İmdat! Boğulmuyor ölüyoruz!
Hülya DİNÇEL

Hülya DİNÇEL

İmdat! Boğulmuyor ölüyoruz!

11 Nisan 2019 - 07:00

Gün geçmiyorki bir çevre felaketi ile karşılaşılmayan.

Son derece üzücü ve ezici bir durum, çevre felaketleri. Yıllardır kanayan bu yaralara maalesef çare bulmak yerine yaralara tuz basıldı.

Aliağa'daki vahim durumu uçan kuş duydu.

Hatta kirlilikten uçarken düşüp öldü.

Tam 15 yıldır Aliağa'daki fabrikaların yarattığı kirliliği yazdım.

Filitrelerini kullanmayan bacaları aktardım.

Kanserin boyutlarını ifade ettim.

Hatta son yazım; “Boğulmuyoruz ölüyoruz” idi.

İki hafta önce Yeni Foça'dan Aliağa'ya giderken torunumda arabada idi.

Camları sıkı sıkı kapattım annesine de

"Kızım kirlilik çok yoğun temiz bir mendille ağzını burnunu da bir iki dakika kapayıver çocuğun" dedim.

Süratle kirli alandan geçtik.

Nasıl bir kirli hava, nasıl bir duman bulutu anlatamam!

İçimden bir daha yazmalı dedim.

Bir hafta sonra Ilıpınar curuf döküm alanında yangın oldu.

Yangınla birlikte havaya yayılan zehirin insanlara verdiği zararın boyutunu düşünmek bile acı veriyor.

Sadece insan değil tüm canlıları bitirdi.

Baharla birlikte uyanan kurdu kuşu da öldürdü.

Toprakla, suyla, havayla yaşayan yaşamak isteyen her cana “Yaşama ey canlı senin yaşam hakkın yok“ diyen zehirler yayıldı.

Yağmur yangının sönmesinin çabukluğunu sağladı evet, ancak rüzgar ve yağmur birleşince zehir daha çok alana yayıldı.

Curuf atık alanları tüm hızla büyüdükçe büyüyor.

Dağ yığınları oluştu.

Tüm sebze, meyve ve canlılara rüzgarla zehir saçılıyor.

Aliağa'da fabrikaların filitrelerini çalıştırmamasıyla dünyamızı karartan zehir cüruf alanlarıyla da bizi kucaklaştırıp zehirlemeye başlattılar.

Başka deyişle zehirleme kalemleri arttırıldı.

Dünya kadar dava açıldı.

Çed Raporları, davalar!

Sonuç yine ZEHİR!!!

Evet!

İMDAT BOĞULMUYOR ÖLÜYORUZ!

YORUMLAR

  • 0 Yorum