Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

ADALET

24 Şubat 2017 - 12:00

Adalet kavramı anlamının derinliğinin ve ilkesel tutum takınılmadığı zaman sonucunun nerelere uzanabileceğinin doğru anlaşılması gereken bir kavramdır. Adalet ve güven kavramları birlikte çiğnendiğinde ise onulamaz yaralar açacak sonuçlarını da hesaba katmak gerekmektedir.

            Kavrama sadece hukuki açıdan bakmamamız gerekir. Adalet bazen sıklıkla dile getirilmek zorunda kalınan bir gün herkese lazım olabilir ötesi bir kavramdır. Bir gün lazım olabilecek değil, yaşantımızın her anında azami dikkat etmemiz gereken bir kavram olmak durumundadır. Bir tarafından tutarak kendimiz ya da yakınlarımız için menfaat sağlayacak şekilde çekersek kime ya da kimlere dokunacağını ve sonucunda nelerle karşılaşacağımızı tahmin dahi edemeyeceğimiz sonuçlarını da bilmek durumunda olmalıyız. Biliyor ve riayet ediyor muyuz? Kendi yaşantınıza ve çevrenize bakarak kararınızı kendiniz vermelisiniz.

            Montaigne’nin dediği gibi “Bir aileyi yönetmekle, bir ülkeyi yönetmek arasında çok fark yoktur.” Bu anlamda adalet ve güven kavramlarının yaşantımızın her safhasında ve her anında azami dikkate değer olması gerektiği açıktır. Ailede adalet ve güven duyguları sarsıldığında aile bireylerini, toplumu yönetenlerde aşıldığında ise toplum açısından sonu felaketlere sürüklenebilecek sonuçların doğmasına sebebiyet verebilecek noktalara gelebiliriz.

            Bugün ülkemizin içerisinde bulunduğu durum itibariyle bu konuda artık en hassas noktada dikkatli hareket etme zorunluluğumuz ortadadır. Ancak konuya sadece hukuk açısından bakmamamız gerektiğinin bir kez daha altını çizmek gerektiği kanaatindeyim. Bu durum toplumun tüm bireylerinin etkilendiği her alanda geçerli olmak durumundadır.

            Atacağımız bir adımın boşluğa geldiği takdirde yaşamımızı ne şekilde etkileyeceğini hesaba alırsak toplumu yönlendirenlerin de yapacağı işlerde atacağı adımların karşılığının ne olacağını doğru hesap etmek gerekmektedir.

            Geçmişin bu konuda yapmış olduğu hataları önümüze koyarak muhasebesini yaparsak nerelerde yanlış yaptığımızı daha net görebiliriz. Toplumun bu konudaki kabul edemediği ve edemeyeceği işlerin tespit edilerek bu yanlışlardan dönmek, hataları düzeltmek ve yeniden aynı hatalara düşmemek için de ders çıkarmalıyız.

            Bu ülke bizim, bu topraklar bizim, bu coğrafyanın zorlukları adı altında söylenegelenlerin tamamının doğrulukları penceresinden kendimizin farkına varabilmek için çalışmalı, gelenek ve gelecek kurgusunu doğru tasarlamalı ve en üste adalet duygusunu koyarak milletimize güven duymalı ve güven vermeliyiz.

            Temel bakış açımız geleceğe dair inancımız olmalıdır, karamsarlık bu topraklara yakışmaz. Hedefimiz Lider ülke olma gayretimizdir. Bunun için yapmamız gereken şey dünden daha çok çalışmak, dün dünde kaldı demekle dünü unutmanın geleceğe dair kurgularımızın bizi tekrar yanlışlara sevk edebileceğini de fark etmemizi sağlayacağını hesaplayarak adalet çizgisi çerçevesinde büyük adımlar atmak mecburiyetindeyiz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum