CHP'nin yerel seçim stratejisi ne olacak?
Birol KESKİN

Birol KESKİN

CHP'nin yerel seçim stratejisi ne olacak?

30 Ağustos 2018 - 07:28

 

CHP’nin Yerel Yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcısı Seyit Torun stratejinin ipuçlarını önceki günlerde verdi aslında.

 

Torun, kampanyalarında kullanacakları anlayışı şöyle özetledi:

 

“Kampanyamızda artık ‘halkçı çözüm’ ile çözüm üreten belediyecilik anlayışını ortaya koyacağız. Bütün seçim bölgelerinde mutlaka ranta değil halka dayalı çözüm önereceğiz. AKP belediyeciliği artık bitti. Biz, sosyal demokrat ‘çözüm belediyeciliğini’ ortaya koyacağız”

 

   *   *   *

 

Bu sözler üzerine kendi kendime şu anda yönetimde olan CHP’li belediyeler gerçekten “halkçı” mı, gerçekten “sosyal demokrat” mı, gerçekten “çözüm belediyeciliği” mi diye sormadan edemedim.

 

“AKP belediyeciliği artık bitti” mi? diye de sormadan edemedim.

 

Bakın ben objektif olarak soru soruyorum ve irdeleyerek bunlara cevap aramaya çalışıyorum, benim sorularıma yafta ile karşı çıkmanın hiç bir faydasını görmeyenlere söyleyeyim, beni yaftalama çabalarınız bugüne kadar işe yaramadı, bugünden sonra da yaramaz. Onun için sorularıma makul-mantıklı cevaplar verirseniz ben de onları okurlarımla paylaşırım. Öyle geçmişin efsane belediye başkanlarını ölüm yıldönümlerinde onların gölgesine sığınarak mezarı başında anma adı altında iş yapmadan nutuk atmakla olmuyor “halkçı belediyecilik!”

 

   *   *   *

 

CHP İzmir’de yerel yönetimlerde “iktidar”. İstanbul ve Ankara’da AK Parti yerel yönetimde iktidarken Türkiye’nin üçüncü büyük kenti İzmir’de CHP iktidar.

 

Eskiden merkezi iktidara giden yol, yerel iktidarlardan geçerdi. Yerel yönetimlerde başarılı olan siyasi parti genel seçimleri de kazanırdı.

 

Sol anlayış 12 Eylül Askeri darbesinden sonra ilk toparlanışını 1989 yerel seçimlerinde yaptı ve başta İstanbul, Ankara ve İzmir belediyelerini kazanarak Türkiye’de birinci parti oldu. Ancak solun bu çıkışından ürken burjuvazi hemen onun yanına sağcı bir partiyi yamayarak iki yıl sonraki genel seçimlerde olası tek başına iktidarını engelledi ve koalisyona mahkum etti.

 

Bugünün CHP’si kendine sol diyor mu? Bugünün CHP’si dost eleştirilerini kabul ediyor mu? Bugünün CHP’si kendi özüne dönecek mi, gerçekten sosyal demokrat belediyecilik, halkçı belediyecilik yapacak mı?

 

Eğer CHP Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun’un katıldığım görüşleri doğrultusunda hareket edilirse başta İzmir olmak üzere bir çok belediyede köklü değişiklikler olacak demektir.

 

Gerek büyükşehir belediyesi ve gerekse de ilçe belediyeleri kendilerini Seyit Torun’un ölçütlerine vursunlar bakalım; ne kadar “halkçı” lar, ne kadar sosyal demokrat”lar, ne kadar “çözüm belediyeciliği” yapıyorlar?

 

Seyit Torun’un dediği gibi, İzmir’de ranta değil halka dayalı belediyecilik yapıldı mı? Yoksa İzmir’de CHP değil de AK Parti belediyeciliği olsaydı ne değişirdi, ha AKP ha CHP hangisi olsa farketmezdi(mi?), İzmir ranta peşkeş çekildi(mi?) (Prof.İlber Ortaylı’nın İzmir’le ilgili makalesini okudunuz mu?)

 

Bir de bu soruyu CHP’ye oy vermiş kitlelere sorsunlar, seçtiklerinden şikayetlerini dinlesinler.

 

İzmir’i bırakalım İstanbul ve Ankara ile karşılaştırmayı Manisa ile, Balıkesir ile karşılaştırsak dahi hizmet konusunda ne kadar yetersiz kaldığını çıplak gözle görürüz.

 

Ege Bölgesinin merkezi belediyesi olması gereken İzmir hâlâ bu anlayıştan uzak yönetiliyorsa, ufkunun ne kadar sığ olduğunu söylemeye gerek var mı?

 

   *   *   *

 

CHP belirlediği ilkeye sahip çıkıp gerçekten “halkçı” gerçekten “sosyal demokrat” belediyecilik yapmak istiyorsa kadrolarını da buna göre gerçekten halkçı, gerçekten sosyal demokrat kişlilerden seçmelidir.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum