Kim kazandı kim kaybetti?
Birol KESKİN

Birol KESKİN

Kim kazandı kim kaybetti?

03 Nisan 2019 - 11:07

31 Mart yerel seçimleri sonuçlandı ama sonuçlar üzerinden itirazlar ve tartışmalar devam ediyor.

Tartışmalar ‘kim kazandı, kim kaybetti’ üzerinden yapılıyor.

İstanbul’da Millet İttifakının CHP’den aday gösterdiği Ekrem İmamoğlu seçimi kazandı. Cumhur İttifakının AK Partiden aday gösterdiği Binali Yıldırım kaybetti. Ama şimdi İstanbul’un bütün ilçelerinde seçim sonuçlarına itiraz ettiklerine göre seçim kurulundan mazbata alana kadar konu askıda mı kalacak?

Ankara’da millet ittifakının CHP’den aday gösterdiği Mansur Yavaş belediye başkanlığını kazandı. Cumhur ittifakının AK Partiden aday gösterdiği Mehmet Özhaseki seçimi kaybetti. Ama şimdi Ankara’nın bütün ilçelerinde seçim sonuçlarına itiraz ettiklerine göre seçim kurulu mazbata verene kadar konu askıda mı kalacak?

Doğrudur, seçimde oy kullanıldı ve halkın tercihinin göstergesi oy’du ve oy sayısı seçimin, demokrasinin ölçülebilir tartısı idi.

Peki konuya ‘kim kazandı kim kaybetti’ yönünden değil de seçimin ‘tercih’, ‘nasıl bir tercih’ olduğu yönünden bakamaz mıyız?

Oy kabinine girdiğimizde seçmen pusulasına vurulan mühürde ‘kazanan, kaybeden’ yazmıyor, peki ne yazıyor; TERCİH yazıyor.

Örnek vermem gerekirse Tunceli’de belediye başkanı seçilen Türkiey Kominist Partisi adayı Mehmet Fatih Maçoğlu seçimin ardından şöyle diyor: “Halkın iradesi ortaya çıktı. Halk kendisine oy verdi”

Seçim neydi? İradenin, eğilimin, temayülün, tercihin ortaya çıkarılmasıydı!

Yani kazanma-kaybetme yarışı değildi.

Kapitalist söyleme göre kazanmaktan bahsedecek olursak çok yanlış sonuçlara yol açabiliriz. Kazanan, kazancını neden paylaşsın ki? Kazanan, kaybedene neden baksın ki?

Oysa seçimde çıkan irade şöyle diyemez: “Ben kazandım, gerisi beni ilgilendirmez.”

Diyemez, böyle diyemez. Ama seçimi kazanmak-kaybetmek ikilemine sıkıştıranlar der. Ben bir gazeteci olarak, bir hukukçu olarak halkın iradesinin, halkın tercihinin doğru tespit edilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Bakın, İzmir Büyükşehir Belediye başkanlığına seçilen CHP’nin adayı Mustafa Tunç Soyer oy sayımı sonucunda açık ara farkla önde olduğu belirlenince ‘ben kazandım, biz kazandık’ demedi. Çok doğru bir felsefe ile halkın iradesini ortaya koydu. Sayın Tunç Soyer şöyle açıklama yaptı:

“İzmir iradesini çok renkten, çok sesten ve çok nefesten yana kullanmıştır. İzmir birlik beraberlikten yana oyunu kullanmıştır. Türkiye’de bütün büyükşehirler arasında İzmir CHP ile en çok oy alan kent olmuştur. Bununla gurur duyuyoruz. İzmir her türlü haksızlığa hayır demiştir. Bizi gömmeye çalıştılar ama unuttukları bir şey vardı; biz tohumduk. Bir gidip bin gelirdik. Öyle de oldu. İzmirlilere teşekkür ediyorum, İzmirlileri kalbimle kucaklıyorum. Bugünden itibaren İzmir Büyükşehir Belediyesi bir ana olacak ve bütün evlatlarını aynı şefkatle kucaklayacak. Hiçbir kimseyi ayırmayacak ve üvey evlat muamelesi yapamayacaktır. İzmir Türkiye de siyasetin dilinin değişmesi gerektiğini gösterdi. Sevginin, biraradalığın dilinin mümkün olduğunu gösterdi. Bu nedenle de İzmir’e teşekkür ediyorum. Yarından itibaren yoksullukla işsizlikle mücadeleye başlayacağız. Refahı daha adil paylaştırmak için canla, başla, çalışacağız.”

Son söz: Kazanan kaybeden yok, halkın iradesinin, tercihinin belirlenmesi var.


YORUMLAR

  • 0 Yorum