YEREL SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN
HAKKI ÜLKÜ

HAKKI ÜLKÜ

YEREL SEÇİMLER YAKLAŞIRKEN

29 Ocak 2019 - 11:03

Bugünü de dahil edersek seçimlere tam 2 ay kaldı. Bu zaman zarfında, gazetemiz Yenigün vasıtasıyla, size 8 yazı yazacağım demektir. Niyetim dönem dönem değişen belediyecilik anlayışlarını dile getirmek.

Örneğin bugünkü konum; rahmetli Vedat Dalokay olacaktır.1973  -77 arası Ankara belediye başkanı olan Vedat Dalokay, çok renkli bir kişiydi. Başkan olmazdan önce dünyadaki 5. büyük camii olan, Pakistan’ın İslamabat kentindeki camiinin mimari projesini o çizmişti. Hatta açılan yarışma sonucunda dünyan en iyi camii projesi seçilmişti. Halen İslamabat kentine gidenler o camii yi turistik amaçlı da olsa mutlaka gezerler.

Ayrıca onun belediyeciği de çok renkliydi.

 NE İŞ YAPAR BELEDİYELER?

 Aslında 12 Eylül öncesi belediyelerin bir iki istisna hariç, tıpkı körlerin fil tanımlaması gibi iş yaptıkları söylenebilir. Ortak yönleri yol, su, elektrik, kanalizasyon gibi hizmetleri en önemli görevler olarak bellemişler, o işlerle uğraşıp durmuşlar. Daha sonraları kentin temizliğine ve ender de olsa her sabah evlerin kapısına bir şişe süt bırakarak sosyal belediyeciliğe adım atmaya başlamışlardır. Hatta bazı belediyeler konut ihtiyacını karşılamak için kooparatifler oluşturmuşlardır. Bilindiği gibi sanayi devrimi 3 temele dayanıyordu. Teknolojik ayağı buhar makinesi, ekonomi ayağı liberalizm, siyasi ayağı da Fransız devrimi ile gelen temsili demokrasi. Böylece doğrudan demokrasi, katılımcı demokrasi yavaş yavaş yerel yönetimlerin sloganları biçimine dönüşmüştür. Ankara belediyesi fırınlara el koymuş, hemen ardından Diyarbakır belediyesi de aynını yapmış. Halk şaşırmış. Fırınlara el konulur mu diye? Konulabilir. Çünkü yasa da var. Zaten halka 3 devlet kurumunun adını sorsanız polis, belediye, maliye der.

Bir gün Dalokay ‘ın özel kalem müdürü, “ dışarıda biri var efendim! Saatlerdir sizi bekliyor.” Kimmiş diye sormuş Dalokay. “valla bilmiyorum efendim. Artistmiş”. Peki içeri gelsin. Adam saygılı bir şekilde elini ovuşturarak dallı güllü kravatla “ efendim ben artistim” demiş. Peki ne istiyorsun diyor Dalokay. “Komedyenim. Halkı güldürürüm” demiş. “Hadi canım “ demiş Dalokay .“ Halkı asıl güldüren adam benim. Çöpleri her sabah toplarsam, suyunu gece gündüz akıtabilirsem, elektriği kesilmez kılarsam, halkın yüzü o zaman güler. Halkın yüzünü öyle gıdıklamakla güldürülecek durumda değil. Hadi sana güle güle “demiş. Bugünlük bu kadar.

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum