YEREL SEÇİMLER
HAKKI ÜLKÜ

HAKKI ÜLKÜ

YEREL SEÇİMLER

05 Şubat 2019 - 10:42

Yerel seçimler yaklaşırken 2 Antalya

Dünya’nın en güzel kentlerinden biri olan Antalya da 1973’ten 12 Eylül 1980’e kadar, 2 dönem Belediye başkanlığı yapan Selahattin Tonguç’u anmamak mümkün değil. O dönemde Antalya’nın nüfusu 150 bin civarındaydı. Onun ile ilgili önemli konuları sıralarken belleğimde kalan,  1975 yılındaki 1 Mayıs İşçi bayramının kutlanmasıydı. Yani Taksim’de DİSK'in ilk kutladığı 1 Mayıs’tan 1 yıl önce kutlanmıştı. Üstelik Belediye Başkanı olarak kendisi üstlenmiş ve bu kutsal bayramı 5 bin işçinin ailesi, çoluğu, çocuğuyla birlikte… 

Kendisinin anlattığından yola çıkarak Başkanlığı döneminde bazı ilginç olayları özetlemeye çalışacağım. Mesela öylesine bir borç batağındaymış ki devraldığı Belediye, işçilerin, memurların 2 aydır ücret ve maaş alamadıklarını görünce, Belediye mülklerindeki oturanlara gidip borç istemiş. Belediye Halinden topladığı paralarla, kendinin kefil olduğu Belediye de örgütlü sendikadan da borç alarak avans mahiyetinde çalışanlara para dağıtmış. Belediye’nin evrak dağıtım için kullandığı bisikletlerin lastikleri bile yenilenemediğinden dağıtım işleri aksıyor kimse de güvenip Belediyeye veresiye iş yapmıyor.

Selahattin Tonguç’un  şöyle bir anısı vardı;“Daha da ilginci önüme ay başların da getirilen bordroları imzalarken, gözüme bir çok bayanın isimleri çarptı. Meraklandım kendilerini tanımak istedim. Hele temizlik işçileri bordrosu beni şaşırttı. Şöyle bir düşündüm Türkiye’nin hiçbir yerinde bayan temizlik işçisi yokken nasıl olurda Antalya belediyesi kadınları böylesi bir işte çalıştırır. İlgililere, şu temizlik işçilerini bir çağırtın onlarla bir tanışalım, dedim. Aman Allahım! 30 kadar kadın belirlenen saatte defileye çıkar gibi geldiler karşıma. Takmış takıştırmışlar, sürmüş sürüştürmüşler, kokudan geçilmiyor. Bir kısmı bilmem hangi bardanmış. Bir kısmı bilmem hangi pavyondanmış. Şöyle bir süzdüm kendilerini. Arkadaşlar! dedim. Haydi bakalım kolları sıvayalım. Sizlere eldiven de alacağım. Önlükte alacağım. Antalya’yı öyle bir temizleyelim ki gören şaşsın. Çünkü kadın eli değen yer tertemiz olur. Birbirlerine bakıştılar. Önerime yanaşan olmadı. Hemen hepsi istifa dilekçelerini masama bırakıp gitti. Göreve başladığımın 2. ayın sonuna kadar buna benzer gelmeden ücret alanların sayısı 450 kişiydi ve hepsinin işine son verdim.”

Belediye Başkanları’nın savaşı gerçekten zor. Egemen sınıflar iktidarlarını salt kent içinde dahi olsa öyle kolay kolay bırakmıyorlar. Konyaaltı plajında bu egemen kesimin 300 civarındaki Belediye yazlık evlerinin kayıt kuyut olmadan nasıl yerleştiklerini, nasıl hava parayla evlerin birer gelir kapısı olduğunu anlatsam sayfalar yetmez. En iyisi yazıyı burada bitirelim. Haftaya bir başka il.

YORUMLAR

  • 0 Yorum