HAKKI ÜLKÜ

HAKKI ÜLKÜ

İZ BIRAKMAK

22 Ocak 2019 - 09:00

Koca Mimar Sinan'ın  Kayserili bir Ermeni olduğunu  değil de  iz bırakmış  bir büyük mimar olduğunu bütün dünya bilir. 92 yaşındayken de  en büyük eserini yarattığını bilmeyenimiz yoktur  herhalde.
Beethoven  adı geçince  onun  işitme engelli olduğunu insanlar bilemeyebilir ama 'Dokuzuncu Senfoni ' ya da ' Ayışığı Sonatı'  öyle mi... Büyük Beethoven'i Beethoven yapan bu iki parça değil midir ?
Thomas Edison denilince bütün dünyanın aklına öncelikle elektrik geliyor. Nedeni çok basit. Edison eşittir elektrik!
Cruyf, Backenbauer, Pele, Lefter denince de aklımıza hemen  gol ve futbol gelmez mi ?
Beyin cerrahisi denilince aklımıza gelen iki isimden biridir Gazi Yaşargil.
Matematik denilince de hangi birimiz anımsamaz ünlü Cahit Arf'ı?
Benim kuşak ' Horoz Nuri ' denildiğinde  hemen Vahi Öz'ü, vamp denildiğinde de Suzan Avcı'yı aklına getirir.
Fidel Kastro, Elvis Presley, Joan Baez, Alain Delon, Frazier, Salvador Dali gibi isimler de siyaset, müzik, sinema, boks ve resim alanlarında  ' iz ' bırakmış  dünyalılar...
Bugün ünlü  olan şarkıcı ve futbolcularımızın  gelecekte de ünlü  birileri olarak anılmaları sizce mümkün mü desem ' evet ' diyeniniz  ne kadar olur acaba ?
Bir zamanlar Öztürk Serengil vardı. Bir zamanlar Kemalettin Tuğcu vardı. Şimdi ansiklopedilerde  görüyoruz onları. Anma törenleri, anımsayan, adına geceler düzenleyen var mı hiç ?
Salihli Lisesi'nde alanlarında başarılı olmuş öğretmenler vardı. Aklımda kalan sadece Turan Alptekin. Bir de matematikçi Arif Bey vardı.
Terzi denildiğinde de istasyondaki Rahmi Usta'yı, gazeteci denildiğinde de Arap Metin'i anımsarım hep.
Çünkü iz bıraktılar bende.
Edirneli Osman Nevres adıyla bilinen Gazeteci Hasan Tahsin,  Behçet Uz, Zafer Keskiner, Ekrem Akurgal da...
Herbiri gazetecilik, belediyecilik ve arkeoloji alanlarında  binlerce- milyonlarca insanın belleğinde yer aldı çünkü.
Yerel seçimlere doğru ilimizde ve ülkemizde olup bitenleri yakından izlemeye çalışıyorum ben de, herbiriniz gibi.
Polemiklerin yaşandığı İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı yarışını da heyecanla takip ediyorum tabii ki.. Çok soruluyor elbette... Adayımın  kim olduğundan tutun da kimlerle yakın dostluğumun olduğuna kadar...
Ben, iz bırakmış olanların tercih edilmesinden yanayım. Çalışkan, projeci, kendini kanıtlamış ve iz bırakacağına inandığım adaylardan yanayım.
Partisiyle- partisinin yönetici ve üyeleriyle iyi anlaşan,  insana saygıyı her şeyin üstünde tutan,  dirayetli kadrolar kurabilmiş, tuttuğunu koparan, Sayıştay denetiminden alnının akıyla çıkabilmiş, sözüne güvenilen, tutarlı, bugün söylediğini yarın unutan siyasileri tercih etmediğimi, etmeyeceğimi yakınlarım bilir. Bunlar, bilinen ayaküstü muhabbetler... Hep dillendirdiğim konular...
Öncelikle ve özellikle  kentin tarihine yaptığı belediyecilikle  iz bırakmış olanları tercih ediyorum. Ekibiyle  anlaşmakta  sorunlar yaşayan, partisinin seçilmiş kadrolarını uluorta   azarlayan, belediyeyi kamu kurumu gibi değil de şirket gibi yöneten, eleştirilere kulak  asmayan, yağmur yağdığında kentini göl- gölet olmaktan kurtaracak bir ekiple çalışabilen başkan istiyorum ben.
Öncelikle sözüne güvenebileceğim,  tutarlı ve  demokrat başkan istiyorum kentime. İz bırakmış olan varsa onu desteklemek,  yoksa... 
 İz bırakacağına inandığım / bana o güveni veren bir başkası...
Yıllarca Başkanlık yapmış olmasına karşın iz bıraktığına inanmadığım sayın başkanlarıma da  ' kenarda dinlenin biraz ' demenin daha  uygun olduğunu düşünüyorum.
İzlemek, abilik de güzel çünkü. Başkanlık meslek değil ki...
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum