İZMİR ÜNİVERSİTELERİ'NDE NELER OLUYOR
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

İZMİR ÜNİVERSİTELERİ'NDE NELER OLUYOR

08 Haziran 2017 - 18:23

İzmir ‘de mevcut üniversitelerin rektörlük atamalarında ve devamında yaşananlar ilimiz üniversitelerinin son zamanlarda farklı şekillerde anılmasına sebep olmaktadır. Özellikle Ege Üniversitesi’nde 20 Şubat 2015 tarihinde yaşanan olaylar ve Fırat Yılmaz Çakıroğlu’nun katledilmesi ile yaşanan olaylar ve akabinde devam eden gelişmeler Ege Üniversitesi’nin uzun zamandır bu olayın tetiklediği gelişmelerle anılır duruma gelmesine sebep olmuştur.

Üniversite’nin atanan son rektörü Cüneyt Hoşcoşkun’un önce açığa alınması ve ardından kamudan ihraç edilmesiyle üniversite bilimsel akademik çalışmalarla anılmak yerine farklı konularla konuşulur bir duruma gelmiştir. Hoşcoşkun’un açığa alınması ile birlikte rektörlüğe vekâleten getirilen Beril Dedeoğlu’nun ise kamuoyunda yine Çakıroğlu olayının faili ile ilgili öğrencilikten çıkarılması konusunda alınan kararı iptal ettiği yönündeki haberler üniversitenin yeniden bu konuya odaklanmasına sebep olmuştur. Sonuçta hukuki süreci devam eden davada mevcut sanığın öğrencilikten çıkarılma kararı geçte olsa alınmıştır.

Üniversitelerimiz akademik ve bilimsel çalışmaları ile ülkemizin geleceğinde ehemmiyetli bir yere sahiptirler. Ülkemizin köklü ve tercih sıralamasında üstlerde yer alan iki üniversitesi olan Ege ve Dokuz Eylül Üniversiteleri’nden toplumun ve ülkemizin beklentileri üst düzeydedir. Ancak her iki üniversitemizin de son yıllarda maalesef akademik ve bilimsel konuların dışında, üniversitelerimizde olmaması, yaşanmaması gereken konular ile anılıyor olmaları üzüntü vericidir.

Ege Üniversitesi rektörlük başvuruları başlamıştır. İzmir kamuoyunun beklentisi çok fazla başvuru olacağı yönündedir. Türkiye’nin önde gelen üniversitelerinden birisi olan Ege Üniversitesi’nin ve dolayısıyla ülkemizin geleceğine yön vermek isteyecek bilim adamlarımızın çok fazla talebi olacağı açıktır.

Ülkemizin yaşadığı olaylar, çevremizde ve dünyada yaşananlar ve ülkemizin geleceği adına akademik çevrelerin bu günlerde çok daha fazla etkin olmaları ve geleceğe dair bilimsel çalışmalar yapmaları gerekmektedir. Ülkemizin en saygın üniversitelerinden olan Ege Üniversitesi’nin de bu konuda yapmış olduğu çalışmaların üzerine ekleyerek geleceğimize artı değer katması toplumumuzun beklentisidir. Üniversitemizin artık kamuoyunda terör ile değil, bilimsel ve akademik çalışmalarıyla ön planda olması İzmirlilerin beklentisidir. Bu beklentinin gerçekleşmesi için durumu ve geleceği okuyan birikime ve bu birikimi harekete geçirecek irade sahibi yöneticiye ihtiyaç var. Aksi takdirde isimler değişir, fakat işin mahiyeti değişmez.

 

 

 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum