Kıdem tazminatı fonu
DİLEK ETE

DİLEK ETE

Kıdem tazminatı fonu

08 Haziran 2017 - 09:52

Dün ilk bölümünü yayınladığımız Kıdem Tazminatı konusuna bugün, fon kısmı ile devam ediyoruz.

Kıdem tazminatına ilişkin bir fon oluşturulması fikri pek çok kez dile getirilmiş olmasına karşın, konuyla ilgili bir düzenleme bugüne kadar yapılmamıştır. Kıdem tazminatına ilişkin Türkiye’deki mevcut uygulama, 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14'üncü maddesi uyarınca uygulanmaktadır. Bu maddeye göre kıdem tazminatı alma şartları;

* İşçinin haklı bir nedenle istifası etmesi halinde,

* İşveren tarafından işçinin ahlaksız veya yüz kızartıcı davranışı gibi sebepler dışında işten çıkarılması,

* Muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla,

* Bağlı bulundukları kanunla kurulu kurum veya sandıklardan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla, 506 sayılı Kanun'un 60. maddesinin birinci fıkrasının a bendinin (a) ve (b) alt bentlerinde öngörülen yaşlar dışında kalan diğer şartları (7000 gün veya 25 yıldan beri sigortalı bulunup ve 4500 gün malullük, yaşlılık, ölüm sigortaları primi ödemiş olmak) veya aynı Kanun'un Geçici 81'inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için öngörülen sigortalılık süresini ve prim ödeme gün sayısını tamamlayarak kendi istekleri ile işten ayrılmaları durumunda

* Kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile işten ayrılması halinde

* İşçinin ölmesi halinde , her çalıştığı tam yıl için brüt bir aylık ücreti ödenir şeklinde yasa ile düzenlenmiştir.

Kıdem tazminatının yıllık miktarı Devlet Memurları Kanunu'na tabi en yüksek devlet memuruna ödenecek azami emeklilik ikramiyesini geçemez.

Ülkemizde çoğunlukla görülen işçilerin sözleşmelerini haklı bir gerekçe olmaksızın kıdem tazminatı almalarını engelleyecek şekilde sonlandırılmasıdır. İşçilerin kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izine hak kazanmalarını engellemek amacıyla bir yıl dolmadan işten çıkartıp daha sonra tekrar geri alması ile11 aylık sürelerle işçilerin giriş çıkış yapılmasıdır. Ülkemizde çalışan işçilerin %70'i kıdem tazminatı almadan işten ayrılmaktadır.

İşten çıkarılma riskine karşı işçileri koruma amacıyla oluşturulan kıdem tazminatı uygulaması, işverenlerce ilave yük getirdiği gerekçesiyle büyük işletmeler dışında çoğunlukla ödenmeyen belirsiz bir ödemeye dönüşmüştür. Kıdem tazminatının işten çıkarma maliyetlerinin yüksek olmasına yol açması, işletmelerin bu yükten kurtulmak için kayıtdışı istihdama yönelmesine ya da işverenlerin yeni işçi istihdam etme yerine mevcut işçileri daha fazla çalıştırma yolunu seçmelerine neden olmaktadır.

OECD ve Dünya Bankası gibi çeşitli kuruluşlar tarafından da işsizlik sigortasının yürürlüğe girmesi ile birlikte kıdem tazminatının kaldırılarak işsizlik sigortasına ilişkin düzenlemeler yapılması gerektiği belirtilmektedir. Ayrıca pek çok ülkenin kıdem tazminatına ilişkin bir düzenlemeye sahip olmadığı ve kıdem tazminatı ile işsizlik sigortasını bir arada uygulayan ülke sayısının da oldukça sınırlı olduğuna dikkat çekilmektedir

Dünya Bankası tarafından 2006 yılında yayımlanan Türkiye İşgücü Piyasası Raporu'nda ülkemizdeki kıdem tazminatının koşullarının diğer ülkelere oranla daha ağır olduğu, örneğin Türkiye’de 20 hizmet yılını doldurmuş bir işçinin 20 aylık kıdem tazminatına hak kazandığı; aynı hizmet yılı için OECD ülkelerinde bir işçinin 6 aylık, Doğu Avrupa ve Orta Asya ülkelerinde 4 aylık, diğer orta gelir düzeyindeki ülkelerde ise 10 aylık kıdem tazminatına hak kazandığı belirtilmektedir.

Devam edecek.

YORUMLAR

  • 0 Yorum