zeybek çalışması var.”

İzmir Suiti 7 bölümden oluşuyor. Körfez dalgalarıyla başlıyor eser. Sonra efsane klasik müzik dehalarını İzmir’e getiriyor. Kadifekale’den Kemeraltına yürüyerek oradan Kordonda gezdirerek İzmir’i soluyor Brahms, Chopin ve Rachmaninof.

İzmir’in dağlarında çiçekler açıyor ve Urla’ya gittikten sonra zeybek-cazla İzmir’in misafir odalarında geziyoruz, müzikle, piyano notalarıyla. 

İstanbul Wolksvagen Arena’da Yekta Kopan’la sohbetiyle birlikte dinledim; hem İzmir Suitini hem Truva Sonatını. 

Annesinin vefatından sonra yasını İzmir sevdası ile aşan naif, ince, duygulu, sevecen, evrensel, coşkulu, bu sanatçımız Fazıl Say’dır. 

Fazıl Say, Ömer Hayyam’ın bir şiirini paylaştığı diye yargılanıp ceza almıştı. Dosya Yargıtaya gittiğinde İzmir’de benim Kızılderililerin sonuncusu Mohikan diye seslendiğim uzun saçlı çakmak gözlü Karşıyakalı bir vatandaş Suavi’nin bir açıkhava konserinde Ömer Hayyam’ın o şiirini pankart yapmıştı. Tabii o da yargılandı ve ben bir hukukçu olarak konserdeki 40 bin kişinin, kırk bin Karşıyakalının tanık olarak dinlenmesini talep ettiğimde Mohikan beraat etmişti. Beraat kararını hemen emsal olsun diye Fazıl Say’a ulaştırdı uzun saçlı çakmak gözlü Karşıyakalı. Ve Fazıl Say da beraat etti.

Fazıl Say’ın Truva Sonatı ve İzmir Suiti benim için en güzel doğum günü hediyem oldu. Teşekkürler Fazıl Say.

YORUMLAR

  • 0 Yorum