GİDİYORUM BEN SEN HOŞÇAKAL!
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

GİDİYORUM BEN SEN HOŞÇAKAL!

24 Aralık 2018 - 10:05

 
Bir zamanların dönemi içerisinde dillerden düşmeyen bir şarkı sözlerini yazımıza başlık seçmemin nedeni bugünlerde neredeyse tüm dünyanın hayretler içerisinde yorumlamaya çalıştığı ABD’nin Suriye topraklarından çekilmesi ile başlayan süreçtir.

Bayram değil, seyran değil misali ani bir kararla ABD Suriye topraklarından askerlerini çekeceğini ilan etmiştir. Bu ifadeler sonrası ABD hükümetinde istifalar arka arkaya gelmeye başlamıştır. Trump son açıklaması ile de geride kalan - ki Trump’a göre geride pek bir şey kalmamıştır – terör unsurlarının Türkiye tarafından temizleneceğini ifade etmiştir.

Bu ani karar sonrasında sözde terör unsurlarını temizleyecekleri ifade edilen bir başka terörist gurup savunduğu fikirleri bir kenara bırakarak emperyalizmin ağabeyine ağlayarak ne olur geri dön şarkısını söylemeye başlamıştır. Gerçi ağabeyine gitmeden önce geçmişte özellikle Mitterrand dönemlerindeki ilişkilerini hatırlatsak nedenini daha iyi anlayabileceğimiz bir gayretle Fransa’nın kapısını çalmışlardır. Fransa’nın Suriye konusunda başından beri olayların içerisinde yer aldığı bilinen bir gerçektir. Bu aşamadan sonra özellikle ülkesinde yaşanan olayların perde arkasını görmüş olduğu hesaba katılacak olursa nerede duracağı gelecek günlerin en ehemmiyetli tartışma konusu olacaktır.

ABD’nin Suriye topraklarından çekilme süreci öncesinde Türkiye – İran – Rusya arasında çalışılan Suriye Anayasası konusunun gündemde fazla yer edinemeden yaşanan süreçler bu konunun yeterince irdelenme olanağını da geri plana itmiştir. İlerleyen zamanlarda bu konunun dünya gündeminde çokça tartışılacağını düşünüyorum.

Yakın bir zamanda ülkemizin sınırlarında ABD -  AB desteği ile yapılandırılmaya çalışılan ve yine aynı mahfiller tarafından hukuksal bir zemine oturtulmaya çalışılan terörist gurupların buralardan çıkarılması için Afrin sonrası ikinci harekâtımıza başlayacağız. Harekât için sınıra sevkiyatların başladığı görülmektedir.
Ülke olarak bu süreçte birlik olmak durumundayız. Geçmişimizden getirdiğimiz değerlerimizi geleceğe daha güçlü taşıyabilmemiz adına öncelikle bölgemizden başlayarak Lider Ülke vizyonumuzun alt yapısını daha güçlü kılmalıyız.

Elbette ülkeler arası diplomasinin gerçeklerini de göz ardı etmemeliyiz. Bugün bazı çevrelerce sorulan ABD bölgeyi neden terk ediyor? Sorusunun cevabını da aramalıyız.

Gelecek günler görülen odur ki çok şeylerin habercisidir. Yapmamız gereken tarihsel süreçten gelen bilgi birikimlerimizle geleceğe dair atacağımız adımları sağlam hesaplamalar sonucunda atmamızın gerekliğidir.
Her ne kadar ABD bölgeden çekiliyor olsa da özellikle bölgemizde bugüne kadar hiç ismini duymadığımız emperyalizmin ağababası İngiltere gerçeğini hiçbir zaman göz ardı etmemeliyiz. Hareket tarzımızı İngiliz Lawrence yaşıyor gerçeğini bir kenara bırakmadan belirlemeliyiz.

Gelecek günler adına görülen manzara aklımızdan hiçbir zaman çıkarmamamız gereken bir gerçeklikle karşımızda ve sürekli hafızalarımızda tazeliğini muhafaza etmelidir:
“ Su uyur düşman uyumaz! “
 

YORUMLAR

  • 0 Yorum