MÜZİK SANATÇILARI NE YAPMALI ?
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

MÜZİK SANATÇILARI NE YAPMALI ?

20 Haziran 2018 - 12:09

MÜZİK SANATÇILARI NE YAPMALI ?

23 Mayıs 2018 tarihinde yayımlanan “eğlence sektörü ve müzisyenler “ başlıklı yazıda eğlence sektörünün içinde bulunduğu kriz ve bunun müzik sanatçılarının çalışma koşulları üzerindeki olumsuz etkilerini dile getirmeye çalışmış  ve  LENİN ’in ünlü sorusuyla yazımı  sonlandırmıştım.

Ne yapmalı ?

Bu yazımda soruyu ne yapılmalı olarak ele alacak ve  sorunun çözümü konusunda karşılaşılabilecek güçlüklerle  bu konudaki önerilerime  yer vermeye çalışacağım.

İnsanlık tarihinde  bulunan en gelişmiş mücadele yöntemi güç birliği yapma, birlikte davranma yani örgütlenmedir.

Ülkemizdeki  yasal statü çerçevesinde çalışanların  örgütlenme araçları  arasında dernek,
vakıf,kooperatif ve sendika vb gibi örgütlenme modelleri yer almakta olup,bu seçenekler arasındaki en güçlü ve etkili örgütlenme modeli kuşkusuz sendikal örgütlenmedir.

Ülkemizde   müzik alanında zaman içerisinde bir çok dernek ve sendika örgütlenmesi yapılmışsa da,bu kuruluşlar yeterli güç ve etkinliğe ulaşamamış,kurumsallaşamamış ve bir süre sonra faaliyetleri sonra ermiştir.

Müzik sanatçılarının sendikal örgütlenme sürecinde karşılaşabilecekleri temel sorunları üç ana başlık altında toplayabilirz.

MESLEKİ KOŞULLAR

Müzisyenlerin kurumlaşmış kalıcı örgütlenmeler oluşturamamalarının nedenleri arasında;alkol,kumar ve benzeri zararlı alışkanlıklar,çalışılan işyerlerindeki ortamdan kaynaklanan küçük burjuva alışkanlıkları, işkolunda geçici süre çalışanlar,hobi olarak müzisyenlik yapanlar,müzik türü farklılıkları,gruplar halinde çalışma,alaylı-mektepli ayırımı,tahsil ve kültür farklılıkları,ekonomik durum farklılıkları,mesleki rekabet ve kıskançlık,kendini çok önemseme ve aidatları ödemekte istekli olmama gibi bir çok olumsuz etkenler nedeniyle müzik çalışanlarının örgütlenme bilinç ve dayanışma duyguları yeterli ölçüde gelişmemektedir.

ÇALIŞMA KOŞULLARI

Çalışmanın gece yapılması,çalışmaların denetimden uzak ve çoğunlukla kayıt dışı kalması, iş ve işyerlerinin süreklilik göstermemesi, çalışılan işyerlerinin kurumlaşmamış olması,işyerlerinin sık sık açılıp-kapanma ve el değiştirmesi,sıklıkla  işyeri değiştirilmesi ve bu dönemlerde işsiz kalınması işyerlerinin çalışma koşullarındaki farklılıklar,her gün çalışma,haftanın belirli günlerinde çalışma,işyerinin günlük çalışma süresinin tamamında yada belirli saatler arasında çalışma ,düğün,nişan,konser ve benzeri gibi rutin olmayan etkinliklerde çalışma gibi farklılıklar da müzisyen örgütlenmelerinde karşılaşılan olumsuz etkenler arasında yer almaktadır.

Diğer bir ifadeyle,müzik sanatçılarının çalışma koşulları konusunda genelleme yapılamamakta ve iş ve işyerlerinin  çalışma statülerine göre zaman ve mekan bakımından birbirinden çok farklı çalışma koşulları söz konusu olabilmektedir.

YASAL KOŞULLAR

Müzisyen örgütlenmelerinin etkin ve  kalıcı olamamasında önem taşıyan diğer  bir etken de yürürlükteki çalışma yasalarından kaynaklanmaktadır.

Yukarıda açıklanan  çalışma koşullarına göre müzik çalışmaları belirli bir standarda bağlanamadığı için, ülkemizde yürürlükte  bulunan çalışma ve sosyal güvenlik yasaları ile  sendikal yasaların müzisyenlere 
uygulanması kolaylıkla mümkün olamamakta ve müzik çalışmaları için bu yasalarda  özel düzenleme yapılması gerekmektedir. 

Ülkemizdeki mevcut sendikal  sistemde esas olan işkolu düzeyinde örgütlenme zorunluluğudur.

Ancak  işkolu örgütlenmesinin daha ilk adımında örgütlenilecek işkolunun belirlenmesi temel  bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mevcut iş kolları düzenlemesinde müzik çalışması 10 sıra numaralı Ticaret Büro eğitim ve Güzel Sanatlar başlıklı işkolunun kapsamına girmekte iken,uygulamada çalışılan işyerleri büyük bir çoğunlukla 18 sıra numaralı Konaklama ve Eğlence İşleri başlıklı işkolunun kapsamında yer almaktadır.

Yine sendikal sistemde uygulanan işkolu barajı nedeniyle, müzisyen örgütlenmelerinin öngörülen üye sayılarına  ulaşarak işkolu barajını aşmaları olanaksız bulunmaktadır.

Müzisyenlerin örgütlenebileceği her iki işkolunda da işkolu esasına göre örgütlenmiş  bulunun sendikalar da  müzisyenlerin özgün çalışma koşullarından kaynaklanan sorunlar nedeniyle müzisyen örgütlenmesinde  istekli olmamaktadırlar.

Bu durumda zorunlu olarak mesleki örgütlenme modeline gidilmesi gereği doğmaktadır.Ancak bu sistemde  sendikaların toplu sözleşme yapma olanağı bulunmadığından,dolayısıyla müzik çalışanları toplu sözleşme düzenine geçememektedir. 

Bununla birlikte, her ne olursa olsun yapılacak iş ,mutlaka sendikal örgütlenmeye gitmek ve meslek esasına göre  sendikalaşma modeli kapsamında üyelerin hak ve çıkarlarının korunması ve ortak mesleki sorunlarının çözümü konusunda örgütlü mücadele vermektir. 

Başlangıçta merkezi bir örgütlenmenin gerçekleştirilmesi kolaylıkla mümkün olamayacağından,
öncelikle eğlence sektörünün yoğunlaştığı metropol illerimizde ayrı ayrı sendikalaşmaya gitmek yararlı olacaktır.Gerektiğinde  farklı illerdeki sendikalar arası işbirliği ve dayanışma  içerisinde örgütlenilen illerde hak ve çıkarlar için ortak eylemler yapılabilir.Bu çalışmalar sonucunda kazanılacak deneyim ve birikimle zaman içerisinde giderek merkezi sendikal örgütlenmeye de geçilebilir.

Örgütlenmek ve sendikal  mücadele vermek kolaylıkla mümkün olmayacak ve belirli bir mücadele süreci gerektirecektir.Ancak hiçbir hak mücadele vermeksizin elde edilemez.Mevcut koşullara razı olmak,aksine, giderek bu koşulların daha da kötüleşmesi sonucunu doğuracaktır.

Unutulmamalıdır ki, örgütsüz güç köle güçtür ve kurtarıcı bekleyenler kölelerdir. Bu doğrultuda topluca  kurtuluş yolunun örgütlü mücadeleden geçtiği unutulmamalı ve örgütlü mücadeleye inanarak omuz omuza dayanışma içerisinde sendikal mücadele yolu seçilmelidir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum