EĞİTİMİN ROLÜ: GERÇEKLER ve HEDEFLER-II
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

EĞİTİMİN ROLÜ: GERÇEKLER ve HEDEFLER-II

09 Mart 2017 - 21:26

Eğitim bir bütün olarak ele alınmalı, ilkokul düzeyinde başlayan çalışmalarla birlikte ortaöğretim ve üniversite düzeyinde yapılacak çalışmalar da yapılacak tespitler çerçevesinde gelecek vizyonu belirlenerek yapılmalıdır.

Ortaokul düzeyinde ders saat sayıları 5 saatin üzerinde olmamalı ve 5. sınıftan başlayarak Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi dersi, İslâm’ın barış ve güzel ahlâk dini olduğu üzere ahlâk temelinde verilmeye başlanılmalıdır. Seçmeli dersler konusu gözden geçirilmeli; mümkün olduğunca öğrencilerimizin sosyalleşmesi çerçevesinde, spor ve sanat ağırlıklı çalışmalara yönlendirici düzeyde ele alınmalıdır.

Lise düzeyi, öğrencilerimizin hayata hazırlanması ve üniversite hazırlık aşaması olarak kurgulanmalı; bu okullarımızı artık eğitim-öğretim yanında, bilim alanında yatırım yapacak ve bunu ticaret ve sanayi odaları ile işbirliği içerisinde daha üst düzeylerde ortaklıklar yapabilecekleri olanaklar sağlanmış kurumlar haline getirmeliyiz.

Üniversitelerimizde öncelikli temel sorunlarının çözümü konusunda kapsamlı bir çalışma yapılmalı, bilimsel çalışmaların ağırlık kazanacağı ve ülkemizin dünya çapında marka değeri yaratacak ürünlerin alt yapı hazırlıkları çalışmalarının yapıldığı bilim merkezleri olmaları sağlanmalıdır. İlahiyat Fakülteleri yeniden yapılandırılmalıdır.

Eğitim sistemimizin yeniden ele alınma aşamasında, temelde kendi değerlerimiz ön plana alınmalıdır. Özellikle ülkemizin temel sorunları olan terör ve darbe belasından kurtulmanın yolunu kendimizde bulmalıyız.  15 Temmuz darbe girişiminin temeli bellidir. Bu temelin ülkemizde yeniden sonsuza kadar atılmasını önlemek bizim elimizdedir. Bu konuda yol haritamız Hoca Ahmed Yesevi olmalı, ahir zaman şeyhleri ezberlenmeli ve unutulmamalıdır.

"Durmaz keramet satar

Ahir zaman şeyhleri,

Her gün battıkça batar,

Ahir zaman şeyhleri."

diyen Yesevi anlayışının topluma yeniden kazandırılması ve kerameti kendinden menkul anlayışın sonsuza kadar batması sağlanmalıdır. Başına sarık takarak kendine mürit arayan sahte şeyhlerden toplum kurtarılmalı, devlet kurumlarının işleyişinde şeyhlerin değil yasaların işlevselliği ve kontrol mekanizmalarının sağlıklı hale gelmesi sağlanmalıdır.

Anadolu gerçeği gelecek nesillere aktarılmalı, milli ve manevi değerlerimizin ağırlıklı olarak işlendiği eğitim içerikleri çerçevesinde nesilleri geleceğe hazırlamalıyız. Hatasıyla, sevabıyla geçmişimizi kabullenmeli; emperyalizmin ağlarının gezindiği semalarımızda bu ağların sonsuza kadar parçalanması için toplumsal mutabakat konusunda çok daha kuvvetli kabuller noktasında hemfikir olmalıyız. Bu birlikteliği sağlayacak ve geleceğimizi şekillendirecek anlayışı Kur’an’da, Hz. Muhammed’de,  Yesevi’ de aramalıyız. Aksi takdirde ilmi olmayanların elinde şuurunu kaybetmiş fertlerden oluşan bir toplum yapısı ile ulaşabileceğimiz bir nokta olamayacağı gerçeği göz ardı edilmemelidir.                                  

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum