Gültepe Belediye Başkanı Aydın Erten
HAKKI ÜLKÜ

HAKKI ÜLKÜ

Gültepe Belediye Başkanı Aydın Erten

19 Şubat 2019 - 10:37

Rahmetli Aydın Erten, tam bir deli fişekti. Gültepe; Konyalının, Erzurumlunun, Bulgaristan ve Yugoslavya’dan göç edenlerin semtidir. Bütün bunları bir araya getiren ve ilginç bir anlayışla belediyeyi yönetendir, Aydın Erten. Belediye deyilince öyle saray falan değil. Muhtarlık binası gibi bir yer. O zamanki nüfusu 40 bin civarında idi. Ve değişik yerlerden gelenlerin yönetilmesi her zaman zordur. Ama zor olanın üstesinden gelmiştir, bizim deli fişek. Verilecek örnekler çoktur. Onlardan aklımda kalanları sizinle paylaşmak istiyorum. Saray gibi olmayan binanın önünde 2 bayrak vardır. Zafer takı biçiminde borularla birleştirilmiş derme çatma bir görünümü gibi olsa da anlamı büyüktür. Bu zafer takı görünümünü, binanın sağ tarafına belediyenin amblemini, sağ tarafa da Atatürk'ün kalpaklı resmini koymuştur. Hatta 12 Mart yöneticileri o resmi Lenin’i andırıyorlar diye yasaklamışlardır. Tabi bunu yapanlar malum çevreler. Bu kadarla da kalmamıştı bizim deli fişek. Işıklı bir levhaya bir tabela asıp kocaman kocaman harflerle “İŞÇİ SINIFI POLİTİKANIN NE DIŞINDADIR NE DE TARAFSIZDIR. SENDİKALAR SERMAYEYE KARŞI EMEĞİ KORUMAKLA GÖREVLİ OLDUĞUNA GÖRE TARAFLARDAN BİRİDİR. BU NİTELİĞİ İLE SİYASAL VE EKONOMİK YÖNÜ SOLDA OLAN BİR KURULUŞTUR. EMEĞE SAYGILI, EMEĞE HAK ETTİĞİ EKONOMİK VE SOSYAL DEĞERİ VEREN SİYASAL PARTİLERİ ELBETTE DESTEKLEYECEKLERDİR. ANCAK BU DESTEKLEME PARTİYE OY VERMEKTEN İBARET KALMAYACAKTIR. DESTEKLENEN PARTİNİN KARAR VE YÖNETİM ORGANLARINDA, GÖVDESİNDE KENDİ AĞIRLIĞINCA YER ALARAK SİYASET OLUŞTURMA GÖREVİNE KATILACAKTIR…”

Üniversiteyi yeni bitirmiş, fakültenin cemiyet başkanlığını yapmış, 32 yaşında bir kişinin Gültepe’yi adeta üniversitedeki öğrenci derneklerine benzetmek gibi bir ideali hayata geçirmek anlamını taşır. O, bir taraftan mahalle aralarında lokaller açarak, diğer taraftan o lokallerde toplanan halka, sınıf bilincini vererek belediyecilik yapmak, her baba yiğidin harcı değildir. O bunları yaparken aynı zamanda, İzmir'de Amerikalı denizcileri “go home” diyerek denize atanlardan biriydi. Yani 68 Gençliğinin İzmir’deki önderlerindendi. Partiyle arası iyi değildi. Nedeni de parti tüzük ve programının dışında hareket etmesiydi. Hani Nazım Hikmet'in dediği “ben babamdan ileri, doğacak çocuğumdan geriyim” şiirinde bahsettiği gibi. Çünkü devlete de kafa tutardı. Örneğin, memur yardımlaşma kurumu kısa adı MEYAK olan kesintilerini ödemezdi. Belediyenin borçları var. Bir de ayrıca nereye gittiği belli olmayan MEYAK’a kesilen paraları memurlara verirdi. Rüşveti kesince, bu kesintileri ödemeyince giderek borcu en aza indirmiştir, Aydın Erten. Zaten çizgi dışında bir belediyecilik yaptığından iki de bir tutuklanırdı. Bazı belediye başkanlarının çiçek, böcek, deniz gibi amblemleri yerine, çarklı güvercinli bir belediye amblemi yaptırmış, Belediye binasının önünde kocaman bir bayrakla, işçi sınıfını ve barışı temsil ettiğini adeta haykırarak milletin gözünün içine sokmuştur. Hele zabıtaların büyükçe bir rozet olarak yakalarına taktıkları bu rozeti görünce çok keyifleniyordu. Belediyeciliğe “7 kocalı değil 77 kocalı Hürmüz” gibiyiz derdi, Devletin baskısı için. Ama öğle bir noktaya gelindi ki, o günün AP'li müteahhitleri bile rüşvet ve yolsuzluğun olmadığı bir belediye de iş yapmanın üstlenici olmanın ne kadar iyi bir şey olduğunu görerek Başkan’dan çok memnunlardı. Bu durum da Başkan’ın bir kez daha seçilmesini kolaylaştırıyordu. İşte böyle birisiydi, Aydın Erten.


YORUMLAR

  • 0 Yorum