DOLUNAYLI VE SİSLİ İSTANBUL
Birol KESKİN

Birol KESKİN

DOLUNAYLI VE SİSLİ İSTANBUL

21 Şubat 2019 - 09:21

İstanbul !

“dolunaylı ve sisli…Yeditepe İstanbul”

Sisli bir İstanbul sabahından bildiriyorum…

Bursa’dan İstanbul’a geçtim. Şairlerin İstanbul’una.

Nazım Hikmet’in Hep kahır şiirindeki “Dur! bırak kaynasın kahvenin suyu, bana İstanbul’u anlat nasıldı?” dediği, Cahit Sıtkı Tarancı’nın “Bir saadet gibi hatırlıyorum,/Yasemin kokusu ondan,/Teneffüsü benden,/Bir yaz akşamı,/Kandilli iskelesinde.” dizeleriyle seslendiği, Yahya Kemal Beyatlı’nın “Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!/Görmedim gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer./Ömrüm oldukça, gönül tahtıma keyfince kurul!/Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.” diye aşık olduğu, Orhan Veli’nin “Bu şehirde yağmur altında dolaşılır/Limandaki mavnalara bakıp/Şarkılar mırıldanılır geceleri.”diye bırakamadığı şehirdir İstanbul.

Necip Fazıl Kısakürek’in Canım İstanbul’udur. 

“Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;

Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.

İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;

O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.”

*   *

İlk cemre düştü İstanbul’a. Kandırıkçı Şubat ilk oyununu oynuyor. Bahara ilk adımı müjdeleyen havaya düşen cemre, ardından kar getiriyor. Dolunay süper haliyle geceleri aydınlatıyor ve yerel seçim telaşındaki biz yeryüzündekilere gökyüzünden gülümsüyor.

Yerel seçim rüzgarı henüz yok İstanbul’da. 

Bilişim çağında sosyal medya, televizyonlar, dijital ortamlar eski seçim heyecanlarını silip süpürdü. 

Tam da bu noktada adaylar birebir, yüzyüze, el ele dokunarak iletişim yolunu seçtiler. Millet ittifakının adayı Ekrem İmamoğlu’da, Cumhur ittifakının adayı Binali Yıldırım da aynı yöntemi kullanıyorlar, vatandaşa dokunuyorlar.

Yerel adaylar genel başkanlar gibi yüksek perdeden konuşmuyorlar. Ne güzel. Hem İmamoğlu, hem Yıldırım kendi üslupları, yapıları gereği yumuşak tonda mesajlarını veriyorlar. Her iki adayın kişilik yapısına uygun bu üslup. Çatışmacı ortam yerine sakin, dinleyici ve dinlendirici bir seçim atmosferi sonuna kadar böyle giderse demokrasi kazanır. İstanbullu böyle düşünüyor, pazarda, kahvede edindiğim izlenim bu.

   *   *   *

İstanbul’u kim alır? Daha doğrusu hangi ittifak alır? Biliyorum benden beklentiniz şairane dizelerin yanında bu sorunun cevabı olacak ipuçları.  

Bu sorunun yanıtını yerel adaylar mı belirleyecek, Mart başında girilecek atmosfere göre genel başkanların yarışı mı?

Keşke yerel adaylar belirlese yerel demokrasi yarışını.

Ülke sorunları, ülke çözüm yolları, hayat pahalılığı, dış ve iç etkenler, elbette önemli olacak bu Avrupa’da ve dünyada bir çok ülkeden daha büyük bir anakent, bütünkent olan metropol İstanbul’daki yerel seçim sonuçları üzerinde.

Parti içindeki kırgınlıklar, küskünlükler, bir kenara bırakılacak ve başkanlık sisteminin öngördüğü iki öbekte toplanacak oylar. 

   *   *   *

İstanbul’da adaylardan şimdiye kadar dinlediklerime göre bu yumuşak üslubun altında halkın çatışmayı benimsememesinin etkisi var. Bir de kente bakış açısında uzun yıllardır sivil toplum örgütlerinin, çevrecilerin, hayvanseverlerin, kentseverlerin etkin somut muhalefeti ve önerilerinin geniş yer tuttuğunu gördüm. Her iki siyasi ittifaka da kent yönetiminde göz önünde tutulması gereken ilkeler bazında ilkeli kentseverlerin tavrını görmek bir kenti yönetmek için illa siyasi irade sahibi olmak gerekmediği, o siyasi irade üzerinde bilimle de etkili olunabileceği ve katılımcılığın tepeden verilmeyeceği, gerçek katılımcılığın katıldığın anda oluşacağı mesajları bu yerel seçimin göstergelerinden diye düşünüyorum. En azından benim gözlemlemelerim açısından böyle. Her siyasi görüşten insanın beton yığınından yakınması, yerel kalkınma ve yerel hayat pahalılığına çare araması, yeşile ve çevreye önem vermesi ve çevre yarışına girilmesi önemli dikkatler.

   *   *   *

Sisli ve dolunaylı İstanbul’dan yazıma şairlerden dizelerle başladım şairlerin dizeleriyle son vereyim: Vedat Türkali’nin dizeleriyle;

“Boşuna çekilmedi bunca acılar İstanbul/Bekle bizi/Büyük ve sakin Süleymaniyenle bekle/Parklarınla köprülerinle kulelerinle meydanlarınla” 


YORUMLAR

  • 0 Yorum