Seçimin değerlendirilmesi
İbrahim PAKER

İbrahim PAKER

Seçimin değerlendirilmesi

07 Nisan 2019 - 11:49

2019 yılı yerel seçimi tamamlandı. Pazar günü başlayan ancak Anadolu Ajansının 1 Nisan şakası nedeniyle pazartesi akşam saatlerine dek devam eden sayım sonuçları yarım yamalak da olsa Salı günü ortaya çıkmaya başladı. Ancak yine de her şey netletmiş değil. Çünkü başta İstanbul ve Ankara olmak üzere daha pek çok yerde itirazlar devam ediyor.    

Karşılıklı yapılan açıklamalara bakılacak olursa seçimin mağlubu yok. Ancak, kesin olmayan sonuçlara göre, Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Adana ve Mersin CHP’li oldu. Dikkat edin bu şehirler ekonominin can damarlarını teşkil ediyor. Yani, sıradan bir anlayışla değerlendirilmemesi gerekiyor. 

CHP, büyük sürprizleri 25 yıl sonra ele geçirdiği Ankara ve tartışmaların yaşandığı İstanbul’la yaptı. 3 milyon 253 bin 745 seçmenin oy kullandığı, yüzde 84,5 katılımla gerçekleşen İzmir seçiminden çıkacak sonuç zaten tahmin ediliyordu. Aksi durum şaşırtıcı olurdu. 

Peki, İzmir de neler oldu? CHP ile Ak Partiyi ayrı ayrı değerlendirmekte yarar var. Ak Parti Büyükşehir Belediye Başkan adayı Nihat Zeybekçi’nin toplantılarının bazılarına katıldım. Kendisine pek çok sektörden gösterilen ilginin her geçen gün arttığı dikkatlerden kaçmıyordu. Sürecin sonlarına doğru gerçekleştirdiği toplantıda yaptığı konuşmada bu gelişmeye dikkat çekerek, “İzmirlilerin olumlu yaklaşımları umudumuzu arttırıyor. Bugünkü ziyaretimizde vatandaşların yakınlığı nedeniyle Kemeraltı’ndan saatlerce çıkamadık” sözleri bunun işaretiydi. Ancak 31 Mart gecesi, büyükşehir belediye başkanı olarak sandıktan Tunç Soyer çıktı.    

Pazar gecesi Cumhurbaşkanı Tayip Erdoğan’ın balkon konuşmasını iyi değerlendirmek gerekir. Satır arası verdiği mesajlar oldukça önemliydi. Şayet yanılmıyorsam böyle bir konuşmayı ilk kez sadece eşi Emine Hanımla birlikte gerçekleştirdi. Yanına partililerinden hiç kimseyi almamıştı. Sanki onlara bazı mesajlar iletiyordu. Öncelikle teşkilatlara daha sonra da bakanlara uzanacak sorgulamanın oldukça yakında olduğunun işaretlerini verir gibiydi. Bu demektir ki İzmir’de de kısa bir süre sonra önemli gelişmeler yaşanabilir. Siyasi kulvarda sistem çoğunlukla böyle işler ve seçimden sonra kaybeden taraf sorgular ve sorumluları arar. Yapılan değerlendirmeler sonucunda, üst yönetimin veya adayın her hangi bir hatası olmadığı konusunda fikir birliğine varılırsa mağlubiyetin bedelini teşkilatlar öder. (İstisnalar olsa da kaide çoğunlukla bozulmaz) Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında dikkat çeken diğer önemli husus da sakin ve yatıştırıcı tavrıyla partililerini sükunete davet etmesiydi. Bunu yaparken, rakamlarla açıklamalarda bulunarak belediye seçimlerinin galibi olduklarının altını çizdi. “Moralinizi bozmayın, üzülmeyin, en kısa sürede gerekeni yapacağız, eksiklerimizi gidereceğiz. Dört buçuk yıl seçim yok. Bu süreçte yeniden yapılanarak kaldığımız yerden daha güçlü bir şekilde devam edeceğiz” diye konuştu.            

CHP ise, 31 Mart Yerel Seçimine 4 ilçe dışında, büyükşehir de dahil tüm başkanları değiştirerek girdi. İlerleyen süreçte riskli hamleler de yapıldı ancak 5 fire ile seçimi tamamladı. İzmirlilerin Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’den beklentileri oldukça fazla. Trafik ve ulaşım başta olmak üzere, alt yapı, turizm, beyin göçünün önlenmesi, istihdama katkı ve daha pek çok sorun çözüm bekliyor. Bu noktada, ileriyi görme, teşhis ve iyi kadroların oluşturulması son derece önemli. Bu koşullarda başarı yakalanabilirse 5 yıllık süreç yüzleri güldürebilir diye düşünüyorum.          


YORUMLAR

  • 0 Yorum