Dünyada traktör üreten tek kadın (2)
İbrahim PAKER

İbrahim PAKER

Dünyada traktör üreten tek kadın (2)

15 Aralık 2018 - 07:43


Geçen haftaki yazımda, ‘Dünyada traktör üreten tek kadın’  Erkunt Traktör Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Erkunt Armağan’ın son çalışmalarının bir kısmını anlattım. Bugün kaldığım yerden devam ederken bazı bölümleri hatırlatmak istiyorum. İzmir’de 20 Kasım’da basın toplantısında bir araya geldiğimiz Zeynep Erkunt Armağan sektöründe yıllardır kat ettiği mesafede, elde ettiği başarılardan ötürü mutluydu. İzmir onun için çok önemliydi. Toplantıya sürpriz bir konuşmayla başlayan Zeynep Armağan, 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek Lisans Anlaşmasıyla, Erkunt Traktör'ün ihracat markası ArmaTrac traktörlerinin Sudan tarımına hizmet vermeye başlayacağını ifade etti. Genel olarak Afrika'da üretilebilecek, satılabilecek çok yalın, fonksiyonunu hiç yitirmeyen, performansı çok kuvvetli bir traktörü 1,5 yıldır  ürettiklerine dikkat çeken Armağan, "Afrika kıtasının hızlı gelişen ve son derece verimli topraklara sahip olan Sudan, tarım sektörü açısından büyük potansiyel taşıyor. Türkiye’ye de büyük katkı sağlayacağına inandığım bu devletlerarası proje, Türkiye’den TİGEM’in liderliği ile hayat bulacak. 19 Afrika ülkesinin AB benzeri, tamamen gümrüksüz alışveriş yaptığı, bir düzeni var. Bu üretimi yaptığımız zaman COMESA üyesi ülkelerin kapısı Erkunt Traktör'e, Türk sanayisine açılmış olacak"
37 yıllık çalışma yaşamında, iş dünyasındaki başarıları, kadınların iş ve sosyal hayatlarını güçlendirmeye yönelik yaptığı çalışmaları, bir çok STK’da üstlendiği görevleri, sosyal sorumluluk projeleri ve eğitime verdiği destekleri ile sürekli gündemde yer alan topuklu efenin artık hedefinde motor var. Türkiye’nin ilk yerli ve milli dizel motorunu üretmek için girişimlerde bulunan ancak ülkedeki tasarımcı eksikliği sebebiyle zorlandıklarını belirten Zeynep Erkunt Armağan, İçten yanmalı dizel motorun Türkiye’de üretilmediğini ve yurt dışına bunun için büyük oranda para aktarıldığını belirterek, “Bütün arzum motorun Türkiye ithalatında bir yerde durdurulması. Bunun için de bir Türk sanayicisi olarak adım adım ilerliyorum. En çok 2 sene içinde biz burada kendi motorumuzu kullanır, 3 sene içinde de buradan motor ihraç eder hale geleceğiz. Göreceksiniz Türkiye buna layık. Başladığımız bir çalışma var. Amerika’da da kullanılabilecek seviyede bir motorun Türkiye’de tasarımının adapte edilmesi ve üç sektörün jeneratör, traktör ve iş makinelerinin ihtiyacını karşılayabilecek şekilde yeniden tasarlanması. Türkiye’de üretilmesi gerekiyor. Bunu Erkunt Traktör çatısı altında olması şart değil. Birinin bunu yapması lazım. Çok iyi biliyorum ki sonrasında bunun ihraç edilmesi hiç zor olmayacak. Çünkü çevre ülkelerimizde,  Afrika’da, Balkanlar’da çok motor ihtiyacı var. Biz bunu başarabiliriz.” diye konuştu.

Zeynep Erkunt Armağan, Türkiye’nin tarım politikasına da dikkat çekti. Türkiye'nin geleceğinin yerli ve milli tarım politikası oluşturulmasından geçtiğini söyledi. Bölünen tarım arazileri konusuna da değinen Armağan, şehirlerin büyüme planları hazırlanırken Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile Tarım Bakanlığı'nın mutlaka birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye'de araziler küçüldüğü için traktörlerin motor hacimleri de küçüldü” dedi. “Ülke olarak sadece yeni konutlara değil, yeni tarım alanlarına da ihtiyacımız var” diyen Armağan sözlerine şöyle devam etti: “Milli tarım politikası kişilere bağlı olarak sürekli değişmemeli. Kalıcı bir şekilde kısa, orta ve uzun vadeli olmalı. Çiftçinin ihtiyaçlarına ve ülkenin yapısına uygun olarak şekillendirilmeli. Yurtdışında uygulanan modellerin dışında bizim kendi ülkemizin üretim gerçeklerini esas alan politikalarımız olmalı. Kur farkı nedeniyle çiftçilerin de girdi maliyetleri arttı. Avrupa birliği normlarında Tier 4 motor kullanılması gerekli, fakat biz ülke olarak sahip olduğumuz 1 milyon 800 bin traktörü 3A seviyesine bile çıkarsak, verimlilik, yakıt tüketimi ve çevre sağlığı açısından önemli bir adım atmış oluruz. Bunu daha uygun maliyetlerle gerçekleştirebiliriz. Hurda teşviki konusunu yıllardır söylüyoruz. Sektör olarak sesimizi yetkililerin duymalarını istiyoruz. Yerli tohum bankaları kurulmalı, hibrid tohumlarla tarım politikası olmaz. Gübremiz, ilacımız yerli, hayvanımız yerli ırk olmalı. Çiftçi, 5-10 yıl sonrasını bilmeli. Milli tarım politikasında kooperatifler çok önemli. Çünkü kooperatifler çiftçiyi hem eğiterek bilinçlendiriyor; hem de bir pazarlama gücü sunuyor. Bu konuda ilgili bakanlıklar, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcileri bir araya gelerek ortak bir görüş birliğine varmalı”
 
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum