Kıdem tazminatı 2017
DİLEK ETE

DİLEK ETE

Kıdem tazminatı 2017

07 Haziran 2017 - 00:23

Kıdem tazminatı ülkemizde, 1475 sayılı kanunda belirlenmiş olan şartlarda iş akdinin feshedildiği durumlarda işverenin işçiye ödediği, miktarı hizmetin süresine ve ücrete göre değişiklik gösteren, ödenecek azami rakamı belirlenmiş olan bir işçi alacağıdır.

Ülkemizde bugüne kadar yapılan anket ve istatistik çalışmalarla şu an bulunan kanunlara göre 4a statüsündeki sigortalıların sadece %14’ü kıdem tazminatından yararlanabilmektedir. Sistemin bütün 4a statüsünde çalışan sigortalıları kapsayacak şekilde yeniden düzenlenmesi gündemdedir.

Kıdem tazminatı için değişik görüşler olmasına rağmen genel olarak iş güvencesi ve işsizlik sigortası olarak değerlendirilmektedir.

Ülkemizde ilk kez 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunu ile mevzuata girmiştir. Şu anda kıdem tazminatı, yürürlükten kaldırılmış olan 1475 sayılı İş Kanunu uyarınca uygulanmaktadır. 2003 yılında kabul edilen 4857 sayılı İş Kanunu’nda kıdem tazminatına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır.

Uygulamada olan kıdem tazminatı düzenlemesi çalışmanın emeklilik, malullük aylığı, toptan ödeme almak, kadın işçinin evlenmesi, askerlik gibi nedenlere bağlı olarak veya bazı hallerde işveren ya da işçi tarafından feshedilmesi durumunda kendilerine, ölüm halinde ise hak sahiplerine en az bir yıl çalışmaları koşulu altında her yıl için 30 günlük ücretleri tutarında bir ödeme yapılması şeklinde düzenlenmiştir.

Ülkemizde kıdem tazminatı büyük firmalar dışında çoğunlukla ödenmeyen bir işçi alacağına dönüşmüştür. Kıdem tazminatı ödememek için işverenlerin, tazminata hak kazanma süresinden önce işçiyi işten çıkarma, istifaya zorlama veya kayıtdışı çalıştırma gibi yollara başvurduğu görülmektedir. Yabancı yatırımcı için de kıdem tazminatı bir yük olarak değerlendirilmektedir.

Kıdem tazminatını işçinin yıpranmasının karşılığı, işyerine bağlılığının karşılığı, işyerinde geçmiş bulunan emeğinin karşılığı, işsizlik veya emeklilik sigortası karşılığı, işçinin işini kaybetmesinin karşılığı gibi çeşitli şekillerde değerlendirmek mümkündür.

Ülkemizdeki tarihine göz atacak olursak ilk kez 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunu ile kıdem tazminatı yürürlüğe girmiştir. Ayrıca Basın İş Kanunu ve Deniz İş Kanunu’nda da kıdem tazminatına ilişkin çeşitli düzenlemelere de yer verilmiştir. 1950 yılına kadar yürürlükte kalan 3008 sayılı İş Kanunu’nda kıdem tazminatına hak kazanabilme koşulları; kıdem tazminatı hesabında nazara alınmak suretiyle 5 yıl çalışmış olmak ve iş akdinin feshedilmiş olması olarak düzenlenmiştir. Hizmeti beş yıldan fazla olan işçiye her bir tam yıl için ayrıca 15 günlük ücret tutarında tazminat verilir maddesi yer almaktadır.

25.01.1950 tarihinde 5518 sayılı Kanun'la , işçinin kıdem tazminatı hakkı belirli koşullara bağlanmıştır. Yine bu kanunla işçinin kıdem tazminatı hak edebilmesi için en az 5 yıl çalışma hakkı 3 yıla düşürülmüştür.

28.07.1967 tarihinde ise 931 sayılı İş Kanunu ile 3008 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. İlk kez bu kanunla “Hizmet akdinin işverenin ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan hal ve tavırları dışında kalan sebeplerle işveren tarafından veya sağlık durumları nedeniyle ya da ahlak ve iyi niyet kurallarına riayet edilmemesi gibi sebeplerle işçi tarafından veya muvazzaf askerlik gibi fesih halinde 3 yıldan fazla çalışmış olmak koşuluyla işe başladığından itibaren her 1 tam yıl için işçiye 15 günlük ücreti tutarında bir tazminat verilir. 6 aydan fazla süreler yıla tamamlanır” ifadeleri yer almıştır.

Fakat 931 sayılı İş kanunu da 15.05.1970 tarihinde Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararından sonra , 1475 sayılı Kanun 12.11.1970 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

12.07.1975 tarihli 1927 sayılı Kanun ile kıdem tazminatına hak kazanmak için gerekli kıdem süresinin 3 yıldan 1 yıla indirilmesine ve her tam kıdem yılı için ödenecek tazminat miktarının 15 günden 30 güne çıkarılmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Yine bu kanun ile kıdem tazminatında tavan uygulaması da başlamıştır. 2762 sayılı Kanun'la, kıdem tazminatının üst sınırı en yüksek devlet memurunun 1 hizmet yılı için alacağı emeklilik ikramiyesini geçemez şeklinde düzenlenmiştir.

30.07.1983 tarihli 2869 sayılı Kanun'la kadın işçilerin evlendikleri tarihten itibaren 1 yıl içerisinde kendi arzuları ile ayrılmaları halinde, kıdem tazminatından yararlanmaları sağlanmıştır.

Ayrıca bu kanunla zamanında ödenmeyen kıdem tazminatları için, ödenmeyen süreye göre mevduata uygulanan en yüksek faizin ödenmesi hükmü getirilmiştir.

25.08.1999 tarihli ve 4447 sayılı Kanunla 1475 sayılı Kanunun kıdem tazminatını düzenleyen ilgili maddesine kanunda öngörülen yaş haddini beklemeksizin yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları halinde de kıdem tazminatı ödenmesi hususu eklenmiştir.

Devam edecek.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum