Sanatçı meslek kuruluşları
Mehmet Çırıka

Mehmet Çırıka

Sanatçı meslek kuruluşları

25 Ocak 2018 - 10:19

Sanatçı meslek kuruluşları

 

Geçen haftaki yazımda sanatçı borçlanması uygulamasında, meslek kuruluşu/sivil toplum kuruluşu ayrımına kısaca değinmiştim. Sanatçıların sigortalılığında önem taşıyan  bu konuyu  biraz daha açmak istiyorum. Ülkemiz hukuk sistemine göre  meslek kuruluşları, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak amacıyla faaliyet gösteren kuruluşlardır.

Sendikalar da üyelerinin mesleki,ekonomik,sosyal,kültürel hak ve çıkarlarının korunması ve geliştirilmesi amacıyla faaliyet gösteren meslek kuruluşlarıdır. Telif meslek birlikleri ise; eser sahibi üyelerinin ortak çıkarlarını korumak ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun bu kişilere tanıdığı hakların idaresini ve takibini, alınacak ücretlerin tahsilini ve hak sahiplerine dağıtımını sağlamak amacıyla faaliyet gösteren kuruluşlardır.Bir başka deyişle telif meslek birlikleri telif hakları alanındaki meslek kuruluşlarıdır.Telif meslek birlikleri bir anlamda telif haklarının sendikası olarak da tanımlanabilir Özetle meslek kuruluşları, meslek esasına göre kurulan ve çalışma ilişkilerinin düzenlenmesi amacıyla faaliyet gösteren özel, tüzel veya kamu tüzel kişiliğine sahip kuruluşlardır. Örneklemek gerekirse; sendikalar, esnaf ve sanatkar odaları, barolar, mimar, mühendis ve tabip  odaları, telif hakları alanında faaliyet gösteren meslek birlikleri üyelerinin çalışma ilişkilerinin düzenlenmesinde görev yapan meslek kuruluşlarıdır. Buna karşın,dernekler 5253 sayılı Kanun kapsamında kurulan ve  kişilerin kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere bilgi ve çalışmalarını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları,4721 sayılı Türk Medeni Kanunu ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu kapsamında faaliyet gösteren vakıflar ise, şahıslar tarafından bırakılan para ve mülkle bazı kamu hizmetlerinin sürekli yapılabilmesi amacıyla oluşturulan kuruluşlardır. Bu tanımlamalardan da anlaşılacağı üzere,dernek ve vakıflar ,sadece belirlenen amaçlar kapsamında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları olup, meslek esasına göre kurulmazlar ve çalışma ilişkilerinin düzenlenmesinde görev ve yetkileri yoktur .Bu nedenle, dernek ve vakıflar meslek kuruluşu niteliği taşımayan sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu farklılıklara ayrıntılı olarak değinmemin nedeni,sanatçılar için getirilen borçlanmalarda,  (SSK) Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından bu farklılıklar dikkate alınmaksızın işlem tesis edilmesi nedeniyle sanatçıların ağır hak kayıplarına  uğramış olmalarıdır.

Benzeri uygulama günümüzde de (SGK) Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından sürdürülmekte ve 5510 sayılı Yasanın Ek 6.maddesine göre  sanatçılar için öngörülmüş olan kısmi sigortalılık işlemlerinde, meslek kuruluşu sivil toplum kuruluşu ayrımı gözetilmeksizin dernek ve vakıflarca onaylanmış bulunan Sanatçı Olarak Kısmi Süreli Çalışanlara Ait Giriş Bildirgeleri de esas alınarak işlem tesis edilmektedir.                                                                                                                   

Halbuki  örneği SGK tarafından hazırlanmış olan Ek 6  Giriş Bildirgesinin 15 nolu bölümünde, bildirgeyi onaylamakla görevli kuruluşlar olarak  Meslek Birliği/Sendika/Kültür ve Turizm Bakanlığı belirtilmiş olmasına karşın,  Kurum halen örneği kendisi tarafından hazırlanan bu bildirgeye aykırı bir şekilde dernek ve vakıflarca onaylanmış bulanan Giriş Bildirgelerini de nazara alarak işlem yürütmektedir.

Nitekim ,geçmişte 2167,2959,3395 ve 4056 sayılı Yasalara göre sanatçılar için getirilen hizmet borçlanması uygulamalarında , dernekler ve vakıflar tarafından düzenlenen borçlanmaya esas çalışma/borçlanma belgelerinin de nazara alınması nedeniyle önemli sorunlar yaşanmış ve gerçek hak sahibi sanatçılar büyük hak kayıplarına uğramışlar ve  borçlanma haklarını ancak mahkeme kararıyla elde edebilmişlerdir.

Sanatçı borçlanmalarında olduğu gibi,günümüzde de usulsüz belge düzenlenmesi nedeniyle, gerçek hak sahibi sanatçılar bu kez de kısmi sigortalılık uygulamasında aynı sorunlarla karşılaşabilecekler ve  hizmet iptalleri sonucu  yine ağır hak kayıpları söz konusu olabilecektir.

 

Kısmi sigortalılık uygulamasında sanatçıların gelecekte bu tür sorunlarla karşılaşmaması için,belgelerin onaylanmasında güzel sanatlar alanında faaliyet gösteren meslek kuruluşu/sivil toplum kuruluşu ayırımına  ilgillerin dikkatini çekmek amacıyla bu hatırlatmayı yapmak istedim.(12.01.2018)

 

                                         

 

 

 

 

 

 

 

                                       

YORUMLAR

  • 0 Yorum