Hocalı Katliamı 27'nci yılında lanetleniyor!
Birol KESKİN

Birol KESKİN

Hocalı Katliamı 27'nci yılında lanetleniyor!

27 Şubat 2019 - 09:58

1992 yılında 25 Şubatı 26 Şubata bağlayan gece Azerbaycan Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan katliam aradan geçen 27 yıl sonra Türkiye ve dünyaca artan bir bilinçle lanetlenmeye devam ediliyor.

Hocalı’da yaşananları Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi, İnsan hakları İzleme Örgütü katliam olarak değerlendirdi. Gerçekte o dönem Ermenistan yönetiminin kendi ifadeleriyle bir öc alma katliamıydı ve bu bir uluslararası huya göre soykırımdı. 

1992 yılında Hocalı soykırımına sessiz kalan dünya 1995 yılındaki Bosna’da Srebrenitsa’da yaşanan Sırp yönetiminin yine öc alma diye açıkladığı Boşnaklara yönelik soykırıma sessiz kaldı. 

1990’lı yılları Türkiye, Güneydoğu Avrupa, Kafkaslar, Orta Asya bir bütün değerlendirdiğimizde büyük bir projenin uygulandığı görülmektedir. 

1989’da başlayan SSCB’nin (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) çözülme sürecinin ve Amerika’nın Avrupa’ya ve Asya’ya yerleşme süreci ile at başı gitmesinin sancılarını, acılarını bu bölgelerde yaşayan masum halkların çektiğine şahit oluyoruz. 

Emperyalist kıskaç sonucu Anadolu’da da aynı yıllarda katliamlar yaşandı. Sivas ve Başbağlar katliamlarındaki yabancı parmağı -Geçmişteki Sivas, Çorum ve Kahramanmaraş katliamlarında da emperyalist CIA ajanlarının parmağı-ortaya çıktığı halde yerel nedenlere bağlanmaya çalışılması bize bütünü görmemizi engelleyen bir yaklaşım olarak geliyor. 

Bir ara her şeyin altında emperyalizmi arayanlara paranoyak gözü ile bakılırken emperyalizmin parmağı olayların tam göbeğinde ortaya çıkınca sağı-solu-ortası iç ve temel olmayan çelişkileri kaşımak yerine emperyalizmin dünyada yaptıklarını bir bütün görmeye başladı. 

Türkiye maalesef bu süreçte olumlu sınav vermedi. Hocalı Katliamını kınama, lanetleme, bunu uluslararası platformlara taşıma, soykırım kararı çıkartma konusunda yetersiz kaldı. 

Çok ilginçtir Azerbaycan devleti de halka sorarsanız Türk milleti için “biz bir millet iki devletiz” demelerine rağmen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletini hala tanımamıştır. Ben bu kıt aklımla bunu anlayamıyorum. Ya benim anlayamadığım çok büyük uluslararası siyaset var ya da anlayan beri gelsin.

Katliam, soykırım, işkence ve idam konusunda devletlerin, milletlerin çelişkili tavırları var. Oysa bana göre katliamı, soykırımı, işkenceyi, idamı kim kime karşı yaparsa yapsın lanetlenmelidir.!

Mısır’da gençler geçen hafta idam edildiler, Avrupa Birliği bu hafta Mısır’da Kızıldeniz’in mavi sularında tatil yeri Şarm el Şeyk’te zevk sefa içinde görüşmeler yapıyor!

İdama karşıysanız her idama karşı olacaksınız. Mısırlı gençler terörist diye idam ediliyor. Tabii devletler masumları idam ettik mi diyecekler?! Ben terörizme karşıyım, terörist bahanesi ile yapılan idama da karşıyım. İdama karşı olanlara yapılan suçlama sanki suçluyu savunuyormuşlar diyedir. Oysa suçlu savunulmadan da idama karşı olunabilir. Amerika’da ilaçla, elektrikli sandalye ile idam bazı eyaletlerde hala var. Ben ABD’deki idama da karşıyım, Çin’deki idamlara da karşıyım, İran’daki, Irak’taki idamlara da karşıyım. Devletler suçluyu “beslemek yerine öldürmeyi” tercih ediyorlar. Devlet bir tüzel kişiliktir ve insan öldüremez!


Hocalı katliamının 27’nci yılında soykırım uygulayanlara lanetimizi bir kez daha dile getirirken bunun halkların, milletlerin yeni çatışma alanları yaratılmamasına da özen göstermemiz gerekiyor. Ermeni halkı, Azeri halkı, Irak halkı, İran halkı, Suriye halkı ve halkımız, Türk halkı, Türk milleti yaşananlardan sorumlu değildir. Halklar emperyalist devletlerin kıskacında kendi aralarındaki tarihsel süreçte zamanla çözülebilecek sorunların kaşınması ile birbirine düşman yapılıyorlar. Oysa eğer bir düşman belirlenecekse bu da halkları aynı ABD’nin kızılderilileri böl-yönet politikaları ve birbiri ile savaştırmaları ile yok eden zihniyete düşman olmak gerekir. 

Hocalı katliamı ülkemizde de ayrışmaya değil, bir bütün olmaya, katliamlara, soykırımlara, işkencelere ve idamlara karşı birlik olma bilincine ulaşmaya vesile olmalı. 


YORUMLAR

  • 0 Yorum