MÜFREDAT GÜNCELLEMESİ VE EĞİTİM GELECEĞİMİZ – II
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

MÜFREDAT GÜNCELLEMESİ VE EĞİTİM GELECEĞİMİZ – II

29 Ocak 2017 - 15:48

Eğitim camiası güncellenen müfredatın eğitim sistemimize ve eğitim geleceğimize dair getiri götürülerini rapor haline getirerek bakanlığımıza sunmaya başladı. Çok farklı bakış açıları ve konulara farklı perspektiflerden yaklaşımlar olacağını düşünüyorum. Bakanlığımızın bu raporlar doğrultusunda müfredata son şeklini vererek önümüzdeki yıl itibariyle uygulamasına başlayacağımız müfredatın memleketimiz, milletimiz, geleceğimizin emaneti evlatlarımız adına hayırlı olmasını temenni ediyorum.

            Eğitimde mevcut durumumuza, uluslararası ölçme değerlendirme ortamlarındaki başarısızlıklarımıza çare olacak mıdır? Zaman içerisinde göreceğiz.

            Müfredat güncellemesi bizi nereye götürür? Bu konuda asıl çözmemiz gereken konuları kulak ardı ederek bir yerlere varabilir miyiz? Şimdilik bekleyip göreceğiz.

            Eğitim konusu sistem ya da müfredat güncellemelerinin ötesinde hedefimizi çok daha ileri noktalarda belirleyeceğimiz ve bu hedefimize ulaşacağımız adımları atmamız gereken bir alandır. Mevcut güncellemede göze çarpan Yabancı Dil Okuryazarlığı ve Yeterlilikleri yanında dilimizin ön plana çıkarılarak özellikle akademik dünya ile rekabet ortamında mücadele edebilecek yeterliliğe ulaştırılması ile hangi amacın hedeflendiği de yazılmalıdır diye düşünmekteyim

                Yabancı Dil Okuryazarlığı ve Yeterlilikleri başlığı altında anılan “Yabancı Dil, başka toplumları tanımanın aracıdır. Teknolojinin kültürleri birbirine yaklaştırdığı günümüz dünyasında en az bir yabancı dil bilmenin gerekliliği açıktır. Bunun için en az bir yabancı dilde okuduğunu ve dinlediğini anlamaya, sözlü iletişim kurmaya ve metin oluşturmaya ihtiyaç vardır. Bunlar sağlandığında bir diğer çıktı olarak anadil yeterlilik ve yetkinlikleri de gelişecektir.” İfadesi öğrencilerimizin en az bir yabancı dil öğrenme ve uluslararası alanda rekabet edebilme adına olumlu olarak karşılanabilir. Ancak uluslararası PISA ve TIMSS sonuçlarını da unutmamamız gerektiği kanaatindeyim.

             Okuduğunu anlayamayan bir gençlik varsa bu durumu düzeltmek adına yapmamız gerekenler konusunda geç kalmamamız gerekmektedir. Özellikle dilimizin uluslararası alanda geçerliliği konusunda yapmamız gerekenleri aynı anda ve eğitimin her kademesinden başlamak üzere acilen ele almak durumundayız.

             Okuduğunu anlama ve yorumlama kabiliyeti eksik bir neslin her alanda özellikle yine başarısız olduğumuz Matematik ve Fen Bilimleri alanındaki başarısızlıklarını aramamız gereken nokta da burası olmalıdır. Okuduğunu anlamayan ve yorumlayamayan bir gençliğin üniversitelerimizde ülkemizin hedeflerine ulaşmasında zorlanacağı ve beklediğimiz atılımları yapabileceği konusunda şapkamızı önümüze koymak mecburiyetindeyiz. Dilimizi geliştirmek ve uluslararası arenada kabul gören seviyelere ulaştırmak ödevimiz olmalıdır. Tek vatan, tek bayrak, tek din, tek devlet felsefemizin de temel alanı dilimiz olacaktır.

 


YORUMLAR

  • 0 Yorum