Kentleşme nedir ve nedenleri
Reklam
HAKKI ÜLKÜ

HAKKI ÜLKÜ

Kentleşme nedir ve nedenleri

12 Mart 2019 - 02:24

Bu yazıyı okuduğunuzda seçime 20 gün kalmış olacak. Sanayileşme ve ekonomik gelişmeye paralel olarak kent sayısının artması ve o kentlerin büyümesi sonucunda, örgütlenme, işbölümü ve uzmanlaşmanın artması, insan davranış ve ilişkilerinde kentlere özgü değişikliklerin ortaya çıkması sürecine “kentleşme” deriz.

Kentlere yığılmalar belli bir süreçten sonra kaçınılmazdır. Ama bu yığılmalar sonucunda eğitimde, sağlıkta, ulaşımda, çevrede çeşitli sorunlar yaratır. Bu arada köylerde görülmeyen hırsızlık, adam öldürme gibi suçlara çok sık rastlanmaya başlanır. Aliağa gibi başıbozuk bir sanayileşme, hava kirliliği sorununu gündeme getirir. Bunun sonucunda da kanser, deri hastalıkları ve körlük gibi durumların ortaya çıkmasına neden olur. Gürültü kirliliği, insanları gerginleştirir. Yığılma olduğu için de işsizlik baş gösterir. Tabi eğitim hizmetleri aksamaya başlar. Çünkü kalabalıklaşan nüfus, okul ve sınıfların gerekli eğitim ve öğretimi vermekte yetersiz kalırlar. İkili, üçlü öğretim gibi saçma sapan denemelere başvurulur. Toplu taşıma da yetersiz kalınca insanlar, Aliağa örneğinde olduğu gibi özel taşıtlarını kullanırlar. Bu da trafik sorunu, otopark sorunu ve hava kirliliği gibi çeşitli sorunları beraberinde getirir.

Kentleşme aynı zamanda su kirliliğine neden olur. Bugün evlerde içme suyu olarak kullandığımız suların %80'ni paralıdır. Kentleşmenin beraberinde getirdiği sorunlardan belki de en önemlisi ağaçların, yeşil alanların ve ormanların yok edilmesidir. Tabi göç olgusu plansız ve kaçak konut yapımına sebep olur. Size bir örnek vereyim; 1989 yılında henüz seçimler olmadan, belediye personeline nezaket ziyareti yaptığımda, binanın üst katlarında, pencereden dışarıya bakınca, ormanların içerisine, hızla gecekondu yapıldığını görmüştüm. Dönemin iktidarı “Tapu Tahsis Belgesi” adı altında, seçime giderken insanları kandırma amacıyla, böylesi bir yasa çıkartmış. Anadolu’nun değişik yerlerine Aliağa'ya göç eden insanların çoğu bunu fırsat bilip, dilediği yerlere gecekondularını kondurmuşlardı. İşimiz zordu. Seçim bitip belediye başkanı olunca, yapacağım ilk işlerden birisi olarak, orman alanlarında haksız yere konut yapanlara süre verilerek, o dönemin Belediye Başkanının parselasyon planlarını dahi yapıp, gecekondu önleme bölgesi olarak ayırdığı alana taşımayı hedeflemiştim. Bir vatandaş su deposunun bitişiğine yaptığı için, memurları görevlendirip, acele olarak yeni parsellerin herhangi birine yerleştirilmesini önerdim. Memurlar, kamyonlara briket, tuğla, çimento koyup, ilgili kişiyi de yanlarına alıp, GÖP'e götürdüler. Ancak vatandaş, gösterilen yeri, denizi görmüyor diye beğenmemişti. Bu trajikomik durum hiç aklımdan çıkmaz.

Aliağa gibi göç alan sanayi kentlerinde, böyle enteresan şeyler kaçınılmazdır.

YORUMLAR

  • 0 Yorum