Adı Altınyol!     
Hilmi GÜLTAY

Hilmi GÜLTAY

Adı Altınyol!     

18 Ocak 2019 - 09:59

 

Trafikte yaşanan nice olumsuzluklar ile ilgili okuyucularımın sorularını birçok kez cevaplayamıyorum. Çok sorulan bir soru; Altınyol'da yaşanan çile nedendir? Oysa; Altınyol dediğimiz; 1960'lı yıllarda Meles deltasından, şimdiki Turan üst geçidinin olduğu nokta arası mesafeye kadar denizin doldurularak elde edildiği sahil yoludur. Anadolu Caddesi'nin trafik sıkışıklığı ile Bayraklı ve Karşıyaka'ya ulaşımlarda zorluk çeken, halkın söylentileriyle adı belirlenmiştir. Bu yolun geçtiği Meles deltası ile Turan arası; İzmir'in meşhur balığı olan çipuraların yaşadığı ve avlandığı bölgeler olup, burada banyolar dedikleri, plajlar olup denize girilirdi. Meşhur Süleyman Ferit Köşkü ise bu bölgenin en heybetli malikhanesi olarak bilinir. Benim de hatırlayabildiğim bu zamanlarda Bayraklı adlı körfez vapuru çalışırdı.                                                                                                                                                                                                                                            Ancak bu yolun mevcut Anadolu Caddesi'nin arasına By-pass edilen ara yol olduğu unutulmamalıdır.                                                                                                                                                       Bugünlere gelindiğinde; her ne kadar çevre yolu yapılmış ise dahi yine de şehrin kuzey yönünde giriş-çıkışlar kısmen de olsa yine de bu yol üstlenir. Evet, bu yolun tıkanmasına sebep olurlar.            Soğukkuyu'dan başlayıp Alsancak yönünde her iki bölünmüş yolun sol veya orta şeridini kullanırlar.  İzmir trafiği için; yol boyunca en büyük engeldirler. Her ne kadar sabah trafiği denetlense dahi!                 Özellikle Naldöken ile Turan köprü arası, trafikte bir darboğazdır. Ancak bu yol üzerindeki bir diğer önemli kör noktada unutulmamalıdır. Her iki yönden gelen otobüs, minibüs ve nicelerinin yolcu indirme ve bindirme noktaları Turan otobüs durakları ve çevresidir. Burada yayalar için üst geçit yapılmış olsa dahi; otobüslerin duraklara girişleri ve çıkışları yoldan geçmekte olan araçlar için tehlike yaratır. Bu durum sadece trafik kazaları sebebi olmayıp, trafik akışının yoğun olduğu fakat engellendiği bir nokta oluşturur. İşte bu noktada her iki yönde araçlar hız keser veya durarak çıkış yapan otobüslerden korunurlar ki; böylece akan trafik yavaşlar. Bazen de durur. Yabancı sürücüler için ise bir tuzaktır. Çünkü, durakların bulunduğu her iki noktada uyarıcı sarı ikaz ışıkları veya benzeri tedbirin eksik veya yetersiz olduğu iddia edilir. Üstelik yolun doğasındaki çukurlaşan bu kısım yağmurlar sonrası trafik akışını engeller. Her birisi 18 metreyi bulan uzun otobüsler, cep durağa bazen giremezler dahi. Anlayacağınız böylesine geniş bir yolda trafik her zaman tıkanabilmektedir. Çünkü, bu yol ortadan bölünerek, kaza sonrası diğer araçlar için kaçış yolu yoktur, bekler dururlar. Yol boyunca orta şeritte dikili çiçekler eksoz dumanında siyahlaşırlar. Garibim sulamacı işçiler ise her an tehlike yaşarlar. Trafikte böyle bir uygulama nerede var? Çünkü, böylesi yol hataları yanı sıra nice ihmallerin olduğu bu yolda, bence araç kullanması dahi yasaklanması gerekli kişilerin de sol şerit de seyrettikleri bilinir. Üstelik, her bir şeritte makas atan motosikletler kol gezer. Bazı, ağır vasıtalar ise daha bilinçli ve insaflı olup, çoğu kez yolun orta şeridini kullanır, sol şeride pek girmez. Ne diyebilirim ki; çocukluk yıllarımızda denize girdiğimiz bu bölge sonradan Altınyol olurken yaşam sevincimiz ise kaybolmakta…                                                                                                                                            

YORUMLAR

  • 0 Yorum