Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

15 MAYIS

18 Mayıs 2017 - 12:11

4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun İkinci Bölüm Üye Sayılarının Tespiti ve Toplu Sözleşme Görüşmeleri başlığı altında anılan “a) Kurumlarca yapılacak tespit; Tespite ilişkin toplantıya kurumun işveren vekili ile tahakkuk memuru veya mali hizmetler birimi yetkilisi ve kurumun hizmet kolunda faaliyette bulunan sendikalardan birer temsilci katılır. Toplantı her yıl 15 mayıs tarihinden sonra beş iş günü içerisinde kurumca belirlenerek sendikalara bildirilen yer ve günde yapılır.” İbaresi gereğince illerde 23 Mayıs tarihi mesai bitimine kadar sendika yetkililerince üye sayılarının tespiti yapılacaktır.

Akabinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hizmet kollarındaki bütün kamugörevlileri sayısı ile hizmet kolundaki sendikaların üye sayıları tespit edilecek ve Temmuz ayının ilk haftasında Resmi Gazete ’de yayımlanacaktır.

4688 sayılı yasanın Toplu Sözleşme Görüşmeleri başlıklı 31. Maddesinin ilk paragrafında yazılı “Toplu sözleşme görüşmeleri son rakamı tek olan yıllarda yapılır.” İbaresi gereğince de 2017 yılında Toplu Sözleşme Masası kurulacaktır.

Şimdiden ülkemize, milletimize ve masadan beklentileri olan tüm kesimlere hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Elbette kamu çalışanlarının, emeklilerimizin masadan beklentilerini geçmiş yıllarda yaşananlar penceresinden de değerlendirmek gerekmektedir. Yetkili sendikanın masada tarafı olduğu kişiler açısından kazandırdıklarını doğru analiz etmemiz gerekir.

Gerek masada yapılan ya da yapılmayanlar, çalışanların kazanç-kayıp ve çalışma hayatında sendikaların davranış biçimlerinin karşılığını 15 Mayıs’ta üye tespit tutanaklarında sayısal olarak karşılığının görülmesi esasında sendikacılığın doğası gereğidir. Bu durum ülkemiz için böyle midir? Ne yazık ki ülkemizde sendikal çalışmaların karşılığı çalışanlar için özlük veya sosyal hakları ile ilgili yaptıklarınızda karşılık bulmamaktadır. Ülkemizde sendikacılık farklı saikler üzerinden işlemektedir. Her ne kadar sendikacılığın doğasına aykırı bir durum olarak görünse de maalesef durum böyledir.

Kaldı ki bugünlerde internette dolaşan ILO’da delege bulundurma yetkisi ile ilgili yapılacak toplantının adresini bulamayan ancak delege beklentisi olan bir sendikanın da kamu çalışanları tarafından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ülkemizde sendikal faaliyetlermaalesef karşılığı olması gereken noktadan uzaktır. Kamu çalışanlarının özlük ve sosyal hakları ile birlikte sendikacılığın ülkemizde vizyon değişikliği ihtiyacı vardır. Bu vizyonu ülke menfaati üzerine kurarak kamuda yaşanan aksaklıkların ve ülkemizin gelecek yıllarının planlamasının yapılması konusunda çalışmalar yapmalı ve sendikalar enerjilerini bu yönde harcamalıdır. Bu çalışmaların ülkemiz çalışan kesimi tarafından da artık daha sağlıklı analizler yapılarak değerlendirilmesi ve sendikacılığa bakış açısını bu yönden gözden geçirmesi gerekmektedir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum