ÇAĞI ATLADIK
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

ÇAĞI ATLADIK

28 Eylül 2017 - 18:20

Türkiye son zamanlarda coğrafyamızdakigelişmeler, iç siyasette yaşananlar ile en son yapılan yeni deyimle fiyat ayarlamaları derken çok hızlı gelişen ve bilgi çağının teknolojik yapısına rağmen günlük birçok konunun gözden kaçırıldığı zamanlardan geçiyor. Dikkat ederseniz son zamanlarda televizyonlarda akşam haberleri açılışları yoğun gündemli başlıyor.

Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi tarafından yapılan referandum,öncesinde gündemde pek kalamayan PYD tarafından sessiz sedasız yapılan referandum ile coğrafyamız da geleceği çok tartışılacak olayların analiz edilmeye ve geleceğe dönük stratejiler belirlenmeye çalışıldığı zamanları yaşıyoruz.

Bu yazımızda bu konulara çok fazla girmeden iştigal alanımız olan ve son günlerde yine kamuoyu tarafından çokça konuşulan ve tartışması daha uzun zamanlar sürecek olan sınavsız eğitim geleceğimizle ilgili fikirlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanımızın Irak’ta yaşanan olaylar için milletimizin duygularını okşayan “bir gece ansızın gelebiliriz” sözü öncesinde çok ani ve beklenmedik bir anda “TEOG’u kaldıracağız” söylemi eğitim camiasına deyim yerindeyse bomba gibi düştü. Eğitim camiası konuyu tartışmaya başlamış iken YGS ve LYS sınavları ile ilgili yapılan açıklamalarla doğal olarak ülke gündeminde eğitim ilk sıraya oturdu.

Milli Eğitim Bakanımız TEOG’un kaldırılmasıyla ilgili birkaç alternatif üzerinde çalışıyoruz açıklamasında bulundu. Milli Eğitim bakanımızın bu açıklama akabinde eğitimde “çağ atladık” gibi bir söylemi oldu ki özellikle sosyal medyada bu konu üzerine çeşitli söylemler gelişti. Ancak bu açıklamanın birkaç gün sonrasında Sayın cumhurbaşkanımız tarafından yapılan eğitim ve kültürde başarısız olduk açıklaması da milletimizde kafa karışıklığına sebep oldu.

Esasında her iki açıklamada kendi bakış açınızdan doğrudur. Bir pencereden çağ atladık gibi görünen eğitim bir başka pencereden başarısız görünebilir. Konuya biz eğitimciler açısından bakacak olursak biz de tereddüt yoktur, yaşamımızın her anını eğitim sisteminin içerisinde geçiren ve eğitim geleceğimize kafa yoran bizlerin penceresinden manzara açık, güneşli bir havadan ibarettir: Biz ülke olarak eğitimde çağı atladık!

Geriye dönüp baktığınızda bunu çok net olarak görebilirsiniz. 4+4+4 değişikliği, müfredat güncellemeleri, liyakat ve kariyer esaslarını terk ederek mülakat sistemini merkeze koymamız, asılsız ve isimsiz ihbarlarla öğretmenlerimizi ve eğitim çalışanlarımızı bunaltan uygulamalar gibi saymakla bitmeyecek sorunlar eğitimde çağı kaçırmamızın sebepleridir.

Uzaya taşınan bir dünya içerisinde yol yapmakla övünürken geçte olsa fark etmemiz yetmez. Daha fazla gecikmeden çok gerilerden başlama dezavantajımız olsa da bir an evvel aracın motorunu soğutmamız, bakımını yapmamız ve rotamızı navigasyon aletimize kaydederek yola koyulmak durumundayız.

Bu ülkenin nüfusu Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaş aralığındadır. Fetihler yapabilecek kabiliyete sahiptir. Tek yapmamız gereken Pir Sultan’ın dediği gibi gelin bir olalım. İşte o zaman bu milletin önünde durabilecek güç olamayacaktır. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum