Hayatını tek bir "şey"e adamak...
Buğutay  Benli

Buğutay Benli

Hayatını tek bir "şey"e adamak...

13 Şubat 2019 - 09:48

Spor benim tutkum... yazmayı çok sevdiğim fakat bu sefer 14 Şubat'a dair bir yazı kaleme alıyorum.

Birinin elini tutmak yada biriyle sarılıp koklaşmak demek değil aslı işin...

Bir “şey” için adamak hayatı ve vazgeçmek sonsuz imkanlardan onsuzken.

Aziz Valentin yani “Aşıkların Azizi” antik dönemde Roma'da varolmuş inanışa göre dönemin en değerli azizlerinden birisidir. Özellikle günün koşullarına bakmaksızın inandığı gerçekliğin içinde kendini var edebilen ve çevresindekilere de bunu aşılamak adına yönlendirici olan bir felsefeyi yansıtmaktadır.  Valentine ya da Valentinus, Hristiyan inanışına göre Roma azizlerinden biridir. 269 yılı civarında öldürüldüğü sanılmaktadır. Valentine, her yıl 14 Şubat günü anılır, zamanla bu gün Sevgililer Günü'ne dönüşmüştür. Buraya yeniden döneceğiz. 14.yüzyılda varolmuş İngiliz şair Chaucer, tarihte yazılı olarak romantizmi ve aşkı birarada kullanan ilk kişidir. Chaucer'ın ifadesine göre gökyüzünün sahipleri kuşlar, ruh eşlerini 14 Şubat gecesinde bulurlar ve onlarla eşleşirler. Aziz Valentin'e geri dönecek olursak, dönemin İmparatoru 2. Claudius’un emriyle öldürülmüştür. Sebebi ise o çağda erkeklerin savaşa motive olması ve hayatlarını savaşarak feda etmeleri gerekirken, Aziz Valentin'in çağrısıyla onu izleyen erkeklerin ruhlarını bir kadına adamaları, imparatorun bu kararı almasını sağlamıştı. Ama bu herşeyin başlangıcı olacaktı. İmparatorun yasağına rağmen Hristiyan çiftlerin evlendirilmesine yardımcı olduğuna dair hakkında efsaneler anlatılan Aziz Valentin’in anısı, geleneksel olarak romantizmle en çok örtüşen 14 Şubat’ta yani kuşların ruh eşlerini bulduğu o gecede hayat bulur ve daha çok İngiliz geleneklerinde Aziz Valentin Günü olarak ortaya çıkar.  

Kuşların daima kendilerini “oraya” ait hissetmedikleri bir zamanı olur. İşte bu zamanlarda katederler en çok mesafelerini. Bu dönemlerde yaptıkları şey aslında mesafeleri katetmek değil, arayışları için bir yolculuktur. Bir yolculuğu kıymetli kılan yegane unsur, yolun sonunda ulaşılan yer midir? Yoksa o yolculuğun kattığı tecrübeler mi? Eğer bir hedefe doğru ilerliyorsak ve tutkuyla inanıyorsak, yol'un ulaştığı hedefi gördüğümüzde onu yola çıkarken düşlediğimizden daha fazlasıyla istiyor hale gelmiş olmalıyız. Çünkü başlangıçtan- varış noktasına gelene değin yaşananlar “değer” katmış olmalıdır. İşte 14 Şubat'ın hakkını vermek tam da budur. 

14 ŞUBAT BUDUR

Siz 15. Şubat 2018'den,

“13. Şubat 2019'a kadar nelerden vazgeçtiniz kendinizden O'nun için;

neleri kattınız kendinize O'nun için,

neleri aştınız O'nun için... işte bunların yanıtını dolu dolu verebiliyorsanız sizin için geliyor 14 Şubat 2019. 

Avm'deki kahve veya markadaki kıyafet değil, minik bir gül belki yeter bu sevgi için...

Ve gözlerinizi kapattığınızda O, orada  mıydı sizin için? İşte 14 Şubat budur. “Ekonomimizi yıkmak için bir şaka bu” demek, görmezden gelmek manasızken, oraya buraya planlanıp hazırlanmakta manasızdır. Aziz Valentin kellesini bu işe neden koydu hatrınıza gelsin yeniden; “onu izleyen erkeklerin ruhlarını bir kadına adamaları”.. ve kuşların gökyüzünden yere inip ruh eşlerini bulmaları.. İşte 14 Şubat budur.


YORUMLAR

  • 0 Yorum