Mavi, yeşil, pembe hayaller !
Hülya DİNÇEL

Hülya DİNÇEL

Mavi, yeşil, pembe hayaller !

02 Mayıs 2019 - 07:00

Gözlerimi kapadım, derinlere hayale daldım.

Uyku ile hayal arasındayım.

Geçen yıldan tohumcuklar çıkıyor sandıklardan.

Satın değil, gerçek tohumlar, genetiği ile oynatılmamış.

Lezzet durağı tohumlar ekilmiş.

Yemyeşil buğdayların başağa durduğu,mısırların boy boy gülümsediği tarlalarda koşuyorum.

Mis gibi bir koku geliyor rüzgarla...

Dönüp bakıyorum.

Domatesler,biberler, patlıcanlar rüzgar estikçe sallanıyor.

Misler gibi kokuyor.

Karşıda meralarda koyunlar, minnoş kuzular otluyor.

Sol tarafımda yamaç var.

Muhteşem makiler, otlar ve keçiler tırmanıyor.

Çoban kaval çalıyor.

"-Ey çoban nedir kederin, senden uzak mı sürülerin?

Arka tarafta inekler var beyaz benekli, kahve renkli inekler!

Ağaç altında bir kadın, inekleri salmış kitap okuyor!

Ülkemde hayvancılık dorukta...

Köye koşarak geliyorum.

O da ne?

Beni tavuklar karşılıyor.

Bir müzik gibi horozlar ötüyor.

Nazlı, işveli.

Kadınlar, kızlar meyve bahçelerinde meyve topluyor.

Zeytinler çırpılıyor seleler, çuvallar zeytinle dolup taşıyor.

Tütün diziliyor ,sırık sırık.

Gün doğarken her sabah, bir kız geçer kapımdan...

Melodisi dilime dolanıyor.

Delikanlılar heyecanla evlenmek için tütün parası bekleyecekler.

O da ne, bembeyaz kar yağmış gibi pamuk tarlasında yürümeye çalışıyorum.

Bağdaş kurmuşlar, yerde bir grup dinleniyor.

Mis kokulu sütler, tereyağlar,zeytinler,salatalıklar sermişler sofra bezine iştahla moladalar.

Hani o kabakla aşılanmış karpuzlar,salatalıklar, içi çimlenmiş domatesler, tek çekirdek olmayan karpuzlar yok sofra bezinde.

Mis kokulu bahçe ürünleri havada kokularıyla göz kırpıyor kuşa,rüzgara!

Okuldan çıkmış bir çocuk koşarak geliyor!

-çok açım ana diye bağırıyor!

Evet köy okulundan geldi Ali !

Köy okulu terkedilip ahır olarak veya MEB deposu olarak kullanılmıyor.

On çocuk var, olsun!

Öğretmen bağıra bağıra dört mevsimi anlatıyor.

Zil çaldı, köy kahvesinde köylüler kuşattı öğretmeni, sorular soruyorlar, sabırla yanıt veriyor.

Köye yeni atanan hemşire, çocuklara aşı yapıyor.

Aaa o da ne ?

Artık köylere ziraat mühendisi veya teknikeri de atanacakmış.

Hep birlikte ev ayarlamaya çalışıyor köylüler.

İnanılmaz. Köylerde hemşire, ziraat mühendisi ve öğretmen olacak!

Belediyeler köylerde sanat ve spor için destek vermeye başladı diyorlar.

Aman Tanrı'm tiyatro da olacakmış diyor Hatçe kadın!

Ne kütüphaneyi de belediye mi kuracakmış diye çığlık atıyor Esma kız!

Kalkınma seferberliği başlamış dört bir yandan el ele, yürek yüreğe!

Yine kendi kendine tarımı ile, hayvancılığı ile dünyada sayılı ülkelerden olacağız rüyasındayım.

Bu rüya bitmese diye sayıklarken uyandım.

Ahhh neredeyim?

O da ne kahvaltı hazır diye bir ses.

Bu rüyadan sonra isteksiz kahvaltıya oturdum.

Rüyası bile güzeldi, ya gerçeği nasıl olur acaba diye düşündüm.

Neden olmasın?

Hiç bir şey için geç değildir!

Hadi yeni başkanlar el verin, yürek verin, projelerle kentlerinize nefes yaşam verin. Hasret kaldık doğalı yaşamaya, insanca kardeşçe kucaklaşmaya! 

YORUMLAR

  • 0 Yorum