CHP 1989 ruhuna geri dönebilir mi?
Reklam
Birol KESKİN

Birol KESKİN

CHP 1989 ruhuna geri dönebilir mi?

19 Aralık 2018 - 09:05

 

 

“ CHP Aydın milletvekili Bülent Tezcan, “Yaşadıklarımızdan ders alarak önümüzdeki süreci doğru planlayacağız. 31 Mart yerel seçimleri 30 yıl sonra 89 ruhunun yeniden canlandığı seçimler olacak” diye konuştu.” Gazeteler.

Bir süredir CHP içinde 1989 ruhu konuşuluyor. Nedir 1989?

1989 yılında SHP(Sosyaldemokrat Halkçı Parti) yerel seçimlerde İstanbul, Ankara ve İzmir belediyelerini de alarak birinci parti olmuştu. Olabilir, ne var bunda bir sol parti birinci olamaz mı? diye sorabilirsiniz. SHP’nin birinci parti olmasının, seçmenden en çok oy almasının önemi şuydu; 12 Eylül 1980 Askeri Faşist döneminden sonra sol tekrar birinci parti olmayı başarmıştı. Yani sola karşı ve solu bitirmek üzere yapılan bir askeri diktatörlük tam da sol bitti denildiği dönemde seçimi kazanıyor ve diktatörlük başarısızlığa uğratılıyordu.

Tabii bunun üzerine burjuvazi korktu, hem de çok korktu. Derhal bir formül bulunmalı ve solun yükselişinin önü kesilmeliydi. Askeri yöntemler tutmadığına göre daha ince siyasi yöntemler bulunmalıydı. Bulundu da. SHP’nin içine önceki dönemin köşe dönmeci liberalleri sokuldu. Sonra 12 Eylülden sonra kurulan icazetli Halkçı Parti ve icazetsiz SODEP bileşiminden oluşan SHP içindeki bileşenlerin arasını açma çalışması yapıldı. Olmadı devamında içinde 12 Eylül mağduru devrimcileri barındıran SHP başka bir burjuva partisine DYP’ye yamatıldı. Demirel birden solcu kesildi, karakollar şeffaf olacak dedi ve yükselen halk muhalefetini kendi yönüne kanalize etmeye başladı. O dönemki şimdi rahmetli olmuş ve 12 Eylülden çok çekmiş bazı aydınlar da karanlıktan kurtulmanın formülü olarak SHP-DYP ittifakı olarak gördüler. Ve sonuçta burjuvazi 1989 da birinci parti olan SHP’yi her türlü entrika ile hemen 2 yıl sonra 1991 yılında yapılan genel seçimle 3’üncü sıraya düşürmeyi başardı.

Ve sonra 93-99 arası tekrar kara dönem başladı. Suikastler, katliamlar, faili meçhuller, tam bir karanlık dönem. Ve hemen ardından bu kez başka bir sol damar ve rahmetli Bülent Ecevit’in Demokratik Sol Partisi birinci parti oldu. Sol 12 Eylülden sonra ikinci kez birinci oluyordu ve onun da önü kesilmeliydi. Amerika’nın Irak’a Türkiye üzerinden girmesine izin vermeyen Ecevit hemen suni ekonomik krizle çökertildi ve iktidardan indirildi.

SHP birinci olurken sola ve emeğin etrafında birleşen halkın temelde farklı inanç ve düşüncelerine dayanmıştı. Ama ne zamanki burjuva güdümüne girdi halk uzaklaştı ve onu iki yıl sonra üçüncülüğe düşürdü. Oysa siyasal gelişmenin beklentisi yerel yönetimlerde birinci olanın, hemen devamında yükselişini sürdürerek genelde de birinci olmasıydı. Ama korku dağları sarmıştı ve soldan, solun kırpıntısından, solun zerresinden korkuluyordu ve önü kesilmeliydi.

Sonra 12 Eylül’ün yasakladığı CHP yeniden kuruldu. CHP ve SHP iki ayrı parti olarak devam edemedi ve CHP çatısı altında birleşildi. CHP kurucu değerlerine döndü ve SHP içinden gelen diğer sol ve emeğin etrafında birleşen etnisite kökenli görüşleri tasfiye etti. Sol bir parti ile birleşildiği için yeni CHP’ye de sol dendi ama yeni CHP yöneticileri hiç solu ağızlarına almadı. Devletçilik, Cumhuriyetçilik ve ulusalcılık ağır bastı ve demokratik değerler bu cumhuriyet değerleri üzerine inşa edilemedi.

Geçen yazımda da belirtmiştim; siyasi yelpazenin en sağ ucundan en sol ucuna kadar bütün yelpaze ve bütün renkler ve ara renkler dolu. Siyasi yelpazede sen kendini nerede görürsen gör, yelpazenin diğer renklerinden ne kadar renk almaya-çalmaya kalkışırsan kalkış o renkler bir süre sonra kendi yerlerine oturur.

Şimdiki CHP hâlâ 12 Eylül’ün üzerindeki etkilerini atamadı. Sol; en zor dönemde dahi, 12 Eylülün tanklarla üzerine geldiği, bir milyondan fazla insanı hapse atıp işkencelerden geçirdiği dönemde dahi rahmetli Necdet Calp’in genel başkanlığında özelleştirmelere ve devletin birikimlerinin peşkeş çekilmesine tepki olarak söylediği “sattırmayacağız” söylemi ile Halkçı Parti olarak %30 un üzerinde oy aldı.  

Şimdiki CHP dünya siyasal tarihindeki yeri itibariyle karar vermeli: Siyasi yelpazenin neresindeyim?

1923’te Tam Bağımsızlıkçıydı,Cumhuriyetçiydi, Halkçıydı; 1946’da ortanın soluydu, 1974’te sosyal demokrattı, şimdi ne?

Özgürlükçü demokrat, diye bir söylem geliştirmeye çalıştı ama cılız kaldı.

CHP gerçekten sol mu?

Bu tarihsel bağımsız objektif analiz yazıyı niye yazdım?

Yazımın başında söylediğim gibi CHP içinde 1989 ruhu, başarısı tekrar yakalanabilir mi diye bir arayış var. 1989 başarısı 12 Eylüle karşı sol mücadelenin eseriydi. Gerçek bir sol programla, gerçek bir emeğin bileşenleri ile başarı neden yakalanmasın?

Ama görülüyor ki bugünkü CHP 1989 yılının birincilik getiren sol programını değil 1991 yılındaki üçüncülüğe düşüren burjuva sağ programı uyguluyor.  

Sorumu tekrarlayayım: CHP 1989 ruhuna, başarısına dönebilir mi?


 

YORUMLAR

  • 0 Yorum