"Harcayacak 50 yılımız daha yok"
Reklam
İbrahim PAKER

İbrahim PAKER

"Harcayacak 50 yılımız daha yok"

06 Aralık 2018 - 08:44


Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, önceki akşam BRT’de yayınlanan Haber Merkezi programında olası bir müzakere süreci ve iç meselelere yönelik açıklamalarda bulundu. Özersay, KKTC ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ilişkilerine değinirken, iki tarafın ortak çalışmalar yürütmesinin mümkün olduğunu, bunun da işbirliği anlamına geldiğini söyledi. Açıklamalarında Cumhurbaşkanı - Hükümet ilişkilerine de değinen Özersay, “Sayın Cumhurbaşkanı ile olması gerektiği gibi bir diyaloğumuz vardır, kendisini sürekli olarak bilgilendiriyorum, örtüştüğümüz konular olduğu gibi farklı düşündüğümüz konular da vardır” şeklinde konuştu. Özersay, Federasyonu mu yoksa konfederasyonu mu destekliyorsunuz, şeklindeki soruya ise “Formülün ne olacağı konusunda tartışmaya girilirse süreç batağa saplanır. Kaldı ki Kıbrıs’ta 50 yıl boyunca 2 bölgeli 2 toplumlu bir federasyon formülü üzerinde görüşmeler yapıldı ancak taraflar hep farklı görüşler beyan etti. Önemli olan içeriktir, temel olan işbirliğini geliştirmek, adım adım güveni tesis etmektir” cevabını verdi.
Hükümet konusuna da değinirken Özersay, memlekette bir Hükümet krizi olmadığını dolayısıyla bunu tartışmanın da zaman kaybı olduğunu vurguladı.
Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi İmar Planı çalışmalarına da değinen Özersay, İmar Planı hazır olana kadar, süreci bir emirname ile duraklatmayı hedeflediklerini belirtti. İmar Planı’nın olmazsa olmazları olduğunu, emirnamenin ise kalıcı bir plana ulaşana kadar çevrenin talan edilmesini önlemek amacı taşıdığını dile getirdi.

        Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, konuk olarak katıldığı TRT World Teke Tek programında, Kıbrıs’ta çözüm için tartışılabilecek çok sayıda alternatif olduğunu söylemenin gerçekçi bir yaklaşım olmadığının altını çizdi. BM parametreleri ve benden önceki Cumhurbaşkanı’nın Sayın Anastasiadis ile imzaladığı 11 Şubat 2014 belgesi çerçevesindeyim. Sorun, BM parametrelerinde değil, gücü ve zenginliği Kıbrıslı Türkler ile paylaşmaya hazır olmayan Kıbrıs Rum liderliğinin zihniyetidir” dedi. Kıbrıs’ta BM parametreleri çerçevesindeki uzun yıllardır elde olan tek seçeneğin iki bölgeli, iki toplumlu siyasal eşitlik temelinde federal çözüm olduğunu belirten Akıncı şöyle konuştu: “Çözüme ulaşılamamasının nedeni BM parametreleri değil, uzun süredir olduğu gibi şimdi de devam eden Kıbrıs Rum liderliğinin güç ve zenginlikleri Kıbrıslı Türklerle paylaşmak istemeyen zihniyetidir”. Cumhurbaşkanı Akıncı, “Eşitlik, güvenlik ve özgürlüğümüzü gözeten bir çözüm için kararlılığımı sürdürüyorum. Harcayacak 50 yılımız daha yok. Bu sadece benim elimde olsa hemen yapardım. Ancak çözüme ulaşmak sadece bana bağlı değil. Aradığımız herhangi bir çözüm değil, tüm tarafların yararına olan, her iki tarafın siyasi eşitliğini, güvenliğini temin eden bir çözümdür” dedi. Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin kendi kıta sahanlığı ve KKTC’nin münhasır ekonomik alanları olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Akıncı, KKTC’nin münhasır ekonomik alanlarından bazılarında TPAO’ya ruhsat verildiğini, Türkiye kendi alanındaki rezervlerle ilgili çalışma yaparken bu alanlarda KKTC adına da çalışma yapacağını söyledi. Bölgede tek taraflı adımlarla gerginliği artırmak yerine işbirliğini geliştirmek, mevcut sorunlar yetmezmiş gibi yenilerini eklemek yerine işbirliği yaparak bölgeye örnek olunmasını önerdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Akıncı, şöyle konuştu: “Doğu Akdeniz’deki doğal zenginlikler konusunda Türkiye ve Kıbrıslı Türklerin dışlanması bölgede barış ve istikrara hizmet etmez. Kıbrıs’ta herkes için en iyi formül, herkesin yararına uzlaşılmış bir çözüm bulmak, barış koşullarını yaratmaktır. Bunu müzakere ederek yapabiliriz, ancak mümkün olmayanları konuşarak zamana oynamak Kıbrıslı Türklerin yararına olmayan statükoyu sürdürmeye hizmet eder”.

YORUMLAR

  • 0 Yorum