ÖĞRETMEN-III
Merih Eyyüp DEMİR

Merih Eyyüp DEMİR

ÖĞRETMEN-III

30 Mart 2017 - 12:48

Eğitim; toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren ve ekonomik, kültürel ve sosyal alanları da kapsayan bir olgudur. Bu anlamda da eğitimin sadece hedeflenen amaçlara ulaşması yeterli görülmemelidir. Eğitimin sürdürülebilir olması gerekir. Eğitimin sürdürülebilir olması sürdürülebilir kalkınma açısından da son derece ehemmiyetli bir konudur. Eğitimin sürdürülebilir bir kalkınma açısından geçmişten alınacak dersler kapsamında gelecek vizyonu oluşturması ve kişiler üzerindeki etkisinin kişinin bireysel sorumluluk çerçevesinin çizilmesinde oynayacağı rolü de doğru belirlemek gerekmektedir. Elbette konuya bu pencereden baktığımızda karşımıza yine eğitimin en kritik öğesi öğretmen çıkacaktır. Öyleyse öğretmen yetiştirme konusu başta olmak üzere mevcut öğretmenlerimizin de gelişen ve değişen dünya konjonktürüne uyum çerçevesinde yetiştirilmeleri ve eğitim sistemi içerisinde mevcut hizmet içi eğitimler vasıtasıyla güncelleme olanakları sağlanmalıdır. Gerek öğretmen yetiştirme gerekse öğretmenlerimizin günceli yakalamaları konusunda yeterli destek ve çalışma yapıldığını söylemek zordur. Kaldı ki günümüzde öğretmenlerimizin motivasyonları olumsuz etkileyecek düzeyde işler olmakta ve sanki bu durumlara göz yumar, hatta bizzat bu duruma çanak tutar bir görüntü sergilenmektedir. Örnek olarak öğretmen rotasyon konusu, performans değerlendirmeleri konuları gösterilebilir.

Öğretmenlerimiz için çıkarılan Kariyer Basamakları ise tam bir fiyasko ile sonuçlanmış durumdadır. 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nda “ ihtisas mesleği “ olarak tanımlanan öğretmenlik mesleği Öğretmen, Uzman Öğretmen, Baş Öğretmen gibi sınıflara ayrılmıştır. Kaldı ki 2005 yılında çıkarılan kanunda “Kariyer: Öğretmenlikten uzman öğretmenliğe, uzman öğretmenlikten başöğretmenliğe gerekli yeterlikler kazanılarak ilerlemeyi,” olarak tanımlanması rağmen yapılan sınav sonucu öğretmenlikten Uzman Öğretmenliğe geçişler olmuş, devamında ise herhangi bir uygulama yapılmamıştır ki kariyer tanımında geçen yeterliliklerden anlaşılması gerekenin ne olduğu da açık değildir. Günümüzde Uzman Öğretmen ve Başöğretmen kadrolarının getirmiş olduğu ekonomik getiri dışında kariyer anlamında karşılığı yoktur. Bu durum da adama sorarlar: “ Ne verdiniz ki ne istiyorsunuz? “ Uygulanan programa dönük rolü uygulayıcı olmaktan öteye geçmeyen öğretmene kariyer olarak sunduğunuz durum budur.

Hedeflediğiniz amaçlara ulaşmada karşılaşacağınız zorluğu fark ederek yanlıştan dönme erdemini göstermek gerektiği net olarak görülmektedir. Siz öncelikli olarak program sürecinde uygulayıcısını işin mutfağına sokmak durumundasınız. Öğretmenin gelişmesi ve dünya ölçeğindeki gelişmelere uyum çerçevesinde yapmanız gerekenleri yerine getirmek durumundasınız. Vermeden almak yüce Yaradan’a mahsustur. Hiçbir katkı sunmadan karşılık beklemek beyhude bir hayalden öteye geçemez. Yapmamız gereken gelecek vizyonu belirlemek, sürdürülebilirlik açısından neler yapılabileceğini çoğunluklu katılımcılıkla sağlamak, yeterlilikler çerçevesinde üzerimize düşeni yerine getirmek ve dolayısıyla da karşılığını beklemek olmalıdır. 

YORUMLAR

  • 0 Yorum